Lennie'ye döndüm: "atla suya dedim." atladı.Hiç yüzme bilmiyordu. Biz onu çıkarana dek neredeyse boğuluyordu. Onu çekip sudan çıkardım diye bana öyle minnet duydu ki "atla" diyenin ben olduğumu hepten unutmuştu.
"Başka birisine kendime yetemediğim için bağlanıyorsam, karşımdaki kadın ya da erkek benim için bir cankurtaran olabilir belki ama aramızdaki bağ sevgi bağı olamaz."
“ Deli olmak, düşüncelerini iletmekten aciz olmak
demek. Sanki yabancı bir ülkedesin, çevrede olup biten her şeyi görüyor, anlıyorsun, ama istediğini
anlatmaktan, dolayısıyla da yardım bulmaktan umutsuzsun, çünkü orada konuşulan dili bilmiyor, anlamıyorsun.”
“Hepimiz hissetmişizdir bunu.”
“Hepimiz şu ya da bu biçimde deliyiz zaten.”
“Ne yaptın da aşık ettin beni
kendine?”
“Bilmem, diye güldü genç, sadece sevdim seni. O kadar çok sevdim ki bırak senin gibi capcanlı bir kadının kalbini, taşı bile eritmeye yeterdi aşkım.”
"Peki nedir aşkla çalışmak?
-Yürekten çekilen ipliklerle bir kıyafet örmektir, sanki sevdiğiniz kişi kıyafeti giyecekmiş gibi. Bir evi sevgiyle inşa etmektir, adeta sevdiğiniz o evde yaşayacakmış gibi.Tohumları nazikçe ekip, hasadı neşeyle yapmaktır, sanki sevdiğiniz kişi o meyveleri yiyecekmiş gibi. Yaptığınız her şeyi kendi ruhunuzun nefesiyle üflemektir."