Işıl

Işıl
@lintheimera
Dünyayı versem Tanrı'ya, damlasını vermez bana mutluluğun.
Galiba dünyada olabilecek en sağlam kimlik saptamasını, bir çocuğun sevgisiyle anlamışlardı. Zeynep'in, "Baba!" deyişi, Leyla' nin o sessiz, güçlü duruşu, hiçbir pasaportun kanıtlayamayacağı bir gerçeği ortaya koymuştu: O, gerçekten bir insandı; kimliksiz bir Homo sapiens değil, bir aileye, bir sevgiye, bir anlama ait bir insan.
Sayfa 180·Kitabı okudu
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hepsi gençti, bembeyaz umutlarla ama kararmış gerçeklerle dolu.
Sayfa 113·Kitabı okudu
1000Kitap
"Bütün dinler beden ve ruhun aynı olduğu inancına dayanıyorsa,"diye düşündü Selim, "keşke tam bir dindar olsaydım da buna katıksız inanabilseydim." Ruh ve beden aynıdır, beden toprakta çürür, ruh göğe yükselir, bu inanç, milyarlarca kişiyi kendine bağlamıştır. "Ölenlere üzülmeyin, çünkü o cennete gitti," derlerdi; hele çocuklara... "İyi ama," diye geçiriyordu içinden,çocuğun ya da sevgilinin bedeni de kıymetli değil miydi? Eline diken batsa, bir yerini kesse üzüldüğün o beden, birdenbire nasl önemsizleşir? İnsan zihni bunu nasl kavrayabilir? Bir sevdiğinin mezarını ziyaret ettiğinde, ikilem içinde kalmaz mıydın? Acaba o burada mi, yoksa başka yerde mi? Buradaysa kötü, dilerim başka yerdedir. Ama burada değilse, ben burada ne yapıyorum? Bu çiçekler kimin için, onlar için mi, yoksa sadece bizim gözümüz için mi?
Sayfa 99·Kitabı okudu
1000Kitap
Cehalet; bilgiyi, karanlık, aydınlığı boğuyordu bu topraklarda.
Sayfa 96·Kitabı okudu
1000Kitap
"Adım Barış," "Ama bu ülkede barışın ne anlama geldiğini kimse bilmiyor."
Sayfa 58·Kitabı okudu
1000Kitap