"Annem,arkadaşlarının ona beni sokakta oğlumla birlikte zıplayıp,çocuk gibi oynarken gördüklerini söylediklerini anlattı.Annem onlara."Hayır,o oyun oynamıyordu.O yalnızca iyi annelik yapıyordu" demiş."
"O gün, sırf başka bir insanı gülümseterek yüce gönüllü oluna bileceğimi öğrendim. Sonraki yıllar ise, güzel bir sözün ya da birine verilen desteğin cömert bir hediye olabileceğini öğretti bana. Kenara çekilebilir ve başka birinin daha oturması için yer açabilirim. Hoşa gidiyorsa müziğin sesini açabilir, rahatsızlık veriyorsa kısabilirim.Hiçbir zaman hayırsever biri olarak bilinmesem de olur,fakat kesinlikle merhametli biri olarak tanınmak istiyorum."
"Çaresizlik. Usanç. Boşluk hissi ve hiçlik... Bunlar bir kez kapıldın mı kendini kurtarmanın zor olduğu duygulardır. İçinde su olmayan bir kuyuya düşmüşsün de yüzünü dizlerine gömmüş oturuyormuşsun gibi hissettirir. Bu dünyanın en anlamsız varlığı senmişsin, zor zamanlar geçiren tek kişi kendinmişsin gibi gelir."