"Demiri dövenin elinden canıma geçen ağrı büyüyor/ sabahları beni dışarı çıkaran acı ağacı/ geceleri beni eve gönderen zaman/ yapmamam gereken şeyler/ kalbime sürtünüp büyüyen delik/ zaman hızlı ama vakit geçmiyor"
En yaman işkencecilerin bile hayal edemeyeceği geceler vardır. Sabaha paramparça çıktığımız olur, aptal ve şaşkın, hiçbir şey anımsamadan ve anlamadan, hatta kim olduğumuzu bilmeden. Işte o zaman gün yararsız, ışık tehlikeli ve karanlıktan bile daha bogucu görünür.