Adalet Ağaoğlu - Fikrimin İnce Gülü
Puan vermedi·312 syf.··
2026 11. kitabı
Ortalama bir Almancının yaşayıp hissettiklerini adeta birinci ağızdan aktarır. Bunlarda koyu bir aşağılık kompleksinin yanında kendilerini özel hissetme ihtiyacı olan, yaptıkları her şeyi gıpta ve tebrik edilmek için yapan türden insanlardır. Kahraman zaten tam bir şark kurnazıdır. Eser kahramanların iç sesleriyle kurulur. Kendileriyle en samimi halleriyle konuşurlar. Sinemaya da İlyas Salman'ın Sarı Mercedes filmiyle aktarılmış ama oradaki karakter doğal olarak kitaptaki kadar derinlemesine işlenmemiştir. Sıkıcı bir kitaptı, yazarın okuduğum ilk kitabı olduğu için inşallah diğerleri de bunun gibi değildir diye düşündüm ama okudukça daha kötü yazdığını bizzat tespit etmiş bulundum. Bayram askerliğini de şoför olarak yapmış bir gurbetçidir. Sivrihisar Ballıcalıdır. Bir insan gibi sevip özen gösterdiği, "Bal Kız" adını verdiği bal rengi mercedesiyle Almanya'dan Türkiye'ye gelmektedir. BMW fabrikasında çalışmaktadır. Girişte başka işçilerin memlekete girerken gümrükten elektronik eşya kaçırmalarından, bunu yapabilmek için ufak tefek rüşvetler vermelerinden bahsedilir. Bayram Almanya'da düşük ücretlerle çalışmaya başlamış, itiraz etmeden çalışarak işini değiştirmiş ve o zamanların yüksek ücret almak için çalışmanın mecbur olduğu araç montaj işine geçiş yapmış ve hep köyde kendisiyle beceriksiz, "İnce Gül" diye dalga geçenlere caka satmak için yeni bir araba için sıkı bir şekilde para biriktirmiştir. Memlekete girince bir yemek molası verir, buradan araca dönünce Mercedes'inin yıldızının çalındığını anlar. Ortalığı birbirine katar ancak bulamaz. Arabayı pek de iyi kullanmamaktadır, yolda ufak tefek kazalar atlatır. Kendisinden yurda bir televizyon sokmasını isteyen Veli isimli arkadaşı ve ailesinin kaza yaptığını görür ancak yardım etmek için durmaz. Sonrasında bu sefer de
Fikrimin İnce GülüAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20212,536 okunma
Farahnaz'in Çiçeği
Puan vermedi·264 syf.·
2026 29. kitabı
Konu: 1970’lerin sonunda Zonguldak’ta geçiyor. Ev hanımı ve terzi Yıldız Alatan, mahallede işlenen iki cinayeti polisiye kitaplara olan düşkünlüğü sayesinde çözmeye çalışıyor. Atmosfer: Lojman hayatı, komşuluk, tenis kortları, plaj gibi detaylar çok canlı. Yazar Zonguldaklı olduğu için şehir tasvirleri gerçekçi. Dil: Akıcı, sıcak, naif. Gerilimden çok “sıcak polisiye” tadında. Agatha Christie ve Komiser Kolombo esintileri var. Güçlü Yanlar: - 80’ler Zonguldak’ının yerel rengi - Sıradan bir ev hanımının dedektif olması - Dönem nostaljisi Kanlı gerilim değil, zeka ve gözlem odaklı polisiye sevenler. Agatha Christie tarzı okumaktan hoşlananlar benim gibi bu kitabı seveceklerdir.
Edebiyat
Farahnaz'ın ÇiçeğiYaprak Öz · Oğlak Yayınları · 2019469 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
KAMELYA YORUMU
Puan vermedi
GÖZDE OMUZUNDAKİ YÜKLERDEN GEÇMİŞİN ACI GERÇEKLERİNDEN UZAKLAŞMAK İÇİN DOĞUP BÜYÜDÜĞÜ MUGLADAN TAYİNİNİ İSTER. TAYİNİ HAKKARİYE ÇIKTIĞI ANDA ASLINDA ÇOK ŞAŞIRSA DA İÇTEN İÇE YENİ BİR HAYATA BAŞLAYACAĞI İÇİN OLDUKÇA HEYECANLIDIR. MUĞLADAKİ SON GÜNLERİNDE DALGINKEN BİR ARABAYA ARKADAN ÇARPAR VE ÇARPTIĞI KİŞİ OLDUKÇA DİKKAT ÇEKİCİ BİR BEYFENDİDİR. KAZA YAPTIKTAN SONRA TÜM SORUMLULUĞU ÜSTLENİR VE KARŞI TARAFA TÜM MASRAFLARINI ÖDEYECEĞİNİ SÖYLER. GÖZDE İÇİN MUĞLA DEFTERİ KAPANIR,HAKKARİ DE LOJMAN GÜNLERİ BAŞLAR GÖZDENİN BABASININ ŞEHİT OLMASINDAN DOLAYI ASKERİ LOJMAN HAKKI VARDIR. LOJMANA İLK ADIM ATTIĞI GÜN GÖRDÜĞÜ KİŞİ KAZA YAPTIĞI KİŞİDİR ATAKAN SARPER GÜNDOĞDU HAKKARİ DE GÖREV YAPAN ÜSTEGMENDİR. GÖZDE İÇİN HAYAT ARTIK ESKİSİNDEN DAHA ZOR OLACAKTIR AMA GÖZDE FARKINDA DEĞİLDİR. ATAKAN VE GÖZDENİN TANIŞIKLIĞI ASLINDA GEÇMİŞE DAYANMAKTADIR VE ATAKAN ÖĞRENDİĞİ ANDA BU DURUMA HEM ŞAŞIŞIR HEM DE SEVİNİR GÖZDE ASKERİYE DE DOKTOR EKSİKLİĞİNDEN DOLAYI REVİR DE GÖREV YAPMAYA BAŞLAR AMA TÜM GÖZLER ÜSTÜNDEDİR ALBAYIN KENDİSİNİ GEÇMİŞTEN TANIMASI VE BABASININ ARKADAŞI OLMASI GÖZDEYİ KORUMAK İÇİN YETERLİ GELMEZ GÖZDE ESRARENGİZ KUTULAR,NOTLAR ALIR VE BARDAĞI TAŞIRAN SON OLAY İSE KAÇIRILMASI OLUR KAMELYASINI KORUMAK İÇİN HERŞEYINI FEDA EDEN BİR ÜSTEĞMENİ OKUMAK OLDUKÇA KEYİFLİYDİ. ATAKAN GÖZDEYE KAMELYA DİYOR VE BUNUN ANLAMI ÖYLESİNE GÜZEL VE NAİF Kİ İKİLİNİN BİRBİRLERİ İLE ATIŞMALARI,BİRBİRLERİ İLE YAKINLAŞMALARI,TİM ARASI DOSTLUK OLDUKÇA KEYİFLİYDİ. BİRİNCİ KİTABIN SONU İKİLİNİN FEDAKARLIKLARI İLE SONA ERSE DE SERİNİN DEVAMINDA BAŞLARINA NELERİN GELECEĞİNİ YAPTIKLARININ SORUMLULUKLARINI NASIL ALACAKLARINI ÇOK MERAK EDİYORUM ASKERİ KURGULARI SEVİYOR MUSUNUZ? KAMELYA’YI OKUDUNUZ MU?
1000Kitap
KamelyaNazlıcan · Ulysses Yayınları · 2026117 okunma
Jöleli Delilik
7/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 22:48
Haydi biraz taşra romanı okuyayım diye bu kitabın başına oturursanız, elinize aldığınız an çarpılırsınız. Sadece bir hikâye anlatılmıyor burada, yüzümüze doğru soğuk, kirli ve kanlı bir et fırlatılıyor. Van’ın dondurucu soğuğunda, Van Gölü’nün kıyısında karların her şeyi yuttuğu bir ilkokul lojmanına hapsolan bir aileyi değil, koca bir insanlık enkazını ve bir delirme hâlini izliyoruz. Ebru Ojen ’in dili kibar değil. Kelimeler resmen okurun üstüne fırlattığı cam kırıkları gibi... Romanın en büyük karakteri, kitaba ismini veren: Lojman . Yazar, mekânı sadece arka plan olarak değil, karakterleri kadar okuyanını da hırpalayan, yutan vahşi bir yaratık gibi kurguluyor. Bu beton yapı, otoritenin taşradaki ruhsuz ve acımasız yüzünü temsil ediyor. Dışarıda çetin kış, içerideyse birbirine tahammülü kalmamış, aynı kanı taşıyan ama birbirine yabancılaşmış insanlar. Lojman, karakterlerin bedenlerini ve zihinlerini hapsederken, okuru da klostrofobik atmosferin içine, nefes alamayacakları bir odaya itiyor. Duvarlardan sızan soğuk, sevgisizliğin ve umutsuzluğun fiziksel bir yansıması. Kitabın en sarsan yanlarından biri de, "jölemsi" atmosfer. Bu metaforu o kadar yoğun bir şekilde kullanıyor ki bir süre sonra rahatsız edici bir hâl almaya başlıyor. Zaman akmıyor, bir jöle kalıbı gibi donup kalmış sanki. Karakterleri de çabaladıkça vıcık vıcık, pis bir tabakanın içine daha çok batıyorlar. Sürekli akan süt, kan, ter ve sidik birleşip metni yapış yapış bir hâle getiriyor. Bu jöle hâli sadece bedensel bir tiksinti değil, hareket edememenin, lojmandan ve oradaki hayattan asla çıkamayacak olmanın yarattığı ağır bir klostrofobi. Kitabı bitirdiğimde kendimi de yapış yapış kirli hissettim, şu soğukta camı pencereyi açıp evi havalandırdım. Hiç tekin bir metin değil! Selma karakterinde
LojmanEbru Ojen · Everest Yayınları · 2020184 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 17. kitabı
Otoha isimli genç kadın çalıştığı işinde şahit olduğu olay sonucu iş değiştirmeyi düşünür, o sırada kendisine sosyal medyadan Gece Kütüphanesi'nde çalışma teklif edilir. Kütüphane akşamlar belli saatler aralığı açık olup, adeta müze görevi görmektedir. Korunaklı yapısı, çalışanlarına sağladığı lojman imkanı ki bu çalışanların birbirlerine samimiyetini de artırır, bir de kütüphanede yalnızca yaşama veda eden yazarların kitapları olunca bu sistem daha da ilginç hale gelir Otoha için. Yeni dostluklar, kütüphanenin asıl sahibinin gizemi, bu yapının geleceğinin belirsizliğini okurken bir bakmışım kitap bitmiş. Yazarın sade bir kalemi var, tavsiye ederim. Reklam değil. @tokyomangaklasik
Gece Kütüphanesi'nde Akşam YemeğiHika Harada · Tokyo Manga Yayınları · 202682 okunma
6/10
·268 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 10:22
Dili ilk sayfadan son sayfaya gelişen, birden fazla konuyu işlemeye çalışan bir roman. Mektup olan bölümleri sıkıcı buldum bazılarını üstünkörü geçtim. Laiklik konusunda bakış açısını beğenmedim. Terör, milliyetçilik iyiydi. İçinde kırmızı kitaba yer verip tanıtmaya çalışmış. O bölümleri başarılı bulmadım dili ağırdı. Bazı olay geçişleri ve Mardin tasviri daha iyi olabilirdi.
LojmanOsman Said · Yükseliş Yayınları · 201919 okunma