Aklım vardır diye söyler tabipler
Lokman gibi dilin olsa ne fayda
Son nefeste söylemezse bu dilin
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda
Malım vardır diye benlik edersin
Ecel şerbetini birgün içersin
Başın açık yalın ayak gidersin
Karun kadar malın olsa ne fayda
Sen ne kadar alim olsan kardeşim
Allah için akmıyorsa göz yaşım
Eğer iman olamazsa yoldaşım
Dört kitabı yutmuş olsan ne fayda
Sur çalıp da gökler yere inince
Denizler kuruyup sular bitince
Dağlar taşlar kopup yere inince
Bütün dünya senin olsa ne fayda
Bir gün olur götürürler evinden
Hakkın kelamını kesme dilinden
Kurtuluş yok Azrailin elinden
Beş yüz sene ömrün olsa ne fayda
Sen söylersin senin bir çift sözün var
Çalarsın çarparsın oğlun kızın var
Şu dünyada üç beş arşın bezin var
Çün bedesten senin olsa ne fayda
Oğlu, Hazret-i Lokman’a tekrar sormuş: “En iyi haslet nedir?” “Dindar olmaktır.” “Peki babacığım, bu haslet iki olursa?” “Dindarlık ve mal sahibi olmak.” “Üç olursa?” “Dindarlık, mal ve hayâ.” “Dört olursa?” “Dindarlık, mal, hayâ ve güzel ahlak.” “Beş olursa?” “Dindarlık, mal, hayâ, güzel ahlak ve cömertliktir.” “Altı olursa?” Lokman Hekim, oğlunun sorusunun devamını bitirecek kelamla cevap vermiş: “Oğlum, bu beş haslet kimde olursa, o kimse takva ehli, temiz bir kimsedir, Allah’ın dostudur, şeytandan uzaktır.”
Meryem, hayâ mı öndedir, iffet mi? – Teyzeciğim Hazret-i Lokman’a da oğlu benzer bir sual sormuş. Demiş ki: “Ey babacığım! Edep, asalet, mal ve ilimden hangisi daha üstündür?” Hazret-i Lokman oğluna demiş: “Edep asaletten, ilim maldan hayırlıdır.”
“Lokman Hekim'e hikmetin nedir diye sorulduğunda
"Benden gizlenen şey hakkında soru sormadım ve beni
ilgilendirmeyen şeyler hakkında da konuşmadım." dedi.”
Lokman Hekim'e, "Senin hikmetin nedir?" diye sorulunca, şöyle buyurdu:
"Ben, yapmam gerekmeyen şeyi sormam. Beni ilgilendirmeyen şeyin de peşine düşmem."