Ülkesinden İltica edilen İrana’nın hikayesini anlatıyor, diğer incelemelere de bakındım ve benim yorumum da çok farklı olmayacak, biraz karmaşık geldi.
Kitap okumaya çok vakit bulamadığımdan ara vererek okudum, bundan kaynaklı da olabilir ve bir kere daha okumak adına burada kalsın incelemem. :)
Almadan önce incelemediğim bir kitaptı, keşke inceleseymişim. Bana çok hitap etmedi. Fazla aşk ve hüzün barındırıyor, sayfa sayfa Milena'ya mektupları çağrıştırdı. İlahi aşk ana konu tabi bu kitapta.
Olay örgüsü yoğun olmadığından ağır ilerledim, ilerlemeye zorladım en son kendimi yarım bırakmamak için.
İlk kısımlarında olayı anlamaya çalıştım, ortalarda biraz heyecan aradım, sonlarında artık hikayeyi yaşar oldum.
‘’En iyi kitaplar insana zaten bildiklerini söyleyen kitaplardır’’ diye geçiyor bir sayfasında kesinlikle katılıyorum. Aynı düşündüğüm çok noktada aslında durup hiç düşünmemişim diyebildim.
Demirin soğukluğu içimde
Bütün yıldızlar gökyüzünde gene
Herkes uykuda...
Ama sen yoksun içerde
Ezberlediğim ilk şiirdir, hiçbir kitap bu kadar dokunmamıştı bana, iki kere okudum olsa yine okurum. Gerçek yaşanmış bir hikaye ancak bu kadar güzel anlatılabilir.
Normalde okuduğum kitapları çok çabuk unuturum ama bu kitabın yeri hala ilk okuduğumda ki gibi. Günümüzde her kadının yaşadığı yaşayabileceği bir parça illa ki bulacaksınız.