"Mesela, seddi zerayi! O ne demek be? Hâlâ bakmadın mı ulan sözlüğe? Asabım bozuldu yine. Ey yeşil sarıklı ulu hocalar. Görüyor musunuz, bakmamış sözlüğe. Zaten sizde bana bunu anlatmadınız. Niye anlatmadınız. Maaşınızı vermezler diye mi korktunuz. Rızık Allah'tandır diyordunuz hani? Sataşma oğlum Hamza, bir kere de sataşma. Valla büyük bir baskı var üzerimde. Sataşırım. Herkes işini düzgün yapsın, ancak o zaman yatışırım. Önüme gelenle atışırım. Gavurla çatışırım. Nefsimle itişirim. Attırmayın tepemi, elime sopayı alır, sokağın başına otururum. Mahallenin delisi olurum. Herkesi sigaya çekerim. Molla Kasım olurum. Bu akşam ölürüm. Beni kimse tutamaz. Sen bile tutamazsın. Ona göre. "