Bugün artık gün ışığına çıkmıştır ki Birinci Cihan Savaşı sonundaki büyük bozgundan sonra Türkiye'nin kurtulacağına inanan ve bu hususta mücadele hazırlığı yapan iki kişi vardır: Mustafa Kemal Paşa ve Kâzım Karabekir Paşa... İsmet İnönü ise davanın ebediyen kaybedildiğine inanmıştır. Yabancılardan birinin, elverişli olanın mandasına bile yanaşıyordu. Kâzım Karabekir Paşa'ya yazdığı bir mektupta Amerikan mandasını kabulden başka çare olmadığı belirtiliyordu.(*) İsmet Paşa'nın, o günkü şartlar içinde, Amerikan mandasına taraftar olmasını, şüphesiz ihanet diye değil kısa görüşlülük olarak değerlendirmek yerinde olur. Çünkü o gün bir kurtuluş savaşının mümkün olduğunu düşünebilmek büyük bir siyasî matematikçi olmaya bağlıydı ve bu alanda İsmet Paşa, Atatürk'le elbette aşık atamazdı. Fakat buna rağmen İnönü'nün kendisini Atatürk'le eşit tutmasını ve bu hatasını itiraf mertliğinden kaçınmasını elbette vefasızlık ve haddini bilmemek diye değerlendirmek isabetli bir hüküm olacaktır. İsmet İnönü, aradan uzun yıllar geçtikten sonra röportaj şeklinde yayınladığı hatıralarında kendi hatalarını itiraf etse ve artık ölmüş bulunan arkadaşlarına karşı vefalı davransa şüphesiz iyi bir not kazanmış olurdu. Fakat olayları tarafsız bir gözle anlatıyor gibi gözükerek eski arkadaşlarını muştalamak lehinde bir davranış değildir ve tarih hükmünü böyle verecektir. Hele Cum-huriyet fikrini Lozan konuşmaları sırasında düşündüğünü, yani bu hususta Atatürk'e takaddüm ettiğini iddia etmesi olsa olsa İnönü'nün yaşlılığı ile tefsir olunabilecek yanlış bir düşünce mahiyetinden ileri gidemez.
Sayfa 177 - Gözlem, 1969, Sayı 21·Kitabı okuyor
Lozan'da Büyük Bir Kazanım:Kapitülasyonlar Kaldırılması
"Eğer onlar Amerikan okullarını ve diğer kurumları istemiyorlarsa, bunu onlara zorla kabul ettirmek bize düşmez; kapitülasyonların devri sona erdi..." Amerikan Büyükelçisi Joseph C. Grew
Sayfa 57·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Lozan, Kemalist hareketin doğudan batıya yönelişinin de ifadesidir.Milli Mücadele’nin İslami ve anti-emperyalist sloganları terk edildiği gibi, Milli Mücadele döneminde kazanılmış olan İslam dünyasının ve Bolşeviklerin desteği Lozan’da bir koz olarak da kullanılmadı. Halbuki en azından İslam dünyasının desteği, yani İngiltere üzerinde Türkiye lehine ciddi baskısı devam ediyordu. Lozan Konferansı’nda Ankara ve Lozan’daki İsmet Paşa heyeti Doğu dünyasına dönük hiçbir mesaj vermediği halde, İslam dünyasının ve Asya milletlerinin desteği devam ediyordu. 24 Mart 1923 gibi bir tarihte bile, Foreign Affairs dergisinde İngiliz Sir Valentine Chirol “İslam ve İngiltere” başlıklı makalesinde şöyle yazıyordu: Hint Müslümanları da dahil olmak üzere milyonlarca Müslüman tarafından İslam’ın yenilmez kılıcı olarak görülen Türkiye, Müslüman olmayan milyonlarca Asyalı tarafından da desteklenmekte ve Batı’ya karşı isyanın öncüsü sayılmaktadır.Milli Mücadele sırasında bu desteği çok iyi kullanan Mustafa Kemal liderliğindeki kadro, Lozan’da Batılılarla masaya oturduğunda İslam ve Doğu kartını kullanmamış, Batı’yla uzlaşmaya önem vermiştir; zaten temel tercihi Batı’ya yönelişti.
Lozan’da silindir şapka giyen İsmet Paşa ve arkadaşlarının başında kalpak ve fes vardır. İsmet Paşa Türk gazetecilere vapurda açıklama yaptı. Kalpaklı, fesli fotoğraf, Tevhid-i Efkâr gazetesinin son baskısında yayımlandı.Gülcemal adlı özel vapurla Köstence’den İstanbul’a gelen Lozan heyetinin 18 kişi olduğunu belirten muhafazakâr Tevhid-i Efkâr, “Muhterem İsmet Paşamız” diye yazıyordu.
Liman krizinin aşılmasını, daha önemlisi, ara verilen Lozan sürecinin devamını sağlayan en önemli faktör, başta İngiltere olmak üzere Müttefik çevrelerinde Mustafa Kemal ve İsmet paşaların “barış yanlısı, sağduyulu, ılımlı” olarak, muhaliflerin ise “aşırı, gürültücü” görülüyor olmasıdır.TBMM’de Lozan’ı eleştiren muhalifleri “düşmanlarımız” diye niteleyen Curzon, bunları cesaretlendiren her türlü eylemden sakınılması için İstanbul’daki General Harington’a 23 Şubat’ta emir verecektir.Bu Ankara-Londra yakınlaşmasıyla Lozan’ın ikinci döneminin yolu şimdiden açılmıştır. Ankara’nın hesabı, Fransa ile kapitülasyon ve mali konuların tartışılacağı ikinci dönemde İngiltere’nin bir ölçüde desteğini almaktır. Meclis’teki muhalefete göre ise Misak-ı Milli’ye en çok zarar veren İngiltere’ydi. Meclis’teki muhalefet, İsmet Paşa ve arkadaşlarının Misak-ı Milli’den tavizler verdiği görüşündedir.
"Biz Lozan'ı Sevr ile mukayese ederek zafer saydık. Halbuki ölçü Sevr değil, Misak-ı Millî olmalıydı."
Gerçek Tarih