1923 TÜRKİYE CUMHURİYETİ KURUCULARI YAŞ ORTALAMASI 41.5
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kurtaran ve kuran kadro 1. Mustafa Kemal ATATÜRK, 42 yaşında Başkomutan Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı. 2. İsmet İNÖNÜ, 39 yaşında Kurtuluş Savaşı'nın Batı Cephesi Komutanı, Lozan Belgesi, İlk Başbakan ve 2. Cumhurbaşkanı. 3. Fevzi ÇAKMAK, 47 yaşında ilk Genelkurmay Başkanı ve Mareşal. 4. Kazım KARABEKİR, 41 yaşında Doğu Cephesi komutanı ve TBMM Başkanı. 5. Ali Fuat CEBESOY, 41 yaşında Batı Cephesi Komutanı ve Diplomat. 6. Rauf ORBAY, 42 yaşında Deniz Kuvvetleri Komutanı ve İlk İcra Vekilleri Heyeti Reisi (Başbakan) 7. Refet BELE, 42 yaşında İçişleri Bakanı ve Cephe Komutanı. 8. Fethi OKYAR, 43 yaşında TBMM Başkanı ve Başbakan. 9. Yusuf AKÇURA, 47 yaşında Dönemin ileri gelen İdeologlarından Tarihçi ve Siyasetçi. 10. Kazım ÖZALP, 41 yaşında TBMM Başkanı ve Milli Savunma Bakanı. 11. Adnan ADIVAR, 42 yaşında Sağlık Bakanı Yazar ve Siyasetçi. 12. Mahmut Esat BOZKURT, 31 yaşında İlk Adalet Bakanı ve Türk medeni Kanunu'nun mimarı. (Hemşerimdir.)
Rüzgar Gülünden İbretlik Cümleler...
"Ben Şeyh Sait ve diğer ayaklanmalar ya da isyanlar, adına ne derseniz artık, bütün bunların Kürt nüfusun özgürlük için kendiliğinden bir başkaldırma meselesi olmadığını çok iyi biliyorum efendim...Cumhuriyet 1923'te kuruldu, sonrasında hilafet ve saltanat kaldırıldı. Ayrıca Lozan'da Cemiyeti Akvam'a bırakılan Musul meselesi var. Tam bu konunun orada görüşüleceği zaman ortaya bir Sait isyanı çıkıverdi. Şeyh Sait bir feodal ağa aslında. Milyona yakın hayvanı var, köylerin sahibi, zavallı Kürtleri maraba olarak kullanıyor. İstanbul'da da Seyit Abdülkadir var. Bunların ikisi de hilafetin zengin adamları. ...Cumhuriyet daha yeni kurulmuş, tutunmaya çalışıyor, ordu savaştan çıkmış yaralarını sarıyor ve üzerine isyan patlıyor. Ne yapacaktı hükümet yani ? Cumhuriyet yapması gerekeni yapıyor, isyanı bastırıyor, elbette doğru da yapıyor. Sadece doğuda değil batıda da bu hilafetçiler sıkıntılar yaratıyorlar. Yani Cumhuriyetin bu öz savunması Kürtlere değil, bütün Cumhuriyet karşıtlarına karşıdır... " Sorgu Odasında Apo
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hamdi Ulukaya'nın Chobani markasıyla Türkiye'ye, spesifik olarak da Fenerbahçe stadyum isim ve Avrupa maçları göğüs sponsorluğu üzerinden milyarlarca liralık (toplamda 100 milyon euroya yakın bir paket) devasa bir bütçeyle girmesi, dışarıdan bakıldığında rasyonel kapitalist mantığa tamamen aykırı görünüyor. Nitekim kendisi de bizzat imza töreninde "Faaliyet göstermediğimiz bir pazarda reklam harcaması yapıyoruz. Bu benim hayatta yaptığım en gerçek dışı ticari hamle oldu" diyerek bu absürtlüğü itiraf etti. Peki o zaman, hukukun ve ekonominin bu kadar tartışmalı olduğu merkezileşmiş bir ülkeye bu sermaye neden giriyor? Avrupa'da bir kulüp almak yerine neden bu yol seçildi? Ve Acun Ilıcalı’nın Hull City hamlesiyle bu durum nasıl bir tezat oluşturuyor? Acun Ilıcalı Türkiye'deki merkezi riskten kaçıp parasını İngiliz futbolunun regüle edilmiş güvenli limanına park etmeye çalışırken (tıpkı Ruslar gibi); Hamdi Ulukaya zaten o güvenli limanın zirvesinde oturduğu için, Türkiye'deki riskli ekosisteme "Fenerbahçe kalkanıyla" girip tamamen yerel bir kültürel hegemonya ve itibar satın alıyor. Biri riski azaltmak için dışarı kaçıyor, diğeri riski umursamayacak kadar büyük olduğu için içeriye şov yaparak giriyor. Kulüpler yine aynı amaca hizmet ediyor, sadece aktörlerin rüzgarları farklı yönlerden esiyor. Hamdi Ulukaya, Erzincan kökenli, Kürt ve Alevi kimliği bilinen, küresel çapta ise mülteci hakları için milyarlarca dolar harcayan bir figür. Türkiye’deki egemen makro-milliyetçi refleks için bu kimlik kartı, ne kadar büyük bir "başarı hikayesi" yazılırsa yazılsın, kriz anlarında her zaman ilk kaşınacak yerdir. Yoğurt markasının adının (ki kelime kökeni dümdüz 'çoban'dır) bir dönem siyasi sembole dönüştürülüp boykot kampanyalarına malzeme edilmesi, toplumun bir kesimindeki o derin
1000Kitap
Nacizane Tavsiye Ettiğim Kitaplar...
rahmetli mustafa necati sepetçioğlu'nun şu kitapları: dünki türkiye serisi'nin 12 kitabı 1- kilit 2- anahtar 3- kapı 4- konak 5- çatı 6- üçler yediler kırklar 7- bu atlı geçide gider 8- geçitteki ülke 9- darağacı 10- ebemkuşağı 11- sabır 12- gece vaktinde gündönümü sabır ağacı serisi: 1- sahibini arayan toprak 2- zaman toprak ve sahibi 3- zaman yürüyüşü 4- zaman bir dar kapıda 5- zaman sarkacı 6- zaman yok 7- zaman dönümü 8- zaman uyanışı yesili hoca ahmed serisi: 1- sesler ve ışıklar 2- hurmalığın ak doğanı 3- aydınlığın mührü
1000Kitap
'' Türkleri yenmiştik, onları yeryüzünden silecek kudrete sahiptik ve Türklerin hiçbir şeyi kalmamıştı, tek bir şey haricinde ; Biz de Mustafa Kemal yoktu ama Türkler'de Mustafa Kemal vardı ve O bize teslim olmadığı gibi bize teslim olmuş Türkler'e de yeniden savaşma arzusu verdi, Biz sadece Türklere değil tek başına Mustafa Kemal'e de yenildik, ne büyük bir utanç '' (Lord Curzon, Eski Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı - Lozan antlaşması sonrası bakanlığında verdiği kişisel bir söyleşide )
Üstteki harita Sevr den çıkan harita altta ki kurtuluş savaşı sonrası Lozan antlaşması kabul edilen harita. Eee şimdi kim vatansever kim hain. Osmanlı imparatorluğu 1.nci dünya savaşında Almanya nın yanında yer aldığında ordusunun komutanı bir almandı. (Von der Goltz) Sevr haritasını benimseyen zihniyet iktidar da.