Neil deGrasse Tyson’un Kozmik Sorular kitabını hâlâ okumaya devam ediyorum, fakat şimdiden rahatlıkla söyleyebilirim ki evrene ve astronomiye merak duyan herkes için iyi bir başlangıç noktası. Özellikle videolar izleyerek parça parça bilgi edinmiş ama kafasındaki büyük resmi tam kuramamış kişiler için oldukça faydalı.
Kitap tamamen sıfır bilgiyle okunur mu, bundan emin değilim. Ancak astronomi hakkında az da olsa bir şeyler duymuş, birkaç kavrama aşina olan biri için anlatım neredeyse sıfır noktasından başlayarak ilerliyor. Tyson karmaşık görünen konuları sakin ve anlaşılır bir dille ele alıyor; okur, sayfalar ilerledikçe astrofiziğin temel ve orta düzey taşlarının yavaş yavaş yerine oturduğunu fark ediyor.
Bu kitap devasa evrenin kapısını bir anda sonuna kadar açmıyor; fakat kapıyı aralayıp içeriden gelen ışığı gösteriyor. Galaksiler, yıldızlar, zaman ve uzay hakkında düşünmeye başladıkça insan kendini kozmik ölçekte küçük ama merak bakımından oldukça büyük hissediyor.
Arka kapağında yazdığı gibi kitap gerçekten de “kozmosun sır perdesini aralıyor.” Evren hakkında okumaya başlamak isteyenler için ilk adımı atacak doğru kitaplardan biri.
Cumhuriyet’in 100 Günü, ne okuru yoran bir ayrıntı fazlalığına sahip ne de yüzeysel kalacak kadar kısa. Bilgiler tam kararında seçilmiş ve dozunda aktarılmış. Kitap boyunca tüm bölümlerin görsellerle desteklenmesi, anlatılan dönemi somutlaştırarak okuma deneyimini güçlendiriyor. Olayların kronolojik bir sırayla ele alınması ise hem takip kolaylığı sağlıyor hem de tarihsel sürecin mantığını daha anlaşılır kılıyor. Bu yönleriyle eser, akademik iddiası olan ama okuru dışlamayan, başarılı bir tarih kitabı niteliğinde. Kitap sayesinde Cumhuriyet’in kuruluş sürecine dair pek çok yeni bilgi edindim; bu açıdan bakıldığında, iyi ki okunmuş bir kitap.
Kitabın her sayfası kendini okutuyor çok akıcı bir hikaye. Herkese okumasını tavsiye ederim, kesinlikle bir an bile sıkılmadan bitirebileceğiniz bir eser
Ortaokula giderken babam bu iki kitabı okumam için vermişti, o zamanlar kitaptan pek bir şey anlamamış ve yarıda bırakmıştım. Şimdi ise babamın niye böyle bir şey yaptığını çok iyi anlıyorum. Öyle bir kitap ki sırf benle kalmasını istemeyeceğim, oğlum, kızım, tanıdığım herkesin okuyup benle aynı duyguları hissetmesini isteyeceğim bir kitap.
Bazı sayfalarda gururlandım, bazılarında ise üzüldüğümle kaldım, bu sayfalarda ortak olan tek his ise kitabın beni bugünden alıp 1300 yıl öncesine götürmesi oldu. Okuyun, okutun.
Değerli bir eserdir elbet ama bana dili çok karışık geldi. Bazı Arapça yazılan yerlerin türkçe karşılığı yazılmamış, bazı öz Türkçe kelimelerin günümüz karşılığının günümüzle pek alakası yok. Böyle olunca bilgiye karşı olan isteğiniz azalıyor, bunun gibi sebepler yüzünden puanımı kırdım