Hikayemiz, uzak bir gelecekte geçiyor. Öyle ki bu gelecekte insanların genetikleriyle oynadığı, bu da yetmezmiş gibi kendilerini mekanik bir bedene koyabildikleri bir gelecek...
Lia Kahn, ana karakterimiz günün birinde bir kaza geçiriyor ve bedeninin büyük bölümü kullanılmaz hale geliyor. Bunun sonucunda ya ölecek ya da mekanik bir bedende yaşamaya devam edecekti, peki bu kararı kim veriyor?
Babası... Hiçbir şey bu karakterimizin kontrolünde değil, kendisinin tüm anıları mekanik bir bedene koyuluyor ve daha önce organik insan bedeninde yaşadığı hiçbir şeyi yaşayamıyor. Kendi içerisinde üzülüyor, daha önceki yaşamını özlüyor ve mekanik biri olduğunu asla kabul etmiyor.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi insanlardan sürekli "mekanik" bir bedene sahip olduğu, "ölümsüz" olduğu için eleştiriler almakta ve serinin bu kitabında bunu iliklerimize kadar hissediyoruz.
İnsanlar... Bencil, kendisinden olmayanı kolayca reddebiliyor, yaşanmış olan her şeyi bir çırpıda silebiliyor. Lia Kahn ise yeni bedenine alışmaya çalışırken, tüm arkadaşları ve kardeşi tarafından bile istenmiyor tabii ki.
Donmuş kitabında onun bu yolculuğuna tanık oluyoruz ve yazar oldukça akıcı bir dille karakterin neler yaşadığını bizlere aktarmakta.
Ancak... O nasıl bir çeviri öyle? Bir karakter adına karar vermekte neden zorlandı çevirmen? Doktor Yakışıklı, Doktor Ben? Bunlar yetiyordu zaten Bana-ben-de diye bir isim neden kullanılmış anlam veremiyorum. Çok gözüme çarptı, bu sebeple puan kırdım.
Uçsuz bucaksız bir evrenin, 3. çağı Tek Yüzük'ün yok edilmesi ile sonlandırılmış oldu. Sauron tüm kötülüğüyle birlikte uşakları(Cadı Kral, Saruman, vs.) ile birlikte yok oldu.
Onları yok eden ise kibriydi. Evet Sauron ve Saruman yaratım bakımından insandan üstündü ancak kibirleri onların sonu oldu. Ne Sauron Tek Yüzük'ün yok edileceğini düşündü, ne Cadı Kral kendisinin ölebileceğini tıpkı diğer herkes gibi, ne de Saruman'ın gücünden yoksun kalacağını düşünebildi...
Evet, hepsi birbirinden güçlüydü ama kibirleri onları ele geçirdikten sonra hepsinin sonu oldu. İyi de oldu...
Orta Dünya tekrardan barışa ve huzura kavuştu, iyi olanlar bir kez daha kazandı, Aragorn kral oldu ve Hak'la hükmetti Gondor'a.
Bir seri sona erdi Kral'ın Dönüşü ile... Serinin diğer kitaplarına göre daha akıcıydı, zevkliydi. Kitaplar ve filmlerde olaylar birbirinden farklı işliyor ve kitaplar, filmlerin yerini almıyor.
Yüzüklerin Efendisi benim için fantastik edebiyatta çok ayrı bir yere sahip. Dünya bir yana, Orta Dünya(Arda) bir yana...
İnsanlar ölümlüdür. Ölümlüler yitip gider. Canlı varlıklar ölür. Canlı olma konsepti aksi olmadıkça anlamsızdır. Işığı tanımlayan karanlıktır. Yaşamı tanımlayan ölümdür. Ölüm onları oldukları şey yapar.