10/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
KLASİKLERLE FELSEFE (Felsefi Ünceleme) NIGEL WARBURTON Klasiklerle Felsefe, 1962 doğumlu Britanyalı ünlü felsefeci Nigel Warburton tarafından kaleme alınan ve felsefe tarihinin en önemli yapıtlarını rehber eşliğinde inceleyen popüler bir felsefeye giriş kitabıdır. Eser, akademik jargondan uzak ve son derece anlaşılır bir dille yazılmış. Kitapta, antik çağdan günümüze kadar uzanan süreçte felsefe tarihine yön vermiş tam 32 büyük eseri incelenmiştir. 32 filozof ve 32 eserin tam listesi şöyledir: Platon – Devlet Aristoteles – Nikomakhos'a Etik Boethius – Felsefenin Tesellisi Niccolò Machiavelli – Prens Michel de Montaigne – Denemeler René Descartes – Meditasyonlar Thomas Hobbes – Leviathan Baruch de Spinoza – Etika John Locke – İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme John Locke – Hükümet Üzerine İkinci İnceleme
Klasiklerle FelsefeNigel Warburton · Alfa Yayınları · 2016481 okunma
gerceklik dille degil cevirmenle sınırlıymis
Puan vermedi
ooooooooofffffff.,.,.,.,.,.,.,.,.,...... soyle bir disli turkce cevirmen icin ki felsefe bilsin, uydurmaci dilin yapay kavramsalligina, kurumlasmis kanonlasmis cigligine dusman olsun, onun icin ki kan dokulup kilic kusanila DİYORUM
Tractatus Logico-PhilosophicusLudwig Wittgenstein · Metis Yayınları · 2011624 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·56 syf.··
2026 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 14:46
Geçmişe yolculuk Stefan Zweig’ın 1920’li yıllarda el yazmaları arasında bulunan 1970’li yıllarda yayınlanan bir novellasıdır. Ana karakterimiz Ludwig adında bir gençtir. Kitap genel olarak yasak aşk ve o aşkın zamana karşı direnişini ele alır. Fakat derin, büyük ve gizli bir aşk zamana direnebilir mi, ilk günkü kadar taze kalabilir mi ya da aşk sınır tanır mı ? Benim kanımca kitap bu sorulara da cevap verir. Kitap oldukça akıcı ve yalın bir anlatıma sahip. Okurken bol bol melankoli, özlem ve yoğun aşk duygularına tanık olacaksınız. Zweig’ın bu kitabıda diğer kitapları gibi gerçekçiliğinden, akıcılığından ve sürükleyiciliğinden hiç ödün vermemiş. Ben kitabı büyük bir keyifle okudum ama yaşanan olaylar, hissedilen duygular, bastırılan aşklar, zamanın acımasızlığı bana hiçte yabancı ya da uzak gelmedi. Ludwig’in başlarda hissettiği bu derin ve tutkulu aşk kitabın ilerleyişine ve olaylar örgüsüne baktıkça bana çokta sahici gelmediğini belirtmek isterim. Tek solukta okunabilecek, aşk temalı ve sürükleyici bir kitap istiyorsanız kesinlikle okuyabilirsiniz. Keyifli okumalar diliyorum :)
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202533,6bin okunma
Puan vermedi·100 syf.·
2026 377. kitabı
Neyi gördüğümü yalnızca ben bilebilirim." Ludwig Wittgenstein Wittgenstein, renkle ilgili düşüncelerini dil oyunları bağlamında dile getirmiş, renk bağıntılarını yine dilin kavramları içinde çözüme kavuşturabileceğine inanmıştır. Wittgenstein’ın temel tezi, renklerin açıklık ve koyuluk yönünden ele alınması gerektiği üzerine kuruludur. Wittgenstein’ın Renkler Üzerine Düşünceler adlı eseri, bir anlamda Goethe’nin Renkler Kuramı eseriyle yüzleşmektedir. Goethe, kitabını yazarken Newton’ın optik öğretisinden etkilenmiştir. Wittgenstein ise Goethe’nin eserinden etkilenmekle birlikte, daha farklı bir bakış açısı sunmaya çalışmaktadır. Çünkü ona göre Goethe çok iyi bir renk kuramı ortaya koymuş değildir, mevcut kuramlar içerisinde en doğru kuramı oluşturmaya çalışmıştır. Wittgenstein’a göre Goethe’nin öğretisi tatmin edici bir öğreti olamamıştır, hatta o bir öğreti de değildir. Çünkü onun ortaya koyduğu çıkarımlar ne kuramsal ne de deneyimseldi, aksine Goethe daha çok psikolojik bir söylemle renk öğretisini oluşturmaya çalışıyordu. Renkler Üzerine Düşünceler açılış önermesi de zaten dil oyunudur ve bu da renklerin açık ya da koyu olup olmadıklarını bildirmek demektir. Dolayısıyla açıklık ve koyuluk, yeri geldiğinde beyazlık ve siyahlıkla eşdeğer kabul edilir. Ancak Wittgenstein yer yer bu kavramsal yapının dışına çıkarak mantıksal sorgulamalar yoluyla renklerin imkânı hakkında farklı çıkarımlarda bulunmaya çalışmaktadır. Renkler Üzerine Düşünceler uygulamalar sözcüklere anlamlarını verir." Ludwig Wittgenstein
Felsefe-Düşünce Deneme-İnceleme
Renkler Üzerine DüşüncelerLudwig Wittgenstein · Hece Yayınları · 202265 okunma
6/10
·140 syf.··
2026 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 13:32
Lev Tolstoy’un 1889 yılında yayımlanan Kreutzer Sonat adlı novellası, yazarın geç dönem eserleri arasında en sarsıcı, en çok tartışılan ve yayımlandığı dönemde sansüre uğrayan en radikal yapıtlarından biridir. Adını Ludwig van Beethoven’ın aynı isimli başyapıtı 9. Keman ve Piyano Sonatı (Kreutzer)’ından alan bu eser; evlilik, cinsellik, kıskançlık ve ahlak kavramlarını acımasız bir dürüstlükle masaya yatırır. Roman, bir tren yolculuğunda yabancıların kadın-erkek ilişkileri ve evlilik üzerine yaptığı bir tartışmayla başlar. Yolculardan biri olan Pozdnişev, tartışmaya dahil olur ve kendi trajik hikayesini anlatmaya başlar. ​Pozdnişev, karısını öldürmüş ve mahkeme tarafından beraat ettirilmiş bir adamdır. Tren kompartımanındaki anlatıcıya (ve dolayısıyla okuyucuya), kendisini cinayete götüren süreci, evliliğinin nasıl bir cehenneme dönüştüğünü ve karısını bir müzisyenle (Truhaçevski) kıskanma krizlerini en ince ayrıntısına kadar itiraf eder. Tolstoy, Pozdnişev aracılığıyla toplumun cinselliğe bakışını sertçe eleştirir. Ona göre romantik aşk ve evlilik, aslında hayvani bir dürtü olan şehvetin süslenmiş ve yasallaştırılmış bir kılıfından ibarettir. Kitapta, evlilik öncesi erkeklerin yozlaşmış hayatı ve evlilikten sonra bu şehvetin nasıl bir esarete dönüştüğü anlatılır.Tolstoy, ideal Hristiyan ahlakının mutlak iffet (bekaret) olduğunu savunacak kadar ileri gider. Kitaba adını veren Beethoven'ın Kreutzer Sonat'ı, romanda sadece bir fon müziği değil, olayların seyrini değiştiren dinamik bir karakter gibidir. Pozdnişev’e göre müzik, ruhu yücelten bir şey değil; insanı iradesizleştiren, hipnotize eden ve bastırılmış duyguları (özellikle şehvet ve tutkuyu) tehlikeli bir şekilde açığa çıkaran bir güçtür. Karısı ile kemancı Truhaçevski’nin bu sonatı birlikte çaldığı an,
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
Vazgeçmek İçin De Bir Sınır Olduğunu Unutma
7/10
·88 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 18:00
Kitap, Hull ve Johann adında iki dağcının bir dağa tırmanış hikayesini anlatıyor. Bir noktada yolları ayrılan Hull ve Johann'ın önünde iki seçenek var: Yaşam ve ölüm. Kitap ilk başta "Gerçekten okuduğuma değdi mi?" gibi hissettirdi ama üzerine biraz düşününce birkaç değerli hayat dersi barındırdığını fark ettim. Onlardan biri şu ki, bizler doğanın kanunlarına uyum sağlamak durumundayız. Sık sık bu yanılgıya düşsek de doğaya hükmedemeyiz. Bir diğer mesaj ise hırslarımızla ilgili. Bazen bir şeyi çok isteriz. Düşündüğümüz tek şey o "zirveye" ulaşmak haline gelir ancak sağduyu olmadan körlemesine peşinden gittiğimiz bu hırs bizim sonumuzu getirebilir. Kitapta Hull'un söylediği bir söz var: "Yani pes mi ediyorsun, her şeyden vazgeçmek mi istiyorsun?" Her ne kadar son ana kadar vazgeçmemek kulağa hoş gelse de bazı durumlarda vazgeçmek daha doğru bir seçenek olabiliyor. Çünkü biz kabul etsek de etmesek de bazı sınırlar var ve bazen insanın nerede durması gerektiğini bilmesi gerekiyor...
TırmanışLudwig Hohl · Sahi Kitap · 2021209 okunma