Ufuk Altunbaş

Ufuk Altunbaş
@lundalf
7 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
The River Project
10/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Çok güzel bir projenin çok güzel bir ürünü. Deneysel ve kolektif bir yaratıcı yazım örneği olarak geniş bir perspektifle birbirinden sürükleyici öyküler sunuyor. İlgilenen herkese tavsiye ederim. Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünün böyle bir projeye imza atması çok sevindirici.
Öykü
Nehrin Sonsuz SerüveniUfuk Altunbaş · Fihrist Kitap · 20231 okunma
Reklam

Ufuk Altunbaş

, bir kitap okudu
10/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Ufuk Altunbaş
10/10 · 1 okunma
Aşk bitti
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
"Eğer saygı, beğenme ve alışma bir aşk için sağlam temel taşları sayılırsa, Elizabeth'in duygularındaki değişiklik doğal ve olumlu karşılanacaktır. Ama bu gibi kaynaklardan doğan duygular aşk yerine geçmez de gerçek aşkın ille ilk bakışta, daha iki çift söz bile etmeden önce, birdenbire doğması gerektiğinde direnilirse, Elizabeth için söylenecek söz kalmıyor demektir." "İlk bakışta aşk"a inanmak, biz insanların uzun zamandır süregelen bir sanrısıdır. "İlk bakış, ilk tanışma, ilk konuşma" gibi de çeşitlendirilebilir bu aslında. Fakat ismine ne denilirse denilsin, esasında böyle bir durum var değildir -ya da en azından her zaman varlığını göstermez-, demek doğru bir önerme olabilir mi? Olabilir. Çünkü aşk, "beslenme" gerektirir esasında. Aşk tohumu ekildiği zaman, bu tohum, taraflardan ikisi tarafından da gereken özveriyle, sadakatle ve anlayışla güven verici bir şekilde beslenmezse, bu tohum yazık ki gelişip büyüyemez. Oysaki bu tohumun, büyüdükçe, tarafların ikisinin de kalbine kök salması gerekir ve bu da ancak o tohumun, o aşk bitkisinin, gerektiği şekilde beslenmesiyle gerçekleşir. Aksi takdirde, tohum az bir oranda filizlense dahi, bu bitki eninde sonunda çürümeye mahkum olacaktır sanırım. Neyse ki, kitapta bu aşk bitkisinin serpilip geliştiğini görmek kıvancına erişebiliyoruz; her ne kadar bu bitki başlangıçta sağlıksız, hastalıklı gibi görünse de. İki yüz yıldan biraz fazla bir süre önce yazılmasına rağmen, kitabın okurda uyandırdığı hisler taptaze ve capcanlıdır. Okurun duygu ve düşünceleri -kitabın fevkalâde olan yazılış biçiminin de etkisiyle- hem o anlara âdeta bir zaman yolculuğu yapmışçasına gidip gelerek derecesini artırmakta hem de var olduğu ânın içerisinde kaynayarak içsel bir hayal yolculuğuna çıkmakta. Ne kadar da güzelmiş o zamanlar, o mekânlar.
Duygular
Aşk ve GururJane Austen · Can Yayınları · 201897,7bin okunma
Batı'nın Kendisiyle Yüzleşmesi
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
Ötesi olmayan bir yüzleşme kitabı. Emperyal Batı'yı, özellikle de Britanya İmparatorluğu'nu alttan alta eleştiren bu eserin, "post-colonial" bağlamı dışında, aslında bir "monstrous other" olan Kurtz'ın sembolik ve metaforik anlatısı olarak ele alınmasının da mümkün olduğu bir öyküdür. Canavar imgesi, hem bir korku, hem de bir "awe" yaratır. İnsanoğlunun aşamadığı sınırları aşan canavarlar, grotesk yapıları ve şiddeti benimsemeleriyle birer tehlike unsuru olarak görülse de, bilinmezliğe ait, "distant realms" mekânlarda ikâmet ettikleri için tekinsizliğin yanı sıra bir gizem de oluştururlar. Onların kudreti, bilinmezlikleriyle pekiştiğinde, korkunç bir hayranlık ortaya çıkar. Canavar Kurtz'un durumu bu değil de nedir? "Colonial father" dediğimiz İngiltere, medeniyet, kültür ve standart sahibi eğitimli bir varlık iken, kolonize ettiği gelişmemiş, uygarlaşamamış toprakların yerlilerinin bu imge ve sembolizm altında Kurtz'a duydukları bağlılık onun canavar olmasından ileri gelmez midir? Fakat Kurtz'un sonunu getiren şeyin de aslında kudretinin kırılmasının sebebi, kendisinden de öte, edebi gelenekte canavarın yegane düşmanı olan "kahramanın" yani "sublime" ve öngörülemez "doğa"nın bizatihi canavarlığı da değil midir?
Siyaset & Politika
Karanlığın YüreğiJoseph Conrad · Can Yayınları · 20115,5bin okunma