Puan vermedi
Bir gün bildiğiniz tüm doğruları ardınızda bırakıp size ait olmayan insanların tanrılarıyla tanıştınız mı? Her gün uyandığınız dünyaya kendinizi yabancı hissettiniz mi? Şair Musa'nın tüm kıyafetlerinden sıyrılıp kendisini hiçlikte bulduğu bir hikaye... Hiçlikte kendine bir dünya yarattığı ve kendi olabildiği bir dünya... Vahşilik diye görünenin ardındaki normali bize gösterebildiği bir yaşam... karanlık sokaklarda başkalarının tanrısıyla yaşamaya alışılan bir kayıp... Kaybetmek sadece maddi değil, manevi bir kayıp içinde bir kazanç.Kendi içinde delirmek gercek dünyadan kacabılmenin en güzel yolu olmuş onlar için... Yazarın dili okuyucuyu oldukça derinlere çekiyor, okurken rahat etmenızı degil o köşebaşlarında dilenen, çöpte yemek arayan, para kazanmak için bedenini satan insanların yanına ışınlanıyorsunuz. Ne yazsam bu kitap için asla aklımdakini yansıtmayacak. Kelimeler dans ediyor ama bir türlü kalemime uğramıyor. Huzurum kaçsın, köhnelikten kurtulayım diyorsanız lutfen okuyun️ ahhh Mine Söğüt nasıl geç kalmısım kaleminize Mine Söğüt
Başkalarının TanrısıMine Söğüt · Can Yayınları · 20225,1bin okunma
Puan vermedi
spoiler içerebilir. ona göre okuyun ya da okumayın lütfen. bir erkeğin karmaşık aşk hayatı irdeleniyor, bu yapılırken bir sürü muhakeme... film tadında belki de dizi denmeli. Her ne denirse densin kafamda çok iyi canlandı. hatta bazen yaşıyor gibiydim. Esas karakterin erkek olması işime yaradı çünkü bir çok yerde kendimi benzeştirdiğim yerler oldu. Yapabileceğim tek eleştiri: kısa sürmesiydi, keşke hiç bitmeseydi.
Akıl ÇağıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20192,654 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·163 syf.··
2026 24. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:49
Bu kitap ilk bakışta kaybedenlerin ve dibe vurmuşların hikâyesi gibi görünse de; özünde, kitabın başkarakteri Bakır'ın, hayata tutunma çabasıdır aynı zamanda... Bakır, tabiri caizse denize düşmüştür ve boğulmamak için tutunacak bir dal aramaktadır. Yoksulluk ve yalnızlığın girdabında kulaç atmaya çalıştıkça daha çok dibe batar. Bu yoksulluk sadece paranın değil, sevgi ve umudun da yoksunluğudur aslında... Bazen kaybettiğiniz için yalnız kalmazsınız, yalnız kaldığınız için kaybedersiniz hayatta... Yanında tutunacak bir el, bir nefes, bir ses arar insan... Yani bir anlâm arayışı... O anlamı bulamadığında ise hayat size yol ayrımları sunar; ya hakikâti buldurur o yol, ya da yanlış tercihlerinizle dibi gördürür. Bakır, maalesef uyuşturucu ve alkol bağımlılığıyla yaşamayı değil, savrulmayı seçer. "Müptezel" tanım olarak; "saygınlığını yitirmiş, değersiz, bayağılaşmış ve ayağa düşmüş kişi," anlâmlarına geliyor. Bazı sevgili okur arkadaşlarımız kitaba dair "inceleme"lerinde bolca küfür içerdiği için kitabı fazlasıyla eleştirmişler ama "bayılaşmış, saygınlığını yitirmiş" insanların nazik bir İstanbul türkçesiyle konuşmaları beklenemezdi sanırım değil mi? Bence Emrah Serbes yapmacıklıktan uzak, tam da olması gerektiği gibi küfürlü bir dil kullanmış ve bu dil, kitabı çok daha samimi ve gerçekçi kılmış. Brad Pitt'in "Furry" filmini izlediyseniz hatırlarsınız, filmde bir amerikan subayını oynamıştı ve saçlarını yıkadığı bir sahne vardı. O sahnede suyu döktüğünde saçlarından simsiyah bir çamur akmıştı. Yönetmen, aslında o sahneyle birlikte izleyiciyi tam anlâmıyla savaş atmosferine çekmek ve o gerçekçiliği yaşatmak istiyordu. Bir de bizim dizilerimizdeki dağlık arazide gezip çatışmaya giren ve botları dahi kirlenmeyen başrollerimizi aklınıza getirin ve hangisinin daha samimi
MüptezellerEmrah Serbes · İletişim Yayınları · 20168,6bin okunma
Biraz Duygu Yazın Lütfen
7/10
·672 syf.··
2026 26. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 16:38
Ben bu incelemeye ne yazacağımı bilmiyorum tek bildiğim bu kitabın hatta serinin beni ağır bir reading slump'a sokması.O kadar ki günlerce okumadığım falan da oldu bu kitabı.Serinin içindeki en kötü yani en sıkıcı kitaptı.Bir yerden sonra paragraf atlamaya başladım bitsin diye.Ve sonunda bitirdim! Final kitabı olarak çok da mükemmel bir kitap değildi.İyi bile değildi.Yazım dili yerlerde ve duygu hiç yok.Kitap ile ilgili tek beğendiğim şey farklı karakterlerin bakış açısını okumamız oldu.O da bir yerden sonra baydı yani. Bakın kitabın konusu kötü demiyorum sadece yazım dili çok basitti. Distopya okumaya yeni başladıysanız gözüm kapalı öneririm ancak benim gibi distopya bağımlısıysanız pek de ihtiyacınız olabilecek bir seri değil.Çok merak ediyorsanız da tek kitabını alın benim gibi tüm seriyi okumayın. Fark ettim ki yazım dili derin olmayan kitapları sevemiyorum,bu da o kitaplardan biri.Bazı alıntılar çok güzel ama sarmadı ya.Tabi bundan bir iki sene önce okusam favori serim olabilirdi ama büyüyoruz. Kitapta yine en sevdiğim karakter Julian ama bu sefer listeye iki kişi daha eklendi.Jon ve Maven.Jon kâhin ve çok güzel konuşuyor.Maven zaten benim küçük çocuğum.Yaşadığı hiçbir şeyi hak etmedi bence.Düzelebilirdi biri onu düzeltebilirdi ama hayat bazen de böyle işte,kendimiz düzelmeliyiz başkasını beklemektense. Cal'i 4 kitaptır sevemedim bir sevecek gibi oluyorum bor şey oluyor.O yüzden listemde yok.Ya aslında ben bu serideki tüm karakterleri çok severdim ama duygu betimlemesi yok.Bakın yer,mekan,kişi olmasın duygu olsun ya.Duygusuz olmuyor hiçbir kitap.Makale mi bunlar?Geleceğin yazarları size sesleniyorum.LÜTFEN DUYGU YAZIN.Bu duygu her şey olur hiç önemli değil.Put gibi karakter okumaktan bıktım ya. Bir daha bu kadını okumam sanırım yani duygu betimlemesi
Savaş FırtınasıVictoria Aveyard · Pegasus Yayınları · 2018755 okunma
Tanpınar’a bunu neden yaptın Murat’cım :)))
7/10
·376 syf.·
2026 69. kitabı
Evet Murat’cığım, şimdi sana ne demeliyim bilemedim :))) Sen git edebiyatın duayeni Ahmet Hamdi Tanpınar’ı şekilden şekile sok, adama bin türlü eziyet çektir, sonra da gelip benden alkış bekle! Adam bugün yaşasaydı sana ne derdi, doğrusu çok merak ediyorum. Bu arada kitabını okurken Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bütün fotoğraflarını inceledim. Dediğin gibi bayağı yakışıklı adammış. Sen o naif ruhlu, zarif parmaklı, zehir gibi çalışan zihne sahip adamı nelere bulaştırdın böyle? Adamı al, hiç olmayacak bir aşk üçgeninin içine sok; kafasını karıştır. Yetmezmiş gibi katil yap, hapse attır. “Bu da az oldu” deyip ölen Bahtiyar’ın ruhunu musallat et. Bitti mi? Yoo, kesinlikle bitmedi! Bu kadarla yetinmeyip eğitim seviyesi tavan yapmış dört asker komando ile boks dövüşüne çıkar. Adamın parmakları yazmak için yaratılmış be adam! :))) Senin nasıl bir hayal dünyan var böyle? Her neyse, bu benim seninle tanışma kitabımdı Murat’cığım. Ama mümkünse bir daha bir araya gelmeyelim lütfen. Hadi ben kaçar. Sevgiler :)
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026724 okunma
10/10
·448 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 12:42
Selamlarrrr Bugün sizlere çok merak ettiğim bir serinin ilk kitabıyla geldim. Özellikle bana yakın arkadaşım övdüğü için daha çok merak ediyordum seriyi. Haksız da sayılmazmış her bir sahnesine bayıla bayıla, düşe düşe okudum. Hele bir erkek karakterimiz var üffff Neyse tamam o beye ilerleyen satırlarda düşeceğiz zaten şimdiden cok yükselmeyip kitabın konusuna girelim birazcık. Lariasa annesi ve kardeşiyle 16. yy da yaşayan genç bir kadındır. Annesi bir şifacı olarak yıllarca insanların dertlerine hiçbir karşılık istemeden çare olmuştur. Ama babasının ölümünden sonra iki çocuğuna bakabilmek için köylülerden ufak tefek istekleri olmuştur. Daha önce karşılıksız yapılan işler, şimdi karşılığa dönünce köy halkı tarafından mimlenirler. Ve annesi cadı olarak adlandırılır tüm aile bir zindana kapatılarak türlü işkencelere maruz bırakırlar. En son, radde ise cadı avında hepsinin yakılması olacaktır. Tam yakılma anında Larina'nın çığlığıyla bambaşka bir evrene ve yüzyıla ışınlanıyoruz. Gözlerimizi açtığımızda ise hiç bilmediğimiz bir adamın kollarındayız. (Hiç bırakmasanız olur mu pek sevdik yerimizi de) As Valor Jarlan.. düşmüş krallığın kendini canavar olarak gören Prens'i.. (Bahtımıza düşeni gördünüz mü prens kendisi) Larina bu dünyada hem ailesini arayıp hem de kendisinin neden buraya getirildiğini çözmeye çalışır. Hiç bilmediği geçmiş ise kendisini derinden sarsacaktır. Özellikle oluşturulan evren, güçler, anlatılan yaratıklar ve lanetler o kadar farklı ve enteresandı ki ben çok sevdim. As' ın gücünü Larina için kontrol etme çabasına mest oldum. Bakın bu kitapta öyle bir erkek karakter okuyoruz ki hem "bunu sana kim yaptı erkeği" hem "kıskanç" hemde kadın karaktere bebek gibi davranıyor. (Daha Allah'tan belamızı mı isteyelim ) bakın çok net söylüyorum benim kitapta As
Tılsım ve Sis 1Seda Lena · Guardian Yayınları · 2025105 okunma