‘Lütfen bana ağlamak için biraz zaman vermez misin?’ diye haykırmak istemiş ama o enerjiyi bile bulamayıp arka koltukta sessizce oturmuştu.
Sayfa 29 - Yuzu kitap·Kitabı okudu
Hey, sen!
Gökyüzünde bir yıldız gibi her an ışıldayan bir varlıksın. Sadece var olduğun için kıymetli ve güzelsin. Unutma, ne kadar kıymetli ve güzel olduğunu sen bile bazen fark edemeyebilirsin. Başkalarından onay almaya çalışmak zorunda değilsin. Çünkü zaten bu dünyaya doğmuş olman, yeterince kabul gördüğünü gösteriyor. Ne kadar özel ve değerli biri olduğunu hep hatırla. Dimdik dur ama aynı zamanda esnek bir şekilde yaşa. Haydi, bugünü de minnetle, sevgiyle ve neşeyle geçir! İçindeki gücü hiçbir zaman unutma. Ve lütfen artık her şeyi tek başına sırtlanmaya çalışma!
Sayfa 57
Reklam
Teşbihimi mazur görün lütfen, cami avlusuna bırakılmış bir bebek gibi sahipsiz hissettim sizi. Cami avlusuna bırakılan bir bebek, belki eve alınıp öz evlat gibi tamamen sahiplenilmez, fakat büsbütün görmezden de gelinemez. Ben sizi evime davet ediyorum şimdi. Çünkü gün boyu bu soğuk havada bu ıslak kıyafetlerle durulmaz; hem kıyafetlerinizi kurularız hem sıcak bir çay içer kendinize gelirsiniz.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Alıntı
Bakış açını değiştirmek "Dünya" nı değiştirir
— “Ders alınabilecek bir öğrenme ortamı” cümlesini kullandınız. Bu tutum, yaşama bu bakış, savaşçının en belirgin özelliğidir. Her olayın bir öğrenme fırsatı olduğunu düşünür. Gerçek savaşçı her olaydan alabileceğinin, öğrenebileceğinin en fazlasını almak ister. — Niçin? — İşte bugün bu niçini konuşacağız. Savaşçı niçin savaşçıdır? Savaşçının niyetinin özellikleri nelerdir? “Savaşçının niyeti” ile “sıradan insanın niyeti” arasındaki farklar nelerdir? Bunlardan söz edeceğiz. — Niyet konusu demek ki önemli bir konu. Hatırlıyorum, ilkokul dörtteyken bir ramazan ayında öğleye doğru anneanneme, “Hâlâ kahvaltı yapmadım, ben de bugün sizlerle oruç tutmak istiyorum,” demiştim. O da gülerek, “Olmaz,” demişti, “orucunun kabul edilmesi için güneş doğmadan önce o gün oruç tutmaya niyet etmen gerekli.” O zaman bu açıklamayı saçma bulmuştum. Şimdi, savaşçı olmak için belirli bir niyetle işe başlamanın gerekli olduğunu söylüyorsunuz. Anneannemle konuştuklarım aklıma geldi, onu paylaşmak istedim. — Güzel bir örnek. Şimdi sizden bu çevreyle ilgili birkaç gözlem yapmanızı isteyeceğim. Şöyle çevrenize bir bakın. Çevrenizde gördüğünüz insanlara dikkat edin. Burada kaç kişi gözlük kullanıyor, söyleyebilir misiniz? — Yeniden bakmam gerek! — Peki, yeniden bakın. Arif Bey tüm salonu gözleriyle taramaya başladı. İçinden gözlüklü kişileri saydığını ve parmaklarıyla hesabını tuttuğunu görüyordum. Benimle tam konuşmaya başlayacakken, ona hiç beklemediği başka bir soru sordum: — Arif Bey, aslında burada kaç kadın var, kaç erkek var, onu soracaktım. Bana şimdi bu salonda kaç kadın veya erkek olduğunu söyleyebilir misiniz? Arif Bey gülmeye başladı: — Doğan Bey, benimle oyun oynuyorsunuz galiba. Kaç kişi gözlük kullanıyor diye baktım çevreme; kaç kadın ve erkek var diye değil. — Sizinle
herkes bana teselli için rüyalarıma tutunmamı söylüyor, fakat rüyalarınız sürekli “tekrar tekrar tekrar” edip duran kabuslar ise ne olacak? -uyandırın lütfen beni.
…ilk yenilgi en çok acı verendir ama sonra alışılır; bu yenilginin son yenilginiz olmasını temen­ni etmiyorum, lütfen kırılmayın, bunu bir intikam duygusuyla söylediğimi de düşünmeyin, çok yetersiz bir intikam olur bu, ka­famızı kesecek cellada dil çıkarmak gibi bir şey olur
Sayfa 141 - Kırmızı kedi yayınevi
Reklam
Reklam