Lütfullah Akman

Lütfullah Akman
@lutfullahakman
Okur, Yazar, Gezer....
Öğretmen
Akdeniz Üniversitesi
Hatay / Antalya
1997
38 kütüphaneci puanı
89 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·68 syf.··
2023 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2023 22:59
Müellif ideal bir İslam toplumu kurmaya çalışıyor. Bu toplum Kur'an ve Sünnet merkezli olmalı, maddeden manaya, bireyden topluma gitmeli. Maddeye gömülmüş ve manayı, ruhunu kaybetmiş modern toplum eleştirilmiş hakeza kapitalizm ve komünizm eleştirileri ile birlikte ideal islam toplumunun dirilişi anlatılmış. Diriliş nesli aktif bir eylem insanı olmalı ve davranışlarının temelini Allah'tan almalıdır. Ne tamamen maddi alan reddedilmiş ne de tamamen manevi alana gömülmüş. İkisinin dengesi ile birlikte temelde Tanrı merkezli bir dünya kurmuş müellif. Fakat yazdıkları çoğu şey idealize edilmiş bir model olduğu için tamamen gerçekleşmesi pek mümkün değil gibi asıl önemli olan ideale yaklaşabilmek sanırım...
Düşünce
Diriliş Neslinin AmentüsüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202222,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·248 syf.··
2023 17. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2023 20:25
Kitap 29 yaşında mistik bir iç aydınlanma yaşayan yazar, Eckhart Tolle'nin tecrübelerinden, konuştuğu kişilerden gelen soru ve verdiği cevaplardan oluşuyor. Yazar iç huzura ve aydınlanmaya ulaşmak için mistik bir metot öneriyor. Öncelikle tek hakikat olan Varlık'a (Öz) odaklanmak gerektiğini ifade ediyor. Evrendeki her şeyde ortak bir enerji bulunur. Kişi içindeki enerji ile bütünleşmelidir. Bunu sağlamak için de çeşitli meditasyon teknikleri öneriyor. Kişiyi zihindeki düşünceler, geçmiş ve gelecek (zaman) esir alır ve hakikatin önünü perdeler. Kişi bunlardan ne kadar sıyrılırsa hakikate o kadar yaklaşır ve bir iç huzur sağlar. Kişiyi esir alıp mutsuzluk yaratan duygu (öfke, korku) ve düşüncelerden kurtulmak için kişinin bir izleyici konumunda kalıp kendi zihnini dışarıdan izlemesi gereklidir. Bu sayede duygularını ve fikirlerini kontrol etmeyi öğrenecektir. Tek gerçek hakikat ân'dır, şimdidir. Geçmiş ve gelecek tamamen illüzyonvari ve gerçekdışıdır. Her geçmiş ve gelecek mutlaka bir şimdide meydana gelmiştir. Kişi fikirlerinde geçmiş ve gelecekte saplantıda kaldıkça ân'ı kaçırır. Bu durum da hakikatin önünü perdeler. Bu yüzden kişi derin düşünmeyi durdurup hayatın akışına teslim olmalıdır. (Buradaki teslim oluştan kasıt eylemsizlik değildir.) Kendini akışa bırakıp ân'ı kabullenmelidir. Buda'dan, Hint Mistisizminden, Hz. İsa'dan ve İslam Tasavvufundan örneklerle hakikatin tek olduğu fakat ifade ediliş biçimlerinin değiştiği ortaya konulmaya çalışılmış. Güzel, dili açık ve sürükleyici bir kitap.
Psikoloji
Şimdi'nin GücüEckhart Tolle · Akaşa Yayınları · 20014,141 okunma
Puan vermedi·735 syf.··
2023 14. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2023 18:34
Kitabın dili açık fakat biraz sıkıcı geldi çünkü akademik bir araştırma kitabı ve uzmanlık gerektiren konular var Hz. İsa'nın yaşamı, günümüzdeki İnciller ve bunların dayanakları, Pavlus'un Hristiyanlıktaki rolü çok teferruatlı analiz edilmeye çalışılmış. Aslında bugün Hz. İsa'ya ve Havarilerine dair çok az şey biliyoruz. İçeriğe gelirsek; Hz. İsa Filistin bölgesinde milat yıllarında doğmuş yaşadığı dönemde İsrailoğulları'na (Yahudiler) gönderilmiş, Musa Peygamber'in şeriatına (Tevrat'a) bağlı ve kendisi de Yahudi olan, doğduğu zaman Yahudi geleneklerine göre yetiştirilen bir peygamberdir. Yaşamı süresince Yahudileri Musa Yasasına uygun şekilde hareket etmeleri ve tevhit inancından taviz vermemeleri üzere uyarmıştır. Yahudilerin büyük çoğunluğu kendisine inanmamıştır. İncil verilmiştir. Rivayetlere göre 30 yada 33 yıllarında çarmıha gerilerek öldürüldüğü düşünülmektedir. Sonraki süreçte başında İsa'nın üvey kardeşi Yakup önderliğinde havariler cemaati varlığını devam ettirmiştir. Hz. İsa aslında Hristiyanlık diye bir din de getirmemiştir. Hristiyanlık dininin asıl kurucusu Pavlus'tur. Pavlus başlangıçta İsa'ya düşman bir Yahudidir. Hz. İsa'nın havarilerine zulmetmeye giderken birden İsa'nın kendisine göründüğünü ve kendisini elçi olarak tayin ettiğini iddia etmeye başlar. İsa'nın öğretilerini ve tevhit eksenli yasayı bozup inancın içerisine şirk karıştırmıştır. Hz. İsa'nın dünyevi misyonunu çarmıh merkezli metafizik bir boyuta çekerek teslis (Baba-Oğul-Kutsal Ruh) doktrinini inşa etmiştir. Hz. İsa'nın peygamberliği sadece Yahudilere iken Pavlus kendisini İsa'nın elçisi olarak tanıtıp Yahudi olmayan ırklara gönderildiğini iddia etmiştir. Hz. İsa, Musa Yasası merkezli bir hayat tavsiye ederken; Pavlus, Musa Yasası'nın kaldırıldığını iddia etmiştir. Hz. İsa bir beşer
Din
İsa, Pavlus, İncillerZafer Duygu · Düşün Yayıncılık · 2018126 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2023 12. kitabı
Genellikle İlahiyat Fakültelerinde okutulan Dinler Tarihi ders kitabı. Dünya üzerindeki müntesibi bulunan dinlerin ritüelleri, inançları, teolojileri ve tarihi özet bir şekilde ele alınmış. Bununla birlikte Batı'da ortaya çıkan yeni dini hareket akımları da mevcut. Kitabın dili gayet açık ve anlaşılır.
Din
Dinler Tarihine GirişMehmet Aydın · Literatürk Academia · 201550 okunma
Puan vermedi·234 syf.··
2023 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2023 16:19
Dili biraz ağır, yavaş yavaş ve düşünerek okunması gereken bir kitap, okuyucuya farklı bir bakış açısı katacağını düşünüyorum. İçeriğe gelirsek; Fromm bu kitabında insan zihninin ve kültürün gelişimiyle birlikte (rönesans, reform, aydınlanma) özgürleştiğini fakat bu özgürleşmenin insan psikolojisi açısından korku, kaygı ve savrulma yarattığını ifade etmiş. Yani Ortaçağ insanı dinin ve kültürün dogmalarına ne kadar bağlandıkça o kadar mutluydu ve hayatı anlamlıydı. Aydınlanma insana özgürlük vaadetmiş ama savrulan benliği, anlamsızlığı ve korkuyu ortada bırakmıştır. Modern insan bu savrulmalardan kurtulmak ve hayatını anlamlı hale getirebilmek için çeşitli bağlanma yolları geliştirebilir. Bu saplantılı bir aşk olabilir, tekrar bir milli, dini, seküler bir davaya bağlanma olabilir ya da sadist (başkasına zarar verme) ve mazoşist (kendisine zarar verme, kendi benliğini tamamen başkasına teslim etme) eğilimler sergileyebilir. Yazar bize robot insan olmak ve kendi benliğimizi kaybetmeden kendimiz inşa etmemiz ve bu hayatı anlamlı yaşamamız gerektiğini söylüyor bunun için de önerisi: sevgi, çalışmak (üretmek) ve işbirliği. İnsan kendini ve diğer insanları sevmeli, tabi ki bunu yaparken kendi benliğini asla bir tarafa bırakmamalı, kendisi olarak sevmeli ve herkesi kendisi olduğu şekliyle sevmeli. Çalışmalı, üretmeli ve bunu yaparken de kendi emeğine yabancılaşarak değil içinden geldiği şekliyle severek yapmalı. Diğer insanlarla işbirliği ve dayanışma içerisinde olmalı. Bu şekilde yaşamayı başarabilen ve kendi benliğini kendisi inşa edebilen insan gerçek manada anlamlı ve özgür insandır.
Psikoloji
Özgürlükten KaçışErich Fromm · Payel Yayınları · 19962,003 okunma