Lovnely

Lovnely
@lvnss
" İçine atmak kime yarar... "
7/10
·67 syf.··
2023 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2023 11:42
Öncelikle incelememin kitap içinden spoiler niteliğinde alıntılar barındırdığını söylemeliyim. Kitabın başlarında yazarın anlatımındaki kişi; bir gece yarısı avuç avuç ilaç içerek intihara kalkıştıktan yaklaşık iki gün sonra, evine döndüğünde babasının kendisine bir incir teklifiyle "Bu kadar güzel yemişler varken, insan nasıl ölmeyi düşünür?" sorusuyla karşı karşıya kalıyor. Babasının bu sözlerinin gerçekliğini bugün bile anlayıp anlamadığını sorguladığını da ekliyor parantez içinde. Ve intihar düşüncesinden kurtulamadığından buna rağmen doğal bir şekilde ölümü bekleyeceğinden bahsederek devam ediyor. Sayfalar sonrasında, kitabın sonlarında, art arda ölen arkadaşlarının ve alt komşusunun intiharı üzerine güzel yaşamakla ilgili şöyle söylüyor: " Sonra arkadaşlarımızdan birkaçı arka arkaya ölüyor. Henüz kırk yaşında insanlar. Daha güzel yaşamlara duyulan özlem ve bekliyişi onlarla birlikte gömüyoruz. Daha güzel yaşam diye bir şey yok. Daha güzel yaşamlar ötelerde değil. Daha güzel yaşam başka bir biçimde değil. Güzel yaşam burada. Taksim Alanı'nda. Turşu, pilav, simit, çiçek, kartpostal satan, ayakkabı boyayan siyah kalabalık içinde. Trafik tıkanıklığında yürüyemeyen arabalar, egzoz kokusu, alana yayılan sidik kokusu, gözlerimiz, duygularımız önünde açılan bu kara kalabalıktan başka bir yerde, daha başka biçimde bir güzel yaşam yok. Güzel yaşamın sınırları, ölen, gömülen arkadaşlarımızın yaşadığı kadar. " Sonrasında alt komşusu için şu sözleri sarf ediyor: " Yalnızca bu mahallenin güzellikleri, yaşamak, yaşamın tadına varmak için yeterli. Onu ölümden alıkoymaya yetmeliydi bu doğal veriler. " Beni etkileyen kısımlardan biri oldu bu farkındalık. Çünkü tam bu noktada başta suçlu olarak gördüğü hatta benzerlerini görmeye dahi dayanamayarak yolunu değiştirdiği, kaçtığı,
Psikoloji
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yardım et! Yardım et! Yardım et!
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2022 22:23
"Put yourself in my shoes"... Bu deyimin ingilizceye bu şekilde çevirilmesini saçma bulanların aksine ben kesinlikle bayılıyorum. Biraz yorum katarak "kendini benim ayaklarımın olduğu yere koy" diye çevirebiliriz bence. Yazarın anlatımı tam anlamıyla bu şekildeydi. Empati yapmak algılamamız için çok soyut bir kavram ki bence bu yüzden anladığımızı dile getirsek de çoğu zaman yoksunuz bu durumdan. Yazarın ayaklarında olamasam da onun görmezden gelinmiş tozlu yollarda bıraktığı silik izleri adım adım takip ettim. "Doğunun askısını bırakmış ve batının askısına ise tutunamadan boşluğa düşmüş biz okur yazarlar" için hele ki günümüz Türkiye'sinde mülteci ve sığınmacıların fazlasıyla artmış olduğu bu dönemde kesinlikle okunulması gereken bir kitap. Bize insan olduğumuz unutturuldu. Son sözü "Ben insandım." olan nice genç, çocuk ve yaşlı; tarifi olmayan bir acıyla buralardan yitip giderken biz benliklerimizin özgüvensizliğini ve ruhumuzun açlığını bastırmak için doğuya daha da sırtımızı dönüp batı özentiliği içinde kendimizi kandırmaya çalışıyoruz. Başlı başına bir hayal kırıklığı... Farkında veya değil, az ya da çok... Hiç fark etmez. Zulme sessiz kaldığımız her an daha çok muhtaçlaşıyoruz. O yitip giden nice insanın derdine derman, acısına ilaç olmaya daha çok muhtaç kalıyoruz. Onların bize değil bizim onlara ihtiyacımız var nihayetinde. Onlar ki mahzene kapatılmış olmasına değil de öten kanaryaya nefret besleyen çocuklar... Kötülüğe değil, iyiliğin olduğuna umut etmeye kızmış insanlar... Bizler ki kendimizi iyileştirmek, insan olduğumuzu yeniden hatırlayabilmek, içimizdeki nerden geldiğini bilmediğimiz ve bitmek bilmeyen huzursuzluğu dindirebilmek için onlara yardım etmemiz gerektiğinden bir haber olan kimseler... Birbirimize kör ve sağır oluyor, karşılıklı bir şekilde
Hayata Dair
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma
9/10
·133 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2022 22:05
Hayatı korkarak yaşadığımı düşündüğüm bir dönemdeyim. Yakın zamanda hayallerim için cesaret gösterebilmiş olsam da aşka dair bir adımım olmadı şimdiye kadar. Bu beni çok düşündürür, aşkın cesaretten ve cesaretin de aşktan geldiğine inanmama rağmen ne çevremde ne de kendimde böylesine bir inanışa sahip kalbe rastlamadım. Kitabı okumaya başlarken ne umuyordum bilmiyorum ama kesinlikle bulduklarımla uyuşmuyordu. Beklentilerim kitabın yanında çok basit ve Shakespeare için saygısızlıktı. Ön yargılarım vardı, sosyal medyada fütursuzca yapılan eleştiriler bunu oluşturmuştu. Ki o zaman da doğru bulmazdım o yorumları... Hayata karşı korkak olduğum için kaçıracağım birçok güzellik olduğunu düşünürken Romeo ve Juliet'in cesaretli adımları hayatın farklı bir penceresinden bakmama olanak sağladı. Cesaret de yeterli değildi. Bu hayatta kendimizi ve kontrol edebileceklerimizi fazlaca yüceltiyoruz. Haddimizden fazlasına kafa tutuyoruz. En sonunda her şey olacağına varıyor ve tüm bunları başımıza getiren şey seçimlerimiz, isteklerimiz, yine biz... Tek bir kitabını okumayla genelleme yapmak doğru değil ama Shakespeare'in kalemini çok benimsedim, kendime yakın hissettim. Ara sıra karaladığım yazılarımda kullandığım ifadelere rastladım. Kendi kendime böbürlenmek yerine daha çok gelişmeye heveslendim, hayal gücüme olan inancımı tazeledim. Şuanki benden pek memnun değilim, değişime açığım ve çabalıyorum. Başka bir zamanda, kendime karşı memnuniyetimin arttığı bir anda, mutlaka tekrardan okumayı istiyorum.
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,7bin okunma