9/10
·616 syf.··
2026 31. kitabı
Vov… ilk kez bir kitabın seri olmasını istemiş olabilirim. Tek ciltlik bir kitap olmasına rağmen bu kadar zengin bir dünya, bu kadar güçlü karakterler ve bu kadar katmanlı bir hikâye sunabilmesi gerçekten etkileyiciydi. Başta sadece aksiyonu bol bir fantastik roman okuyacağımı düşünmüştüm ama karşıma bundan çok daha fazlası çıktı. Bu kitap yalnızca savaşları ve büyüleyici dövüş sahneleriyle değil, insanın içine işleyen duygusu yoğun bir hikayeydi. Kesinlikle bu kadar ünlü olmasını hakediyormuş.
Kaigen'in KılıcıM. L. Wang · Beta Byou Yayınları · 202612 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 2. kitabı
Beni bazı kısımlarında çok ağlattın. Ve tekrar hayatta renk ayrımı kadar saçma bişey olmadığı düşündüğümü bana hatırlattın... bazı sayfalarda kendimi buldum, bazı sayfalarda da karaktere ağladım harikaydı
KarışıkSharon M. Draper · Genç Timaş · 20193,935 okunma
Reklam
söze nasıl başlamalı..
Puan vermedi·628 syf.··
2026 64. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Bosna'm... Güzel Bosna'm... Kalbimde ayrı bir yeri var. Nasıl İstanbul, Mekke, Medine veya Kudüs denince kalbim biraz daha hızlı atıyorsa Bosna deyince de öyle... Osmanlı'ya olan bağımızın bize yansıyan bir tezahürü olsa gerek... Kitap okumayı ne kadar seven biri olsam da kısa sürede çok fazla sayfa okuyabilen biri değilim normalde. Ancak erkek kardeşim dün akşam elinde abla bak okul kütüphanemizden ne aldım, Bosna hikâyesiymiş deyince elinden kaptığım gibi okumaya başladım bu kitabı. Sabah namazına kadar yarısından fazlasını, gün içinde de tamamını bitirdim 600 küsür sayfanın. Bu kadar hızlı okumamın sanıyorum ki iki temel sebebi var: İlki kitabın edebi dili bence ağır değildi, aynı kelimeler ve cümleler çok defa tekrarlandı, bu kitap için yapabileceğim en temel eleştirilerden biri de bu olabilir. Öbür yandan pek çok insanın da okuyup daha iyi anlamasına vesile olabilecek ayrı bir avantajı da olabilir bleki okuma hızı sağladığı için fakat edebi dilin iyileştirilmesinin duyguyu daha iyi geçirebileceğini de düşünüyorum. İkinci sebebi ise güzel bir sevdanın iziyle başlayan kitap öyle büyük ve tarifi zor acılarla devam etti ki iyi bir şey okuyabilmek için bir bölüm daha bir bölüm daha diyerek ilerleyip durdum. Bir süre sonra acaba okumayı bıraksam mı dedim iyi hiçbir şey olmayacak korkusuyla ve okuduklarımın kalbime ağır gelmesiyle... Ama öyle kötü yerlerde bırakmanın ilerlemekten daha çok beni üzeceğini düşündüğüm için hızlıca sonuna gelmeye çalıştım. Onlarca zulüm, ihanet, tecavüz, ayrılık, ölüm... Kalbim paramparça, aklım hayretler içerisinde okudum. Sonu bir nebze olsun iyi bir iki nokta içerse de yaşanan onlarca acının izini geçirmiyor elbette... Yine de okuduğum için mutluyum çünkü sevmek iddiası tanımak için çabayı da beraberinde gerekli kılar. Ve ben de sevdiğimi
Hayata Dair
MeyraSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 20197,4bin okunma
Bir bakış
Puan vermedi·104 syf.··
2026 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:40
Yazarla tanışma kitabım oldu Kramp. İnce ve akıcı bir kitap. Üslup düz. Ya beklentimi yüksek tuttum ya da beklenti altındaydı gerçekten de. Olaylar bir kız çocuğunun gözünden anlatılıyor. Kültür araştırması yapmadım ama bir kız çocuğuna göre hayal gücü ve bakış açısının daha karmaşık yansıtılmasını, çocukların o renkli zihin dünyasını pek göremedim. Ayrıca ruhsuzluk, ya öğrenilmiş kültür davranışı ya da travmanın neden olduğu bir düz çizgi. Her şeye rağmen bir kız çocuğunun küçükken babasına olan hayranlığı, büyüdükçe değişiyor. Anne ve babanın ayrı olması, iletişimsizliği, sorumsuzluğu, çocuğun savruluşuna neden oluyor. Soğuk bir aile ve kız çocuğunun olaylara, zamana, mekana yüklediği anlamları okuyor olacaksınız. Bu arada isim yerine harflerin kullanılması güzeldi: M, D, E, S. Okunabilir.
Edebiyat
KrampMaría José Ferrada · Can Yayınları · 2024315 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 16:50
Kemal Sayar geç tanışmış olduğum ancak okumaktan vazgeçemediğim bir yazar. Her okumuş olduğum kitabında dünyaya, hayata ve olaylara bakışımı değiştiriyor. Özellikle bu kitap özelinde sorunların, sıkıntıların ve problemlerin de hayatın bir parçası olduğunu; normal olanın bu olduğunu, dertlerle dertlenmenin, sıkıntılarla büyümenin hayatın bir gerekliliği olduğunu ifade etmeye çalışıyor. Ayrıca yazar anı yaşamanın, doğa ile ve insan ilişkilerinin önemini anlatmaya çalışıyor. Hızlı tüketimin, hız toplumunda insanları sürekli bir şeyleri yetiştirtmeye çalıştığını ve aslında bu şekilde insanların hiçbir şeye tam olarak yetişemediğini ifade ediyor. Oldukça beğendiğim ve etkilendiğim bir eser oldu. Hayata farklı bir bakış açısı kazanmak, negatif duygulardan kurtulmak için mutlaka okunması gereken bir eser. Ayrıca psikolojik ve psikiyatrik sorunları daha önceki dönemlerde toplumun bir sorun olarak algılamadığını, kabullendiğini, bunların Allah'tan geldiğine inanıldığını oysa modern dünya da bunların tedavi edilmesi gerektiğine inanılan bir hastalık olarak algılandığını ifade ediyor.
Hayat Teselli BulmaktırM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20232,823 okunma
Puan vermedi·
"Sözüm ona modern çağda sevmekkk... Sevmek ne uzun ve zor kelime aslında haddini, edebini bilene tabi eskiler ne güzel demiş Edeb ya hû!!! İnsanların sevgi adı altında birbirlerinin arkasından işler çevirmesinden, samimiyetsizce gülümsemelerinden, kadınların da erkeklerin de 'bir sürü seçeneğim var' diyerek önüne geleni takip edip, beğenip sonra sessizce ortadan kaybolmalarıyla dolu bir çağda sevmek... İlişkileri bir ego tatmini aracına dönüştürmelerinden, kendi bencilliklerini masum insanların verdiği değerle beslemelerinden yorulduğumuz bir zaman.. Ne kadar kötü seven, ne kadar eksik kalan, ne kadar emek vermekten kaçan insanlarla dolu bir çağ bu. İnsan; durup dinlemeye, gerçekten bakıp görmeye, hissetmeye bile zaman bulamıyor. Belki de zaman bulmak istemiyor. Çünkü hissetmek sorumluluk getiriyor, anlamak emek istiyor, kalmak cesaret gerektiriyor. Bu yazılan satırlar bile muhtemelen yalnızca bir beğeninin ardından sonsuz kelimeler arasında kaybolup gidecek. İşte hızın acımasızca tükettiği çağın gerçeği bu. Hayallerden, kalplerden ve insanlığın içindeki güzel parçalardan çalarak büyüyen bir çağ... Dürüstlüğün bu kadar nadir, sevmenin bu kadar ucuz ve yüzeysel hâle gelmesine üzülüyorum. Neden herkes birbirini öylesine deniyor? Neden kimse gerçekten kalmaya niyet etmiyor? Neden bir insanın kalbini tanımaya çalışmadan, onu yalnızca bir ihtimalmiş gibi tüketip geçiyor? Biriniz de sahici olun istiyor insan. Biriniz de cesaret gösterin. Eğer samimiyetiniz yoksa insanların hayatına dokunmayın. Eğer kalmaya niyetiniz yoksa umut vermeyin. Eğer sevmeye cesaretiniz yoksa yüreği güzel insanları yaralamayın çünkü sevmek farkındalık ister güç ister kum fırtınasında güneşe bakamayacaksan niye güneşi hep görmek istiyorum diyorsun ki ? Bazen şöyle demek geliyor içimden: Bu çağın
Beni Sessiz de Sevebilir misin?M. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20144,385 okunma
Reklam
Reklam