"Sonuçta güzel olanı herkes sever, asıl mesele sıradan gözükendeki güzelliği keşfedebilmek. Her şeyi hızla tükettiğimiz bugünlerde böylesine bir keşif yapabilmek, sabır ve emek ister. Sonuçta sevgi neydi? Sevgi emekti..."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ağladınız ey Nâsih (a.s.m.)!
Duyarsızlığımıza ağladınız. Bu denli lakayt oluşumuza ağladınız. Tesettürün ruhen de örtmek olduğunu unuttuğumuza ağladınız. Örtünmenin erkeklerle gereksiz konuşmalardan kaçınmak da olduğunu bilmeyişimize ağladınız.
Erkeklerle zaruret olmadan konuştuğumuz her bir süre kadar cehennemde kalacağımızı bildirdiğiniz halde bu denli pervasızlığımıza ağladınız. Şeytanın bu konuşmaları bizlere, "İş icabı, gereklilik, zamanın getirdiği" olarak mübah göstermesine ağladınız. Velhasıl, kabir sonrası bizi çok ağlatacak bilumum konuşmalarımıza, gülüşmelerimize ağladınız. Ruh dünyamıza namahremlerin girmesine izin vermemize, kalbimizdeki haram talanlara ağladınız.
Ağlattık sizi ey Nâsih (a.s.m.)!
Nazenin kalb-i şefkatinizi hatalarımızla incittik.
Titredi şefkat gülleriniz...
Günahlarımızın üstüne damla damla aktı mübarek gözyaşlarınız.
Richard Dawkins'in, tüm türleri Nuh'un Gemisi'nden şimdiki halleriyle çıktığını savunan bir yobazla konuşurken söylenmesini önerdiği meşhur cümleyi hatırlayalım: Ağrı Dağı'nın Ermenistan tarafındaki bölgesine iniş yapan otuz yedi tür lemurdan biri bile nasıl olur da ta Madagaskar'a gidene kadar ölmez ya da geride fosil bırakmaz.