I ş ı ğ ı n ı n I ş ı d ı ğ ı n ı G ö r m e k . - En karanlık keder, hastalık, borçlanma durumlarında, başkalarına ışık verdiğimizi ve onların bizi parlak dolunay olarak algıladıklarını görmekten m hoşlanırız. Böyle dolaylı bir yoldan, kendi aydınlatma yeteneğimizle ilgileniriz.
Uzun tasvir ve betimlemelere karşı tavrım budur :D
Okuduğum romanın ismi “M. Lökok’un kızı” idi ve ilk sayfaları gayet uzun tasvirlerle başlıyordu. Birkaç sayfa okuduktan sonra Paşa sordu: - Daha sabredelim mi?
Sayfa 28·Kitabı okuyor
Reklam
Quand je lui serrais la main, j'avais l'impression de serrer la main d'un mort, tellement il était froid. Il ne pensait qu'à mourir, je n'ai jamais vu personne d'aussi triste… Chaque fois que je le quittais, je pensais que je ne le reverrais pas au parloir suivant. Et puis un jour, en mai 93, il m'a dit : “Marie-France, je me condamne à vivre. J'ai décidé d'assumer cette souffrance pour la famille de Florence, pour mes amis.”
Hayallerime inanmıyorum deyip nöronlarımı ben engellemişsem :D
Hayallerinizi herkesten bir sır gibi saklayın. Gerek kendi beyninizin gerekse de hayalsiz nöronların sizi engellemesine izin vermeyin.
Sayfa 83 - Pdf-·Kitabı okudu
Ben ikna oldum :D
Her şeyi hızla tükettiğimiz bugünlerde böylesine bir keşif yapabilmek sağlam sabır ve emek ister. Sonuçta sevgi neydi? Emekti. Hani bir laf var ya, tanısan seversin diye. İşte greyfurt tam da böyle bir meyvedir. İçi kırmızı ve sarı olan farklı tipleri olsa da gelin biz kırmızı olandan bahsedelim.
Sayfa 57 - Pdf-·Kitabı okudu
Reklam
Reklam