4/10
·600 syf.··
2026 55. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:30
Herkese merhaba! Evet, günler boyunca yazım yanlışlarından, anlatım bozukluklarından, garip cümlelerinden dem vurduğum o kitap: Phlebas'ı Hatırla. Arka kapak yazısını okuyup merak ederek ödünç aldığım bu kitapla da ne yazık ki anlaşamadık. Neden mi? Her şey bir tarafa, metin çok uzun ve bu uzunluk ne kurgusal evrenin ne de karakterlerin derinleşmesine imkân tanıyor. Kitabın içerisinde iki farklı yerde yaklaşık 30ar sayfalık kısımlar var. Sadece bu kısımlarda bu evrende ne var ne yok fikir ediniyoruz ama aşırı derecede üstel ve özet şeklinde... Bu da ancak uzayda farklı gezegenlere iniş yapıldığında karşılaşılan varlıklar ve yaşam türlerine dair. Kitabın başından sonuna kadar ne, neden olmuş hiçbir şekilde açıklanmıyor. Bu düzen neden ortaya çıktı? Kültür nedir? Hiçbir doğru düzgün açıklama yok, olmadığı gibi izini sürebileceğimiz ipuçları da yok. Sayfalar boyunca uzay gemisi, tayfa, ana karakter ve karakterler arasındaki konuşmalar ve olaylar... Ama bunlar da Kültür'ü açıklamaya yetmiyor. Kitabın sonunda yazarın kitaba dair kısa bir anlatısı var. Kitap burada gizlenmiş aslında. O kısım da yaklaşık 30 sayfa... Keşke orada aktarılanlar romana da yansımış olsaydı... Özetle bir hayal kırıklığını daha şuraya bıraktım. Bazen de olmaz. Kitaplarla kalın!
Edebiyat
Phlebas'ı HatırlaIain M. Banks · İthaki Yayınları · 201989 okunma
Zihnindeki düşünceleri okuyabiliyorum yüce Marcus
Puan vermedi·132 syf.··
2026 9. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:21
M.S 120-180 yıllarında yaşamış evlatlıktan imparatorluğa uzanan bir hayat Marcus'un hayatı. Roma'ın en iyi beş imparatorundan biri. Biraz araştırdim nedir onu bu kadar iyi yapan diye, şaşırdım açıkçası çünkü mimari bir şeyler yapmıştır falan diye bekledim öğrenilmiş siyasi kalıplar mı diyelim ne diyelim benim düşünceme ama Marcus'u iyi yapan şey güç ile ahlakı birleştirip Roma'yı mükemmel yönetmesi, sade bir hayat tercih etmesi, savaşta askerlerinin yanında olması onu iyi yapan şeylermiş. Aynı zamanda filozof olan imparator Marcus stoacı felsefenin ilkelerine göre yaşam sürmeyi amaç edinmiştir. Mutluluk topluma faydası olan şeyleri istemektir. Ölümü düşünerek yaşayıp kalbinizi yormamaktır çünkü sonunda herkes ve her şey yok olacak, hayatta kontrol edemediğin şeyler vardır bunlara müdahale edemiyorsan düşüncelerine mudahele et, ilgisi olmayan şeylere ilgisiz davranırsa yaşamak için ruhunda mükemmel bir güç bulur insan, bir cesedi sırtlanmış ufacık bir ruhun sen, gibi buna benzer ilkeler var kitapta. Okurken kendi kendine konuşan bir adamı duyuyor gibi okuyorsunuz. O kadar güzel şeyler öğrendim ki, bir ay sürdü şu kısacık kitabı okumak çünkü öyle haldur huldur okunacak bir şey değil. Bazı cümlelerin üzerinde mesai harcamak gerekiyor gerçekten.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi
Kitap Yorumu: Ihtilal 3 - Zerda / Binnur Şafak Nigiz Özet Herkes Zeliha ve Gurur'un ayrıldığını düşünmeliydi... çünkü bazı gerçeklerin ortaya çıkması gerekiyordu. Emsal'in Gurur'u psikolojik olarak yıkmak için kurduğu planlar, beklemediği bir anda Gurur'un zekâsıyla tersine döner ve tüm oyun onun üzerine patlar. Ama asıl kırılma noktası, Emsal'in maskesinin düşmesi değil; kendini iyi biri gibi gösterirken en büyük darbenin taptığı kızı Eylül'den gelmesi oldu. Eylül, bir gecede büyümek zorunda kaldı. Taşıması gereken gerçekler ağırdır... ve bu yüzleşmede yanında Eymen vardır. Emsal'in ardından gelen olaylar zincirinde en büyük yıkımı yaşayanlardan biri Yener oldu. Hayatı askerlik olan bir adam için, artık göreve devam edemeyeceği kararı verildi. Yener'in toparlanması kolay olmadı elbette. Bu süreçte Simge ile arasındaki bağ ve Alaşafak Timi'nin Yener için görevlerinden vazgeçme kararı, en gurur verici anlardan biriydi bence. Cenan ve Muşta arasında geçmişe dair konuşmalar ve yakınlaşmalar olsa da, ikisinin de hâlâ cevaplaması gereken çok şey var. Adnan ve Çolpan, Ecevit ve Ayça, Adnan ve Nihal, Mehtap ve Girdap... her bir ilişki, hem yakınlaşma hem de içsel çatışmalarla sınanmaya devam ediyor. Her birinin hikayesi için ayrıca merakla bekliyorum favım kesinlikle Adnan ve Çolpan / Ecevit ve Ayça • Yorum Betimlemesi yüksek bir seri olmasına rağmen bu kadar akıcı olması ve benim B12'm düşükken bile karakterleri, olayları bu kadar net hatırlayacak kadar bağımlı hale gelmem... gerçekten şaşırtıcı. Șu an 4. kitabı bitirdim ama 5'i bekleyecek sabrım yok. O yüzden 4'ü bile yavaş yavaş okuyorum ki bitmesin. Bu beni bağımlı yapar mı ?
İhtilal 3 - ZerdaBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 2025397 okunma
8/10
·600 syf.··
2026 26. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:39
Banks evren kurmada mahir biri ve bu Kültür uygarlığını falan epey kafa yorarak anlatıyor. Oyunların oyuncusu daha sonraki bir eseriydi ama biz biraz ters bir sıralamayla Phlebas'ı daha sonra okuduk. Buna rağmen bir akış problemi olmadı. Evet güzel anlatıyor ama okurun da onun kadar konuya hakim olduğu kabulüyle biraz karışık anlatıyor bence. Her neyse. Kitabımızda Kültür ile İndir uygarlıkları arasında yaşanan bir savaş konu alınıyor. Kültür 'ün süper beyin yapıları Zihin'lerden bir tanesi firar eder. İdir'lişer bu zihnin peşine düşer. Bu iş için de Değişçin denilen bir türün belki de son temsilcilerinden birini, Bora Horza Gobuchul'u kullanırlar. Bora Horza'nın maceraları diyelim kitaba. Aksiyonu bol ama bir miktar uzun ve sıkıcı bir kitap. Okunur mu, kötü değil. Tavsiye ediyorum.
Bilim-Kurgu
Phlebas'ı HatırlaIain M. Banks · İthaki Yayınları · 201989 okunma
Rind'in ve Zâhid'in Halleri
10/10
·104 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 14:18
​Edebiyatımızda Rind ile Zâhid arasındaki zıtlık; şairlerin Zâhid’i riyakârlıkla itham edip Rind’i övmeleri oldukça yaygın bir durumdur. Nitekim bir şeyhülislam olan Şeyhülislam Yahya Efendi bile: ​Mescidde riyâ pîşeler etsin ko riyâyı Meyhâneye gel ne riyâ var ne mürâyı ​diyerek döneminde çok büyük eleştirilere maruz kalmıştır. ​Genelde bu iki tipin tam bir tasviri yapılmadığından olacak ki, Fuzûlî konunun zihinlerde netleşmesi adına Rind ü Zâhid adındaki Farsça mensur eserini kaleme almıştır. Bu eserde Zâhid’in oğlu olan Rind, babasının yolunu benimsemeyerek onunla manevi bir yolculuğa çıkar; fakat babasının telkinlerini bir türlü beğenmez. Rind, zâhidleri; itibara düşkün, niyetlerinin bozukluğu sebebiyle amellerini batıl eden riya sahipleri olarak görür. Buna mukabil kendisi de ehl-i iman olmakla birlikte, İslam’ın emir ve yasaklarını oldukça yanlış tevil eder. Hatta getirdiği deliller ispatlar ki helal ve haram hususunda Kur’an’ı değil, kendi nefsini esas almakta; nefsine zor gelene farklı batıl anlamlar yüklemektedir. ​Eserde Zâhid’in neredeyse her sözü doğruyken, Rind’in her sözü yanlış ve çelişkilerle doludur. O; Allah’ın affına mazhar olmak iddiasıyla ve aklı bir vesveseden ibaret gördüğü için içki içer. Allah’ın sanatını görmek bahanesiyle güzele bakmayı sevap sayıp harama yönelir ve manen "benim kalbim temiz" der. Oysa Allah’ın affına güvenilerek günah işlenemez (Fâtır, 5); içki, aklı örttüğü için kötülüklerin anasıdır (Hadis, Buhârî) ve güzel bakmak (ibret almak) sevap olsa da harama bakmak günahtır (Nûr, 30). ​Bütün bunlara rağmen Rind; zamanın şairleri tarafından kalbi teskin etme, halka şirin görünme ve şiiri meşrulaştırma gayesiyle savunulmuştur. Günümüzde ise popüler kültür tarafından bilgisizce yüceltilmekte; sözlüklerde, ibadetlerine dikkat eden
Rind ile ZahidFuzuli · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1993411 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 5. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:42
YEŞİL BAMBU Yurong adında kendini ilme adayan fakir bir öğrenci vardı. Yurong çok bahtsızdı, genç yaşta anne ve babasını kaybetmişti. Onu büyüten ebeveynlerinden biri olan amcası Yurong'u evin hizmetçisiyle evlendirdi. Karısı sürekli Yurong'u küçümserdi. Yurong otuzuna merdiven dayamışken böyle devam edemeyeceğini düşünüp karısına patlatıp bölge sınavlarına başvurdu lakin kötü bir şekilde başarısız olunca hiç eve dönesi gelmedi. Dongting Gölü'nün kıyısındaki Wu Wang mabedine uzanan geçidi sürünerek tırmandı ve sırtüstü uzandı. Gökyüzüne baktı ve orada kutsal olan karnı tok olan kargaların yerinde olmak isterken bir adam geldi ve ona siyah giysi verdi. Yurong kargaya dönüştü üstelik Kral Wu ona Yeşil Bambu adında hizmet edecek dişi bir karga da göndermişti. Bir gün bir teknenin üzerinde uçarken bir yaramaz çocuk asker Yurong'a ok fırlattı. Yeşil Bambu onu taşıdı ve arkadaşlarını çağırıp tekneyi alabora ettiler lakin Yurong Yeşil Bambu diye gözlerini açtığında insandı. Sonra çiftçi dün akşam geçerken ölü gibi uyuduğunu uyandıramadığını ve merak ettiği için kontrole geldiğini söyledi. Yurong çiftçiyi uğurladı ve evine döndü. Çok da hoş karşılanmadı,karısı yine emirler verip duruyordu. Ne kadar iyi biri olmaya çalışsa da dayanamadı karısına tekrar patlatıp sınavlara girdi ve yine başarısız oldu. Kendini Dongting gölüne atmaya karar vermişti ki yanına bir kadın geldi Yeşil Bambu idi. Birlikte Hanyang'a Yeşil Bambu'nun evine gittiler ama Yurong karısını özlediğini fark etti. Yeşil Bambu Tanrı'nın sınavından geçtiğini söyledi meğer Kral Wu Tapınağı Tanrısı için kuşlara ve hayvanlara dönüşmenin mutluluk olduğunu düşünenler bir usanç kaynağı imiş bu yüzden de okla vurularak cezalandırılmış ama şimdi sınavı geçmişti. Yurong eve döndüğünde ona güler bir yüz karşıladı. Yurong
Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik ÖykülerOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20214,052 okunma