"Geniş alınlarımız var geniş tutulmuş yazılar için, bazen yağmurda akıyor gözlerimize doluyor, eğer bi de bir duvar oluştururlarsa gözlerin önünde ya da demir parmaklıklar, körlük yeğlenir, insan 'yedim içtim yuttum alın yazımı, kör oldum oturdum' der. Lâkin bakmak bizim sorumluluğumuz, otura dura, bakmak... Ve bakakalmak..."