Babam yüzüme şöyle bir baktı: "Kızım, siz de mi yanlış düşünüyorsunuz?" dedi. "Ben daima Meşrutiyet taraftarı idim. Hatta padisahlığımın ilk zamanlarında o zamanki vükelâya bunu kabul ettirmek için ısrar etmiştim. Sonradan bunu kaldırmamız milletin çok büyük zararlara uğrayacağı anlaşılmasından dolayı idi. Maa-zallah devletimizin dağılmasına ramak kalmıştı. Beni Meşrutiyer taraftarı olmamakla itham edenler emin olsunlar kı yanıldıklarını anlayacaklardır. Kızım bunu iyi biliniz ki bu İkinci Meşrutiyeri kendi arzumla verdim. Eğer mâni olmak isteseydim." Burada biraz durdu, "Yapacak şeyi de pek ålâ bilirdim. Esasen Meşrutiyet in ilanından önce bütün devletlerin kanunu esasîlerini tercüme ettiriyor, bize en uygun olanını intihap etmek, bu suretle devleti dağılmaktan kurtaracak bir kanunu esasiye malik olmak, Meşrutiyer'i bu suretle ilan etmek istiyordum. Ne yapalım, Allah nasip etmedi." Burada gözleri doldu, "Milletimin başında tecrübeli bir baba gibi bulunmak, böylelikle vatanımın selâmeti uğruna çalışmak azm ü kararında idim. Düşmanlarım bu fırsatı bana vermediler. Türlü güçlükler ve iftiralar icat ettiler. Nihayet 31 Mart Vakası meydana çıkarıldı. Ben, meşruti bir hükümdarın yapacağını bir hatve aşmadım. Ne ileri, ne de geri gittim. Lâkin beni başka türlü başlarından def edemezlerdi. Ben takdire inanırım. Bu bize Allah'tandır. Eğer 31 Mart Vakası'nı ben ihdas etmiş olsaydım bu şekilde yüzüme gözüme bulaştırmazdım. Nasıl yapılacağını pek ålâ bilirdim. Tarih bu hakikati bir gün meydana çıkaracaktır. Bundan dolayı kalbim müsterihtir. Kızım! Şahsım için iki Türk ün, asker evladlarımın birbirini kırmasını, kan dökülmesini Allah hakkı için istemedim. Bana bu iftirayı yükleyenleri Allahım'a havale ediyorum."
Sayfa 174
Çeka
Mart başlarında ekonomik -yiyecek istihkaklarının azalması, ama aynı zamanda politik -sosyalist militanların tutuklanması sebeplerle başlayan grev, 10 martta 45. Piyade Alay'ının şehir merkezinde yürüyüş yapan isçiler üzerine ates açmayı reddetmesiyle çığırından çıktı. Grevci işçilerle birleşen askerler, Bolşevik Parti binasını ateşe verdi ve birçok yetkliyi öldürdü . Bölge Devrimci Askeri Komitesinin Bașkanı Sergey Kirov "her tūrlū yol kullanıarak Beyaz Muhafız piçlerinin acımasızca ortadan kaldırılması " emrini verdi. Rejime Sadık birlikler ve Çeka müfrezeleri metodik biçimde işgale girişmeden önce şehrin tüm giriş ve çıkışlarını kontrol altına aldılar. Tıka basa dolu hapishaneler çatırdamaya başlayınca , isyanclar ve grevciler, mavmalara dolduruldu ve yüzlercesi boyunlarna taş bağlanıp Volga Irmağına atıldı. 12 marttan 14 marta kadar 2 000 ila 4 000 arasında isyancı ve grevci kurşuna dizildi veya boğuldu. 15'inden itibaren, "işçi ve askerlerin" sadece mașa hizmeti gördükleri "Beyaz Muhafız " komplosuna "ilham kaynağı" oldukları bahanesiyle sindirme harekâtı șehrin "burjuvalarına" yöneldi. İki gūn boyunca, Astrahan'ın zengin tüccarlarının evleri yağmalandı, sahipleri tutuklandı ve kurşuna dizildi. Kesin olmayan tahmini raklamlara gõre, 600 ila 1000 arasında "burjuva" katledildi. Toplam olarak, bir haftada 3 000 ila 5 000 arasında kişi idam edildi veva boğuldu
Sayfa 119·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kâbus görenler..
"bu hastalığın aslı habis ruhlardır" Yattığı zaman üçer kere mu‘avvizeteyn (Felak ve Nas sureleri), İhlâs suresi, amene’r-resûli ve ayete’lkürsî okunur. Ayrıca üç kere “bismillahi’l-lezî lâ yedurru ma‘a ismihi şey’ün fî’larzı ve lâ fi’s-semâ’i ve hüve’s-semî‘u’l-alîmu ve e‘uzü bi-kelimâti’llahi’t-tâmmâti küllehâ min şerri mâ halaka” okunur ve üç kez üzerine tükürülür. Allahın izniyle kurtulur. Birçok kez denedik.
Sayfa 186·Kitabı okuyor
1000Kitap
maa'l-esef مع الأسف: esefle söylüyorum, yazık ki.
Sayfa 39 - tiyo yayınları
Insanlar uykudadırlar ölünce uyanacaklar!!
"Tüm kirlerden arınmış olan insan ruhu, deyim yerindeyse bilincinin geri geldiğini hisseder. Evrenin dışından, içine geri dönmüştür; dünyanın ruhu olan Kibele-Maïa, derin bir özlemle onu bağrına geri çekmiştir.."
"Kozmogoninin bu ana prensibi konusunda Zerdüşt Herakleitos'la, Pisagor Aziz Pavlus'la, Kabalistler Paracelsus'la hemfikirdir. Kybele-Maïa her yerde hüküm sürer, dünyanın kudretli ruhu.."