Babam Sultan Abdülhamid

9,0/10  (13 Oy) · 
35 okunma  · 
11 beğeni  · 
901 gösterim
"Otuz üç sene millet ve devletim için, memleketimin selâmeti için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hâkimim Allah ve beni muhakeme edecek de Resûlullah'tır."

"Günün birinde umumî bir harbin çıkacağına hiç şüphe yoktu. Fakat bizim bu işe atılmamız büyük bir cehalet ve tedbirsizlikti. Selâmetimiz tarafsız kalmaktaydı."

Sultan Abdülhamid

Meşrutiyet'le başlayan, 31 Mart ile devam eden ve tahttan azille son bulan çalkantılı bir devrin padişahı: Sultan II. Abdülhamid. İstanbul'da Yıldız Sarayı'nda başlayan, Selânik'te Alâtini Köşkü'ne uzanan ve yine İstanbul'da Beylerbeyi Sarayı'nda sona eren bir ömrün hikâyesi...

Osmanlı Devleti'nin ve dahası dünyanın talihini değiştiren bu devrin en yakın şahitlerinden biri: Sultan II. Abdülhamid'in kızı Ayşe Osmanoğlu. Sultan olarak sarayda doğan, özenle yetiştirilen, sonra ülkesinden kovulan, gurbette hayata tutunmaya çalışan bir kadının, unutulmasın diye yazdığı ve Türk milletine yadigâr bıraktığı hatıraları...

Elinizdeki bu hatırat, Abdülhamid'i sadece padişah olarak değil; bir oğul, eş ve baba olarak okuyucuyla buluşturuyor. Unutulmuş saray âdetlerinden bayram sofralarına; Abdülhamid'in kişisel yaşamından, döneme dair başka hiçbir yerde bulunamayacak bilgilere yer veren eserde dedikodu ve rivayetler üzerinden aktarılan bir dönem, o zamanları bizatihi yaşamış birinin kalemiyle aydınlatılıyor.

Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemleriyle ilgilenen okurlar, hakikatin peşine düşen tarihçiler ve tarihseveler için bir başucu eseri!
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    320
  • ISBN:
    9786050812022
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rümeysa 
 05 May 16:58 · Kitabı okudu · 24 günde · Beğendi · Puan vermedi

Ayşe Osmanoğlu'nun tarihin en tartışılan padişahlarından biri olan Abdülhamit Han'ın hayatını,kişisel özelliklerini,sarayın adet ve göreneklerini anlattığı güzel bir hatırat.Okurken kâh Yıldız Sarayı'nda bayram kutlamalarına katılıp,sarayın ihtişamlı sofralarına konuk oluyor, kâh kendinizi Abdülhamit ile beraber Selanik'e sürgüne giden bir trende buluyorsunuz.Bu kitabı okurken bu vatan için ecdadımızın nelere katlandığını, ne zorluklar içinde yaşadığını daha iyi kavradım.Kitapta en duygulandığım bölüm ise Selanik'i işgale gelen güçlere karşı Abdulhamit'in kararlılığı ve ısrarlarına rağmen tekrar Istanbul'a götürülürken Selanik halkının vapurun arkasından "Bizi bırakıp nereye gidiyorsunuz?" diyerek acılarını dile getirmesi oldu.
Velhasıl-ı kelam kitap tarihini birinci elden öğrenmek isteyenler ve Yıldız Sarayı'ndan Selanik'e oradan Beylerbeyi Sarayı'na bazen mesut ama çoğunlukla kederli bir yolculuğa çıkmak isteyenler için kesinlikle okunması gereken kitaplar arasında.

Ayşegül Balcı 
10 Tem 08:39 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Tarihi, yaşayan birinden okumak ayrıcalıktır. Sultan Abdülhamit Han kızı Ayşe Osmanoğlu, o devirde ki saray hayatından babasının hobilerine, sürgün yıllarından yaşam stillerine kadar çoğu şeyi kaleme almış. Osmanlı'nın sultanı olarak doğan ama senelerce sürgün hayatı yaşamak zorunda bırakılan güzide insan. Yaşadıkları zorlukları da bir bir anlatmış.

Gerçekleri okumak isteyenlerin başucu eseri!

Peter McKENNITT HARPER 
02 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 108 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bugünküne nazaran tertemiz bir Türkçeyle yazılmış bir hatırat. Enikonu hüzünlü, haksızlıklarla dolu, bir o kadar da doğrudur. Tarihe başka bir gözle bakmak isteyen herkes okumalıdır. Ayşe Sultan'ın sayesinde bir kaç tane güzel söz kelime hazneme katabilirdim.

Asena Çulcu 
28 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Tarih derslerinde öğretilenlerin, otoriteler tarafından yazıldığını kabul edip doğru veya yanlış olmaları hakkında fikir sahibi olmamak bu kitabı okumadan önce beyninize vermeniz gereken komutlardan. Devamında kitap sizi yönlendiriyor.

Kitaptan 17 Alıntı

Rümeysa 
 01 May 18:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Atatürk'ün Beylerbeyi Sarayı'nda Misafirliği
Birinci Cihan Harbi sırasında Mustafa Kemal Bey, Beylerbeyi Sarayı'nda muhafız subaylardan Salih (Bozok) Bey'e misafir olarak kalmıştır.Babam(Abdülhamid) pencereden Mustafa Kemal Bey'i görerek:"Bu yakışıklı zabit kimdir? " diye sormuş,Mustafa Kemal Bey olduğu,burada misafir bulunduğu kendisine söylenince:"Burada bulunan zabitlere benzemiyor.Müstesna bir kimse olsa gerek." diye fikrini bildirmiş.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 232 - Timaş)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 232 - Timaş)
Esra Kirik 
15 Tem 21:35 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Her insan gibi, saadetle felaketi yapan ve talih denilen takdire inanıyorum.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 9)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 9)
Esra Kirik 
20 Tem 23:38 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sultanlar evlendikleri zaman onlarin da hazinadar ustaları, ikinci hazinadarları; kahveci, kilerci, ibrikdar, çeşniyar, çamaşır ustaları olurdu. Yani padişah sarayındaki teşkilatın aynı, tabii daha küçük ölçüde olmak üzere, sultan köşklerinde de bulunurdu. Lakin şehzadelerin dairelerinde bu teşkilat yapılmaz, onların kalfaları bu unvanları taşıyamazlardı. Şehzade, ancak Padişah olduğu zaman kalfalarına ünvan verilirdi.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 90)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 90)
Esra Kirik 
20 Tem 23:42 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sarayda Aşkapısı, Gidiş Kapısı ve Saltanat Kapısı olmak üzere kapılar üçe ayrılır. Aş kapısından tablalar gelir ve bütün bendegan buradan işlerdi. Gidiş kapısından arabalar girer , sultanlar, şehzadeler ve büyükler girip çıkardı. Saltanat Kapısı yalnızca Padişah'a aitti.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 91)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 91)
Rümeysa 
 22 Nis 14:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

İnsan değil miyiz?Büyük de,küçük de olsak her cefaya katlanıyor ve aldanıyoruz.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe OsmanoğluBabam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu
Esra Kirik 
15 Tem 23:07 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Büyükbabamın bütün haremleri Çerkes'tir. Saraya Rum ve Ermeni cinsinden bir kadının girdiği ne görülmüş ne de işitilmiştir. Böyle olduğu halde babamın şahsi düşmanları, annesinin Çandır adında bir Ermeni kadını olduğunu söylemişlerdir. Bu iddiayı ilk defa ortaya atan "Abdulhamid'in Evail-i Saltanatı" adlı eserin sahibi Ahmed Saib'dir.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 15)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 15)
Esra Kirik 
17 Tem 22:38 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Babam saate, vakte pek bağlı idi. Diyebilirim ki işini bir saate bağlamış, düzgün ve yeknesak bir ömür geçirmiştir. Babam istirahate geçince sarayda bir sükunet başlardı. Sarayın bahçesinde kahkahalar işitilmez, piyanolar ve gramafonlar çalınmaz, gürültü patırtı yapılmazdı. Babamın dairesinde gürültü aksetmesin diye herkes ses çıkarmaktan çekinirdi.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 24)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 24)

Babam herkesin namaz kılmasını, camilere devam etmesini çok isterdi. Sarayın hususi bahçesinde beş vakit Ezan-ı Muhammedi okunurdu. Babamın bir sözü vardı: "Din ve fen," derdi. Bu ikisine de itikat etmek caiz olduğunu söylerdi.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 29)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 29)

İnsanlar çok müfteridir. Bildiklerini, bilmediklerini uydurup söylemekten çekinmezler. Babam hakkındaki iftiraların birisi de onun büyücülüğe, hurafelere inandığı hakkındaki sözleridir. Mutlak bir iktidara sahip olan babamın büyü yaptırmaya ne ihtiyacı vardı? Ne için ve kimin için büyü yaptıracaktı ?

Halbuki babam doğru ve tam dini itikada sahip bir müslümandan başka bir şey değildir. Beş vakit namazını kılar, Kur'an' ı Kerim okurdu. Gençliğinde Şazeli tarikatına girmişti. Daima camilere devam ettiğini, Ramazanlarda Süleymaniye Camii'nde namaz kıldığını, o zamanlar camide açılan sergilerden alışveriş ettiğini hikaye tarzında anlatırdı.

Böylece, camide namaz kıldığı günlerin birinde Hamza Zafir Efendi adında muhterem bir şeyhe tesadüf edip onunla ahbab olmuş, bu tarikata bu surette intisap etmiştir. Keza, Yahya Efendi Tekkesi'nin büyük şeyhi olan Abdullah Efendi vasıtasıyla dahi Kadiri tarikatına intisap etmiştir.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 28)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 28)
2 /