Babam Sultan Abdülhamid

9,3/10  (20 Oy) · 
53 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.239 gösterim
"Otuz üç sene millet ve devletim için, memleketimin selâmeti için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hâkimim Allah ve beni muhakeme edecek de Resûlullah'tır."

"Günün birinde umumî bir harbin çıkacağına hiç şüphe yoktu. Fakat bizim bu işe atılmamız büyük bir cehalet ve tedbirsizlikti. Selâmetimiz tarafsız kalmaktaydı."

Sultan Abdülhamid

Meşrutiyet'le başlayan, 31 Mart ile devam eden ve tahttan azille son bulan çalkantılı bir devrin padişahı: Sultan II. Abdülhamid. İstanbul'da Yıldız Sarayı'nda başlayan, Selânik'te Alâtini Köşkü'ne uzanan ve yine İstanbul'da Beylerbeyi Sarayı'nda sona eren bir ömrün hikâyesi...

Osmanlı Devleti'nin ve dahası dünyanın talihini değiştiren bu devrin en yakın şahitlerinden biri: Sultan II. Abdülhamid'in kızı Ayşe Osmanoğlu. Sultan olarak sarayda doğan, özenle yetiştirilen, sonra ülkesinden kovulan, gurbette hayata tutunmaya çalışan bir kadının, unutulmasın diye yazdığı ve Türk milletine yadigâr bıraktığı hatıraları...

Elinizdeki bu hatırat, Abdülhamid'i sadece padişah olarak değil; bir oğul, eş ve baba olarak okuyucuyla buluşturuyor. Unutulmuş saray âdetlerinden bayram sofralarına; Abdülhamid'in kişisel yaşamından, döneme dair başka hiçbir yerde bulunamayacak bilgilere yer veren eserde dedikodu ve rivayetler üzerinden aktarılan bir dönem, o zamanları bizatihi yaşamış birinin kalemiyle aydınlatılıyor.

Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemleriyle ilgilenen okurlar, hakikatin peşine düşen tarihçiler ve tarihseveler için bir başucu eseri!
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    320
  • ISBN:
    9786050812022
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Şeyda jy1 
01 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 10 günde · 10/10 puan

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki kitabın hakkı 4 gün. Benim 10 günde okumuş olmamın kitapla alakası yoktur. Sınav döneminde olduğum için kitabı aksattığım zamanlar oldu. Kitabın içeriğine geçecek olursak, akıcı ve yalın bir anlatıma sahip. Zaman zaman alıntılarda osmanlıca terimlere rastlansa da bu kitabın akışını asla bozmuyor. Sultan II. Abdülhamid'in kızının gözünden bir Osmanlı devri anlatılmaktadır. Siyasete dozunda vurgu yapan, geneli Abdülhamid'in siyaset dışı yaşamını anlatan bir hatırattır. Zaten haremin siyasete karışmadığı aşikar, bu nedenle bunu doğal karşılamak gerek.
Kitabı okuduğunuzda o devre gitmemeniz elde değil. Saraydaki nizam ve intizam, Abdülhamid'e gösterilen saygı, hatta ve hatta kahve sunumunda ki hassasiyet dahi kesinlikle muazzamdı. Sanılanın aksine bir "Muhteşem Yüzyıl" okumadım. (!) Kadınlar gayet edepli, belli bir yaşa erinceye kadar da açıklar. Daha sonra tesettürlerini yaşmak ve ferace ile tamamlıyorlar. Saray içinde de bir o kadar güzel elbise ve mücevheratlardan da geri kalmıyorlar.
Kitap da böyle güzel anıların yanında tabi ki Abdülhamid'in çektikleri de yer alıyor. Öyle yandı ki içim.. Tahtta kaldığı müddetçe tek bir vatan toprağını dahi vermeyen, tahttan "indirildiği" vakit 9 yılda bir karış toprağa muhtaç hale gelinmesi.. daha ne denilebilir ki ?
Beni en çok yıkan iki şey oldu; biri Abdülhamid hal edildiği vakit Allattini Köşkü'nde mahkum edilmesi bir diğeri ise Osmanlı hanedan üyelerinin sürgün edilmesi. Çoluk çocuk demeden edilen bu sürgün hangi vicdana sığar ? Sürgün edilenler kim ?(!) Ulu Hakan Abdülhamid'in de dediği gibi: "Vatanımı ve milletimi bu hale düşürenleri Allah kahretsin!"
Çok fazla detaya inmek istemiyorum bir an önce alıp okumalısınız.

Rümeysa 
 05 May 2017 · Kitabı okudu · 24 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ayşe Osmanoğlu'nun tarihin en tartışılan padişahlarından biri olan Abdülhamit Han'ın hayatını,kişisel özelliklerini,sarayın adet ve göreneklerini anlattığı güzel bir hatırat.Okurken kâh Yıldız Sarayı'nda bayram kutlamalarına katılıp,sarayın ihtişamlı sofralarına konuk oluyor, kâh kendinizi Abdülhamit ile beraber Selanik'e sürgüne giden bir trende buluyorsunuz.Bu kitabı okurken bu vatan için ecdadımızın nelere katlandığını, ne zorluklar içinde yaşadığını daha iyi kavradım.Kitapta en duygulandığım bölüm ise Selanik'i işgale gelen güçlere karşı Abdulhamit'in kararlılığı ve ısrarlarına rağmen tekrar Istanbul'a götürülürken Selanik halkının vapurun arkasından "Bizi bırakıp nereye gidiyorsunuz?" diyerek acılarını dile getirmesi oldu.
Velhasıl-ı kelam kitap tarihini birinci elden öğrenmek isteyenler ve Yıldız Sarayı'ndan Selanik'e oradan Beylerbeyi Sarayı'na bazen mesut ama çoğunlukla kederli bir yolculuğa çıkmak isteyenler için kesinlikle okunması gereken kitaplar arasında.

Selda Emir 
13 Oca 16:36 · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ayşe Osmanoğlu iyi ki yazmış ve keşke bütün padişahlar hakkında böyle bilgilenebileceğimiz daha çok kitap olsaydı.. Çok etkilendiğim ve beğendiğim bir kitap okudum. Tarih derslerini hiç sevmeyen ben, zorla aldığım bu kitabı bitmemesi için az az okudum, hatta duygulandığım zamanlar bile oldu. Bunun nedeni elbette hikayenin gerçek olması. Klasik ders kitaplarındaki cümleler -"ülkeyi padişah yönetiyordu, cumhuriyet geldi, hanedan soyundan gelenler sürgüne gönderildi."- ne kadar basit görünüyor değil mi? Gerçeği hiç basit değil, o yaşanılanlardan empati kurulunca kolay mı ülkeyi terk edip gitmek, en üst seviyede dururken bir anda alt seviyelere inmek buna rağmen saygını, ülke sevgini, terbiyeni korumak.. Bu kitabı yorumlamak için kitaptaki her başlığa ayrı ayrı değinmek, sayfalarca yazmak gerekiyor fakat burada son veriyorum ve tarihe biraz ilginiz varsa hatta benim gibi ilginiz yoksa bile okumanızı tavsiye ediyorum.

Kitabenkatibin 
30 Ara 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Tarihin en tartışılan padişahı.. Adına yazılıp çizilmenin kimi gerçek kimi yalan olduğu, kurtların vatana her zamankinden daha cüretkâr saldırdığı devrin çilekeş padişahı...
Osmanlı'nın ve dahi dünyanın talihini değiştiren şahsiyet; Sultan Abdülhamid. Onu en yakından müşahade eden babası hakkında bildiklerini hatıra eden kızı Ayşe Sultan.
.
Hatırat Abdülhamid Han'ın hem padişah olarak, hem oğul olarak hem eş hem de baba olarak hayatını anlatmaktadır.
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerini merak eden okurların başvurması gereken birincil ve objektif kaynaklardandır. Kitapta ayrıca Osmanlı saray adetleri kandil geceleri, bayramları, düğünleri dahil günlük yaşantıdan kesitler sunmaktadır.
Okuduğum esnada yer yer ağlamakla beraber içim sürekli bir hüzün halindeydi. Abdülhamid Han'ın hal'inden sonrasında hanedan ailesinin çektiği acılar ve sıkıntıları birebir yaşıyorsunuz sanki.
.
Ulu Hakan'a ilginin arttığı bugünlerde bizzat kızının kaleminden Ulu Hakan'ı okumak yüce bir memnuniyet olsa gerek.

Peter McKENNITT HARPER 
02 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 108 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bugünküne nazaran tertemiz bir Türkçeyle yazılmış bir hatırat. Enikonu hüzünlü, haksızlıklarla dolu, bir o kadar da doğrudur. Tarihe başka bir gözle bakmak isteyen herkes okumalıdır. Ayşe Sultan'ın sayesinde bir kaç tane güzel söz kelime hazneme katabilirdim.

Tarih derslerinde öğretilenlerin, otoriteler tarafından yazıldığını kabul edip doğru veya yanlış olmaları hakkında fikir sahibi olmamak bu kitabı okumadan önce beyninize vermeniz gereken komutlardan. Devamında kitap sizi yönlendiriyor.

Kitaptan 39 Alıntı

Şeyda jy1 
28 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

31 Mart vakasında Sultan Abdülhamid'in paşalara cevabı :
"Bir kişi için bin kişi yanmaz. İki kardeş birbirini vurmaz. Tüfekçilerin silahları toplansın. Kimse bir silah atmasın. Kimsenin burnunun kanamasını istemem. Ne yapacaklarsa yapsınlar."

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 144 - Timaş Yayınları)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 144 - Timaş Yayınları)
Rümeysa 
 01 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Atatürk'ün Beylerbeyi Sarayı'nda Misafirliği
Birinci Cihan Harbi sırasında Mustafa Kemal Bey, Beylerbeyi Sarayı'nda muhafız subaylardan Salih (Bozok) Bey'e misafir olarak kalmıştır.Babam(Abdülhamid) pencereden Mustafa Kemal Bey'i görerek:"Bu yakışıklı zabit kimdir? " diye sormuş,Mustafa Kemal Bey olduğu,burada misafir bulunduğu kendisine söylenince:"Burada bulunan zabitlere benzemiyor.Müstesna bir kimse olsa gerek." diye fikrini bildirmiş.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 232 - Timaş)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 232 - Timaş)
Rümeysa 
 22 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İnsan değil miyiz?Büyük de,küçük de olsak her cefaya katlanıyor ve aldanıyoruz.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe OsmanoğluBabam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu
Burak 
01 Oca 20:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Allah rahmet eylesin...
Babam, annesinden bahsettiği zaman: "Zavallı anneciğim pek genç yaşında gitti; hayali daima gözümün önündedir; onu hiç unutamadım; beni çok severdi; hasta olduğu müddetçe karşısına oturtup yüzüme bakmakla iktifa ederdi; öpmeye kıyamazdı; Allah rahmet eylesin." derdi.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 17)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 17)
Şeyda jy1 
28 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

31 Mart vakasında Yıldız,
Abdülhamid Han : "Başkâtip! Bir haftadan beri çoluk çocuk, genci, ihtiyarı, bütün kadınlar adeta aç yaşıyorlar. Bu masum kadınların günahı nedir ? Biraz ekmek lâzım değil mi ? Bir çaresine ne için bakmıyorsunuz?"
Cevad Bey laubali bir tavırla: "Ne yapalım? Onları düşünecek hâlde değiliz. Ne bulurlarsa yesinler. Yemeği nerden bulayım? Aşçılar gitmiş. Sarayda kimse kalmamış. Biraz ekmek getiririm. Suya banıp yesinler."

......ne söylenir ki buna?

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 147 - Timaş Yayınları)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 147 - Timaş Yayınları)
Esra Kirik 
15 Tem 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Her insan gibi, saadetle felaketi yapan ve talih denilen takdire inanıyorum.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 9)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 9)
Kitabenkatibin 
30 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Sabır ve tahammül ile, İnşallah memleketim, milletim selâmete çıkacaktır.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 137)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 137)
Burak 
04 Oca 00:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Büyükannem Tirimüjgan Kadınefendi, iki şehzade, bir sultan anası olmuştur. İlk evladı "Naime Sultan" olup 1843 Mart'ında iki buçuk yaşında iken çiçek hastalığından ölmüştür. İkinci evladı babamdır. Üçüncüsü de Şehzade Mehmet Abid Efendi olup 1848 Mayıs'ında aşağı yukarı bir aylık iken ölmüştür.
Babam, kızkardeşimiz Naime Sultan'la biraderimiz Mehmed Abid Efendi'ye bu kardeşlerinin isimlerini vermiştir.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 18)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 18)
Kitabenkatibin 
29 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Devletimin menfaatlerini düşünmeden hiçbir devletin arzusuna hedef olamazdım.

Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 57)Babam Sultan Abdülhamid, Ayşe Osmanoğlu (Sayfa 57)
4 /