Puan vermedi·166 syf.··
2026 50. kitabı
İtalyan yazar Domenico Starnone ile tanışma kitabım oldu Yanlış Hedef. Son derece ilginç konusu sayesinde radarıma girmişti zaten. Senarist olan başkarakterimiz, karısına göndereceği “seni seviyorum” mesajını yanlışlıkla iş arkadaşına gönderiyor. Daha da kötüsü, gelen cevap da “ben de seni seviyorum” minvalinde. Bir yandan birkaç dakikada açıklığa kavuşturulabilecek bir yanlış anlaşılma var ortada, bir yandan da bu yanlışlığı büyük bir duygusal krize dönüştürmeye kararlı bir karakter. Açıkçası evet, konu gerçekten çok ilginç. Ama bana kalırsa romanın bütün yükünü de bu fikir taşıyor. Ben karakterin kendi kendine büyüttüğü bu ikilemi pek içselleştiremedim. Hatta yer yer gereğinden fazla uzatıldığını düşündüm. Sonuç olarak dikkat çekici bir fikir üzerine kurulmuş bir roman okudum. Ama maalesef bende çalışan kısım da büyük ölçüde bundan ibaret kaldı.
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 2026165 okunma
9/10
·288 syf.··
2026 109. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:36
İlk defa Serra Menekay okuyorum, içten ve samimi bir kalemi var. Çok akıcı, çok rahat okunuyor. Konuya gelince, yakın tarihimizi oldukça iyi ve canlı bir şekilde anlatan bir metin. Paranoid şizofren teşhisi konmuş, siyasal olaylar nedeniyle gazeteciliği bitiremeden ayrılmak zorunda kalmış ve özellikle Bahçelievler katliamına tanık olduktan sonra, sanrıları zirve yapan Mehmet’in gözünden, neredeyse gün gün / olay olay 12 Eylül süreci anlatılmış, maalesef anlatılanların her biri yaşandı bu güzelim ülkemizde. O günleri hatırlamak istemeyenler hiç yanaşmasın bu kitaba..
İğne OyasıSerra Menekay · Galeati · 201968 okunma
Reklam
6/10
·352 syf.·
2026 104. kitabı
Çilekli Pancake Evi – Laurie Gilmore Selamlar! Normalde Dream Harbor serisinin atmosferini ne kadar sevdiğimi bilirsiniz ama Çilekli Pancake Evi beni öyle kurgusal mantıksızlıklara sürükledi ki, dürüstlüğümden ödün vermeden buraya içimi dökmeye geldim. Kitap aslında 8 puanlık harika bir potansiyele sahipken, yazarın aceleciliği ve karakter tutarsızlıkları yüzünden benim için ciddi puan kaybetti. Kitapta, annesini kaybettikten sonra varlığından habersiz olduğu kızı Olive ile birlikte yeni bir düzene alışmaya çalışan Archie ve bakıcılık yapmaya başlayan Iris'in hikâyesini okuyoruz. Küçük kasaba atmosferi ve karakterlerin olgun tavırları ilk başta beni fazlasıyla içine çekmişti. Ama gelelim beni en çok rahatsız eden noktalara… Olive'in annesi yeni ölmüş. Başlarda haklı olarak mesafeli, sessiz ve babasına karşı çekingen davranıyor. Tam "işte şimdi güzel bir baba-kız ilişkisi okuyacağım" derken Iris araya giriyor ve bütün o psikolojik süreç birkaç bölüm içinde çözülüp geçiliyor. Oysa böyle bir bağın yavaş yavaş kurulmasını, Archie'nin kendi çabasıyla kızına yaklaşmasını okumayı çok isterdim. Bana göre yazar, baba-kız ilişkisini derinleştirmek yerine yükü tamamen Iris'in üzerine bırakmış. Bir diğer problem ise Iris'in karakteriydi. Kitap boyunca bize daha rahat ilişkiler yaşayan biri olarak tanıtılıyor ama Archie'nin hayatına girdikten sonra bu tarafı sanki hiç yokmuş gibi davranılıyor. Karakterin değişimini ya da içsel sorgulamasını görmediğimiz için bu durum bana biraz havada kaldı. Bir de Archie ile Iris arasındaki ilk yakınlaşma sahneleri… Aralarındaki çekim çok güzel kurulmuş olmasına rağmen o sahneler bana duygudan uzak, sanki sadece o gerilimi çözmek için yazılmış gibi hissettirdi. İkisi arasındaki bağı hissetmek yerine "bir an önce bu çekimi tüketsinler" hissi
1000Kitap
Çilekli Pankek EviLaurie Gilmore · Juno Kitap · 202657 okunma
Spoiler
5/10
·336 syf.·
2026 8. kitabı
Çok karmaşık hislerim var bu kitap hakkında. Genel olarak fikir gerçekten güzel ve kitabın konusunu okuduğumda çok hoşuma gitmişti. Alma sebebim de buydu zaten. Ama maalesef diğer kısımları tuhaftı. Karakterlerin ikisi de yahudiydi ve bayağı yahudilikle ilgili sohbet var ya da sadece bir gün içerisinde bütün her şey yaşanırken gidip esrar aldılar, yani şaka mıydı bu kitap? Aşırı tuhaf aşırı tuhaf geldi. Ayrıca bu Amerikan tarzdaki rom-com'larda kültür çatışması olayınından hiç hazzetmiyorum. Kitaptan soğumamın temel sebebi oluyor. (Tabii bu kitapla alakalı bir şey değil.) Son olarak eklemek istediğim bir şey daha var: Lanet "third act break up"tan bu kitabımızda da vardı. Yani evet tam olarak break up gibi sayılmaz çünkü 1 saat falan sürüyor sanırım emin değilim -Kitabın her bölümü saat saat ilerliyor- ama Neil'ın elindeki ismin Rowan olduğunu öğrendiğimizde ben "Aa ismi olmasına rağmen kızı öldürmekten vazgeçmiş." gibi bir tepki verdim ve bir sayfa sonra Rowan'ı Neil'a karşı ihanete uğramış gibi hissederken okudum, ayrıca kavga ederken? Şaka mısın kızım ya. Kitabın tek iyi yanı özetlemek gerekirse konusu ve akıcılığıydı. Sonuç olarak incelemem bu şekildeydi önermiyorum.
Romantik
Bugün Bu Gece YarınRachel Lynn Solomon · Yabancı Yayınları · 202543 okunma
Puan vermedi
Ergün Bey'in tüm kitaplarını okumuş Ve fikirlerine saygı duyup Kendisini seven bir kimse olarak, Her kitabının % 70'inin Her yerde bulabileceğiniz tarihi kayıtlardan, Ve geri kalan % 30'unun ise Sahip olduğu inanç hasebiyle Öznel olan bakış açısından İbaret olduğunu söyleyebilirim. Elbette ki her fikir kıymetlidir Ve bizlere farklı bakış açılarına açılan Kapıları açmada olanak sağlarlar. Ama veriye dayalı olmayan Her beyanın da ( maalesef ) Sadece bir varsayım olduğunu Bilmek gerekmektedir. Dünyada yaşanan anlaşmazlıkların pek çoğu, Benim dinim seninkinden üstündür Diyen ve demekten çekinmeyen Kimseler hasebiyledir. Ve dünyada en üstün olan nedir sorusuna Her kafadan bir ses çıksa da ( ki çıkmalı da ) Kesin olan şey, bize verilmiş olan İnsan adını hak etme vazifesidir... Benim açımdan, Bundan ötesi yok zaten !
1000Kitap
Gizli Sırlar ÖğretisiErgun Candan · Sınır Ötesi Yayınları · 2008729 okunma
Puan vermedi·1062 syf.·
2026 48. kitabı
Eveeeettt uzun soluklu bir yolculuğun daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Kimine göre şimdiye kadar dünya edebiyatının yazılmış en iyi romanı; Anna Karenina... Sayfa sayısı ile beni birazcık zorlasa da ve açıkçası yer yer okurken sıkılsam da kitabı bitirip kapağını kapattığımda iyi ki okumuşum dedim. Eser her ne kadar yasak bir aşkın hikayesi olarak lanse edilse de kesinlikle çok çok daha fazlası. Kadın erkek ilişkileri, evlilik, kentli-köylü karşılaştırmaları, ahlaki değerler, dini inançlar, Rus sosyete yaşantısı, felsefe ve bir çok içeriğiyle dolu dolu bir eser. Tolstoy oluşturduğu her karakterin ruhsal durumunu ve yaşantısını mükemmel bir şekilde ve detaylıca anlatarak her bir karakteri yaşantınızın bir parçası haline getiriyor. Kitabın ismi Anna Karenina ama diğer karakterlerden olan Kiti'nin veya Levin'in ya da Vronsky'nin ismini de kitaba vermiş olsa bence hiç abes kaçmazdı. Zira her bir karakter o kadar ayrıntılı anlatılmış ki belki Anna güzelliğiyle bir adım öne çıkmıştır. Anna kocasına karşı bir aşk beslemeden, hayatın kendisine sunduklarıyla, yaşamdan çok bir beklentisi olmadan huzurlu bir şekilde yaşayan, akıllı, güzel, herkes tarafından sevilen bir kadındır. Genç ve yakışıklı subay Vronsky ile tanıştıktan sonra aslında hayatında eksik olanın aşk olduğunun farkına varır. Günün şartlarında yasal olarak bir kadının kocasını boşaması mümkün değildir. Ayrıca bu ilişkinin toplum içerisinde yaratacağı ahlaki durum da Anna için büyük sıkıntıdır. Yine de her şeyi göze alarak, yuvasını, kocasını, çok sevdiği oğlunu geri de bırakarak aşkının peşinden gider. Anna her şeyinden vazgeçerken, toplum tarafından dışlanmış, kötü bir kadın olarak tanımlanırken ilişkinin diğer tarafındaki sevgilisinin toplumdaki statüsünde bir değişiklik yaşamaması, hala sevilen ve gözde bir
İnceleme
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Reklam
Reklam