9/10
·182 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
155 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2021 13:10
Cümlesi nefesimi kesen adam. Betimlemeleri, benzetmeleri bir soluk oluyor, tam göğsümde duruyor. İşte o anlarda aldığım hazla kalbimin kulaklarımda attığını sanıyorum. Sanatını kendinden ayıramamamış Abbas. Yaşamakla yazmayı bütünleştirmiş, onu da bana hissettirmiş... Öyle bir adam. *** Yola bir düşüldü mü ömür boyunca gidilir Ekmeğin ve şarabın peşinden, turnaların peşinden Büyük şehirler büyük aşklar çığlık çığlığa terk edilir. *** Abbas gitti. Ben gemideydim, gecenin lacivertinde. Paris'i gezdim sokak sokak. Gelibolu'da kaldı aklım. Ah, bir de dağlar.. Anadolu'yu gördüm trenden, sesi kulaklarımda. Bir de sağdıç vardı, müphem. Ve aşık oldum. Plansız bir karanlıkta kayboldu kararlarım. Dünya kafamda dans ederken kurşun gibi ağırdı Afrika, varamadım. Türküleri dinledim. Bir boşlukta akıp gittim. Çünkü yoldu benim şiirim, bir hatıra cümbüşünde. Ben Abbas'tım, sağdıç ve Mahel'in arkadaşıydım. Ben göğüs kafesinde bir boşlukla şair, kendinden şüphe eden bir yazar ve yolcuydum. Ve gerçekleri, anılarımı anlattığım kelimenin ardına hayallerimle gizledim. Yakalayamasınlar bizi.
Abbas YolcuAttila İlhan · İş Bankası Kültür Yayınları · 2004172 okunma
İSLAMCI DOKU KÜLTÜRÜ VE KUMARBAZ ENDÜSTRİSİNE GİRİŞ DERSİ : DİN     
Puan vermedi·493 syf.··
2020 232. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2020 15:11
Ayol sonunda bitti..  Yine o klasik hatırlatmayı yaparak incelemeye başlayalım. Edebiyat asla tek taraflı okunmaz. Sıradaki okumak istediğim yazarlar arasında Müslüman terörist olmalıdır diyen İsmet Özel var. Kumarbazın ve bu değerli mütefekkirimizin diğer kitapları da listemde tabi.:)) Başlayalım bakalım ya Allah ya bismillah  :)) .. Hiç düşündünüz mü? Ülkemizdeki çocuklar Franz Kafka'nın Dönüşümünü bildiği kadar Abbas Sayar'ın Yılkı Atı'nı biliyor mu? Ya da kız çocuklarımız Rapunzeli bildiği kadar Aslı 'yı Şirin'i biliyor mu? Ya da kendi atası devrimcisi dururken Che Guavera'lara Marks'lara Fidellere neden özeniyor. Bu kitap tam olarak aslında bu grift suallere ve anlamsız çelişkilere birebir merhem. ... Yazar ilk başta Kültür, Medeniyet, Hars, Din Olgusu gibi kavramları tüm etimolojik bilgilerini kullanarak açıklıyor. Bu kavramların günümüze kadarki  süregelişinde  nasıl ve ne şekilde değişim gösterdiğini anlatıyor.    Medeniyetlerin kuruluşu ve İslam tarihi hakkında kısaca özet bilgiler vererek. Olaylar ve sebeplerine kısaca deyiniyor. O dönemlere kalıcı etkiler bırakmış felsefe-sosyoloji ve edebiyat takımından adamların isminden sıkça bahsediyor. Gerek Marx olsun gerek Voltaire. Gerek El-Birunî.    Yazarın tamamen bütün görüşlerine katılmadım elbette. Yer yer hak verdiğim yanları olsa da bazı yerlerde bana doğru gelmeyen düşünceleri oldu elbette. Beğendiğim pasajları paylaştım. Yazarın çoğu tespiti dahiyane. Çok okumuş kendini yetiştirmiş bir üstad. Kendi kafasında çizdiği bir ülküsü var o yolda da gidiyor.    Kolay kolay bir İslamcıyı sevmem ama bu yazar kesinlikle diğer islamcıların  yanında bin basar. Hele hele "Kazmaküreğ'in" yanında bu adamı mumla ararsınız.    Bir kere adam yeniliğe açık bir İslamcı. Sorguluyor. Eleştiriyor. Karşılaştırıyor. Kitapta
Edebiyat
Kültürden İrfanaCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 19861,026 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
MARTİN EDEN YAHUT JACK LONDON ÜZERİNE
8/10
·496 syf.··
2020 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2020 15:22
Uyarı : Bu inceleme eser hakkında bilgi içermektedir. Bölüm 1 -Eserin Yazılma Süreci- 1876 Amerikası’nda doğan London,babası tarafından kabullenilmeyip adeta 1-0 geriden başlıyor Sheakespeare’in ifadesiyle hayat denen bu oyuna.Hem çalışıp hem de okurken işler daha da kötüleşince 13 yaşında okulu bırakmak zorunda kalıyor.Sonrası ise aklınıza gelebilecek en ağır işlerde hem de henüz o yaşlardayken çalışmaya başlaması.Neler yapmıyor ki !İstridye korsanlığı,ütücülük, boksörlük,savaş muhabirliği,altın arayıcılığı bunlardan sadece bazıları.Hastalıklar ve ağır çalışma koşulları altında vahşi kapitalizmin dişlileri arasında ezilerek yoksulluk ve yoksunluk içinde büyüyor emekçi(proleter) yazarımız.Fakat yukarıdan ona doğru bakan büyük sopaya bir anlık da olsa kafasını çevirebilme imkânı bulmasını sağlayan ve onu işçi sınıfındaki diğer arkadaşlarından ayıran bazı avantajları var: gözlem gücü,ince zekâsı,okumaya ve yazmaya olan düşkünlüğü.Bu kırılma noktasını kendisi şöyle anlatıyor: “Toplumsal çukuru olanca somutluğuyla gördüm.Çukurun en dibinde onlar vardı.Biraz yukarılarda da ben duruyordum.Var gücümle kaygan duvara sarılmıştım.Ömrüm boyunca gövdemle bir hayvan gibi çalıştım ve ne kadar çok çalıştıysam çukurun dibine de o kadar fazla yaklaştım.Bu çukurdan çıkacağım ama pazularımı kullanarak değil.” Kendisiyle ilgili bu saptamayı yaptıktan sonra en son yazar olmaya karar veriyor London. Sahip olduğu doğal yeteneklerle ve birebir deneyimlediği yaşantılar esnasında yaptığı müthiş gözlemleriyle zaten buna fazlasıyla hazır.İçgüdülerinin ve kişiliğinin ona sunduğu inanılmaz azmiyle tam anlamıyla yazar olmaya adıyor kendini ve bunu başarıyor da.33 yaşına geldiğinde artık “Vahşetin Çağrısı,Beyaz Diş,Demir Ökçe “ gibi yapıtlarıyla dünya çapında bilinen bir yazar
Edebiyat
Martin EdenJack London · Anonim Yayıncılık · 2016135,3bin okunma
-Güneş de sanıyor ki bir tek o yanıyor.-
10/10
·434 syf.·
Beğendi
·
2020 2. kitabı
-Cümlelerinizi bir demet gül sunar gibi söyleyin.- -Dünya aşktan ibarettir, gerisi fasa fiso. -Eylemsiz düşünce, çıkarılmayı bekleyen define gibidir.- -Gölgeyi üşüten güneşe hasretidir.- . "Aşk, bir bedende iki kişi." “Ey aşk...! bir mucize gerçekleştir şimdi Şapkandan bir kumru havalansın Bana öyle büyük ki bu kalp, Gelsin yüreğime yuvalansın” Kitabı okurken sımsıcak bir yürek buldum. Yaşam kavgasının molalarında, sıcacık bir poğaça, buğusu üstünde demli bir çay, sevgi ve vefayla beslenmiş hoş bir muhabbet, zifiri karanlıklarda bir umut ışığı, sığınılacak güvenli bir liman, şifalı bir çift dost eli hissine kapıldım. 438 sayfalık kapsamlı ve güzel bir kitap, aforizmalarla, çarpıcı düşüncelerle dolu bir kitap. Düşünmeyi ve düşündürmeyi hedefleyen, beyinlere seslenen metafor zengini tam bir şiir ziyafeti. Bu ziyafetin menüsünde, sevgi var, sitem var, aşk var, barış var, umut var , çocuk var, kadın, insan, doğa ve Dünya var, kısacası belli bir yaşanmışlık var. Benim en çok sevdiğim aforizmalarının birinde Şair Tahsin Özmen diyor ki " İnsanın pilini, sahip olduğu mallar değil, mutlu olduğu anlar şarj eder." Ben de bu kitabı okurken gerçekten mutlu oldum, yaşam enerjim yenilendi tazelendi. Bu kitapta Şair şiiri, insan insan, insan doğa, insan toplum ilişkileri olarak yansıtıp, sosyal siyasal iktisadi ve kültürel olguların bir bileşkesi olarak ele almış. Bir empati aracı, duygusal paylaşım aracı olarak şairin şiirlerini, esas olarak insanı düşündüren, bunun yanında kimi zaman üzse de, kimi zaman hüzünlendirse de, genelde hayatı sevdiren, manevi bir hazza kaynaklık eden ve eleştirel bir farkındalık yaratmaya dönük şiirler olarak değerlendirebiliriz. Ayrıca Şair şiirlerinde, yaşadığımız zamanın garipliğinden, monotonluğundan, doyumsuzluğundan, duygusuzluğundan,
Şiir
Düşünmek Yaşamın Pasını SilmektirTahsin Özmen · Karina Yayınevi · 2018552 okunma
10/10
·434 syf.·
2019 10. kitabı
Dili çok güzel, sade ve akıcı. Altı çizilecek ve alıntı yapılabilecek yığınla satır dolu bir kitap. Şahsen ben okumaktan büyük keyif aldım, yaşamın her alanından izler buldum. Hiç bitmesin istediğim “Bir Delinin Senfonik Dokundurmaları” isimli şiirini aşağıya alıyorum. -Sevgi kilidi olmayan tek hazinedir.- -Sevgisiz kalp ışık girmeyen mabet gibidir.- -Sevgisiz yürek ya pas tutar ya buz tutar.- (Sevgi sıcak su gibidir, tüm buzları eritir.) -Sevgi tüm olumsuz duygu ve hislerin panzehiridir.- -Ne olur...! Beni yalnızca çicek açtığımda sevme.- 1. -Mutluluğu aramaktan, İnsanların mutlu olmaya hiç vakitleri yok.- (-Mutlu geceler, neden sadece bir kadının kirpikleri kadar uzun olur?-) -Ne mutlu...! Gün doğumunun mutluluğunu, gün batımına taşıyabilenlere.- (-Hanımlar, Beyler...! Biraz da bana yağar mısınız mutluluğunuzu? -Mutluluğun anahtarı, varlığına şükrettiğimiz insan sayısını artırmaktır.-) -Her güleni mutlu mu sanırsınız?- -Ne her güleni mutu, Ne de her ağlayanı dertli sanmayın.- -Acısı çok olanın gülüşü ya yavandır, ya da yalandır.- Her yer mutsuz kadınlarla mutsuz adamların, Umutsuz evlilikleriyle doldu. . Sevmemek için bahanemiz hazır, ya çok yoğunuz ya çok yorgunuz (!), uyumak için önümüze sonsuzluğu sermişken kâinat. -Oysa bir kıvılcımın parlayıp sönmesi kadardır, bahanelerle geçiştirdiğimiz şu hayat.-
1000Kitap
Düşünmek Yaşamın Pasını SilmektirTahsin Özmen · Karina Yayınevi · 2018552 okunma