Murat Adatepe

Murat Adatepe
@madatepee
şu kalbime dert diye yuva yapan kim? kitapyurdu.com/kitap/yasamak-s...
Psikanaliz tarihinde kahraman mitini karakterize eden iki temel özellik vardır. Bunlardan ilki, Freud'un önemli keşif yılları sırasındaki entelektüel izolasyonuna yapılan vurgu ve bu keşiflere hazır olmayan çevrelerin onun teorilerini abartılı bir düşmanlıkla karşılamasıdır. İkincisi ise Freud'un bir bilim adamı olarak mutlak özgünlüğüne yapılan vurgu ve gerçekte selefleri, çağdaşları, rakipleri ve takipçileri tarafından yapılan keşiflerin ona atfedilmesidir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İman geldikten sonra, bu inancın bütün etkileri insanın hayatında ortaya çıkar. Bu üst âleme de yansır. Vahiyden kuvvet alan bir insan, benim önceki hayatımda olduğu gibi boş hayallerden ve vehimlerden örülmüş bir dünyada yaşadığını kabullenemez; lüzumsuz korkuları da azalır. Böyle bir insanın en azından dua gibi bir şansı vardır. Her dua karşılığında ruhumuzda bir canlanma olur. Her ibadet karşılığında ruhumuzda bir mayalanma gerçekleşir; feyiz denilen, manevi ve görünmeyen bir kuvvet, bir nur tecelli olur.
"Ölmeden önce ölünüz" ifadesi seküler kafalara söylendiği zaman, hemen bunu yanlış anlıyorlar. Dünyevi kafalar, ölüm kelimesini bir yok olma, bir uyuşma, bir kaybolma olarak algılıyorlar. Halbuki dini muhteva içerisinde ölüm, asıl hayattır. Hayy sıfatı... Yani Allah'ın hayat sıfatı... Yani Hayy sıfatıyla sıfatlanmak... Sathi bir hayatın ölmesi, onun yerine deruni bir hayatın başlangıcı... Kuru mantığın ölüp kalbî idrakin, yani bütün melekelerle eşyayı idrak etmenin canlanması... Bu, ebedi hayatın başlangıcı oluyor. Yani iki dünyada da hayy olmak, diri olmak.
O güne kadar hayatı, kendinizle, çevrenizle ve âlemle bir çatışma olarak algılarken ve öyle yaşarken, birdenbire kendinizle, çevrenizle ve âlemle ahenk halinde yaşamak ve idrak etmek durumuna geçiyorsunuz... Büyük bir karanlıktan, büyük bir ışığa çıkıyor insan. Daha önce âlem sonlu iken, ölümle biterken ve madde dünyasıyla sınırlıyken bir çeşit sonsuzluk deniziyle karşılaşılıyor. Uçsuz bucaksız kavrayışınız temelden değişiyor. Üstelik, davranışlarınız ve refleksleriniz de buna uygun olarak değişiyor. Ama en sonunda bir uyum göstermeye başlıyorsunuz. Bu büyük değişim, bizatihi çok büyük bir hayranlık ve çok büyük bir hayret uyandırıyor bende. Bu hayret arttıkça şifaya dönüşüyor. Şifa arttıkça hayret artıyor.
Çünkü modernite insanın fıtri özlemlerine cevap veremiyor. Cevap veremediği için de insana baştan sona bunalım getiriyor Her insan arayışa çıkamıyor. Fakat herkeste gayrişuuri bir rahatsızlık var. Belki bir kademe sonra bu rahatsızlık şuurla da fark ediliyor.