"Serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin. Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa bugün olmaz.Bütün mesele hazır olmakta.Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış, erken bırakmış ne çıkar, ne olacaksa olsun."
Bir piyano sesi, sonu acıyla biten bir masalı anlatır gibi evin içinde usulca dolanıyordu. Birbirini takip eden notalar o kadar güzeldi ki tane düşen her bir parmak izi kadar eşsiz bir melodiyi canlandırıyorlardı.
"İnsan et parçası olarak geldiği şu dünyadan mezarlık gübresi olarak mı gidecek? Bütün sevinçler ve üzüntüler birer abartı mıydı? Hiç manevra kabiliyeti yok mudur insanın? Şu morgda yatan zavallı meselâ. Doğmayı o seçmemişti. Ölmeyi de istemedi."