mehmet yıldırım

mehmet yıldırım
@mahhohoho
Uludağ Üniversitesi/Uluslararası İlişkiler, Anadolu Üniversitesi/Adalet, Atatürk Üniversitesi/Fotoğrafçılık ve Kameramanlık, Dicle Üniversitesi/Makine
Diyarbakır
Diyarbakır, 5 Eylül 1987
1624 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sanat: İnsanın Varoluşa Katlanma Biçimi
10/10
·152 syf.··
2021 4. kitabı
·
96 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2021 00:00
Sanat bir süs değilse nedir? Nietzsche’ye göre cevap basit ama sarsıcıdır: Sanat, insanın varoluşa katlanabilme biçimidir. Nietzsche’nin Tragedyanın Doğuşu kitabı ilk bakışta Antik Yunan tiyatrosunun kökenlerini inceleyen bir çalışma gibi görünür. Oysa kitap, tragedyanın tarihinden çok daha büyük bir sorunun peşindedir: İnsan, acı ve kaosla dolu bir dünyada yaşamayı nasıl sürdürebilir? Nietzsche’ye göre Yunanlılar bu soruya benzersiz bir cevap vermiştir. Onlar hayatın trajik doğasını inkâr etmek yerine onu sanata dönüştürmeyi başarmışlardır. Yunan tragediası tam da bu yüzden doğmuştur. Çünkü tragedya, insanın dünyadaki acıyı ortadan kaldırma girişimi değil, onu estetik bir biçimde kabul etme cesaretidir. Bu noktada Nietzsche Yunan kültürünün iki temel gücünden söz eder: Apollon ve Dionysos. Apollon düzeni, ölçüyü, biçimi ve berraklığı temsil eder. İnsan zihninin dünyayı anlamlandırma ihtiyacıdır. Dionysos ise coşkudur, taşkınlıktır, müziktir; insanın bireysel sınırlarını aşarak yaşamın büyük akışıyla birleşme arzusudur. Tragedya bu iki gücün geriliminden doğar. Apollon görüntüyü kurar, Dionysos ise o görüntünün altında kaynayan varoluşun derin gücünü ortaya çıkarır. Bu nedenle tragedya yalnızca bir hikâye anlatmaz; insanın dünyayla kurduğu metafizik ilişkiyi sahneye taşır. Nietzsche’nin düşüncesinin psikolojik boyutu burada özellikle dikkat çekicidir. Ona göre insan zihni çıplak gerçekliğin ağırlığını taşıyamaz. Hayatın içinde ölüm, yıkım, kayıp ve anlamsızlık vardır. Eğer insan bunları doğrudan görmek zorunda kalsaydı yaşam dayanılmaz olurdu. İşte sanat burada devreye girer. Sanat gerçeği gizlemez; fakat ona katlanılabilir bir biçim verir. Bu yüzden Nietzsche şu radikal düşünceyi ileri sürer: “Varoluş ve dünya ancak estetik bir fenomen olarak haklı çıkarılmış
Tragedyanın DoğuşuFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,164 okunma
mehmet yıldırım
👏👏
tüketmenin dayanılmaz hafifliği
Gelgelelim, aynı mesajlar ekranlardan ve hoparlörlerden her gün aralıksız sel olup akmaya devam ediyor. Mesajlar bazen göze batacak kadar açık, bazen de zekice gizlenmiş oluyor; fakat ister aklı ister duyguları ister bilinçaltındaki arzuları hedeflesinler, her seferinde, mağazalarda satılan ürünleri satın almanın, sahiplenmenin ve kullanmanın içine yedirilmiş mutluluğu (veya zevk veren duyumları, keyif, sevinç veya coşku anlarını: Küçük miktarlara bölünmüş, günlük veya saatlik dozlar halinde azar azar verilen bir ömürlük mutluluk stokunu) vaat ediyor, öneriyor ve ima ediyorlar.
Sayfa 46 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Tüketim Çılgınlığı
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
mehmet yıldırım
Maalesef kimse kaçamıyor.
tüketmenin dayanılmaz hafifliği
Gelgelelim, aynı mesajlar ekranlardan ve hoparlörlerden her gün aralıksız sel olup akmaya devam ediyor. Mesajlar bazen göze batacak kadar açık, bazen de zekice gizlenmiş oluyor; fakat ister aklı ister duyguları ister bilinçaltındaki arzuları hedeflesinler, her seferinde, mağazalarda satılan ürünleri satın almanın, sahiplenmenin ve kullanmanın içine yedirilmiş mutluluğu (veya zevk veren duyumları, keyif, sevinç veya coşku anlarını: Küçük miktarlara bölünmüş, günlük veya saatlik dozlar halinde azar azar verilen bir ömürlük mutluluk stokunu) vaat ediyor, öneriyor ve ima ediyorlar.
Sayfa 46 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Tüketim Çılgınlığı
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
mehmet yıldırım
Modern zaman bunu gerektiriyor. Aslında tüketim canlı olmanın vermiş olduğu bir durum, kaçınmamız imkansiz ama asıl sorun aşırılık!