Şair, psikanalist ve cantadora (Latin geleneğinde eski öyküüleri toplayıp saklayan kişi) olan Dr. Clarissa Pinkola Estes, yaklaşık 25 yılı bulan çalışması ile kadınların içgüdüsel doğası üzerine, öykü ve mitlerden yararlanarak ve bunların adım adım psikolojik çözümlemesini yaparak, kadının (bana göre cinsiyet ayrımı yapmadan tüm insanlığa uygulanabilir çözümlemeleri var) ruhunu güçlendirmeyi yani Vahşi Kadın'a ulaşmayı hedeflemektedir, bu eşsiz eserinde.
Benim daha önce duyduğum, Çirkin Ördek Yavrusu, Kırmızı Ayakkabılar, Küçük Kibritçi Kız, Elsiz Kız gibi hikayeler dahil, aynı tadı alacağınız 16 bölüm ve 20 den fazla hikayeyi barındırıyor kitap. Kitaba başlarken sıradan hikaye okur gibi başladığım hikayeler, çözümlemeler yapıldıkça aslında ne kadar da önemli mesajlar barındırdığını gösterdi ve daha bir ciddiyetle okumam gerektiğinin farkına vardırdı. Keza çözümlemeleri okumadan önce kendimce okuduğum hikayeden bir şeyler çıkarıp ne kadar yaklaştığımı görmek ya da yaklaşmasam bile yazarla aramızdaki düşünce farkını görmeye çalışmak kitabı okurken hep zinde tuttu. Yoksa yarı yolda bırakabilirdim.
Vahşi dünyamızdaki değerlerin yani cesaretin, sabrın, saflığın, öfkenin, sevginin, gülmenin, hayal kurmanın, vs. aklınıza gelen insan doğasına ait ne varsa bulacağınız, doğadan uzaklaştığımız bu dönemde bize onları hatırlatıp sorgulatacak, değerini her daim koruyacak bir kitap.
Bu kitabı okumayı düşünenler için naçizane görüşüm; öyküyü ve mitleri seviyor olmalı, psikolojiye ilgisi ve merak duygusu yüksek olmalı ve de en önemlisi eleştirel düşünceye sahip olmalı. Aksi takdirde sıkılıp bırakması söz konusu olabilir.
Ve bu kitap içinde barındırdığı bilgiler dışında şunun farkına varmamı sağladı: öykülerin ne kadar değerli olduğu. Çünkü anlatılan tüm öyküler de yaşanmışlık olduğu