Hepimizin hayata tutunmak için bir sebebi var, olmayanlar da vardır ancak sebepsizlik bile içinde bir sebep barındırır. Celal Şengör'ce ''diy mi?'' Özellikle yaşam standartların dipte ise, dünya bir
Jean Echenoz'un trajik, sürekli giden, yolu top mermileriyle, hayalet uzuvlarla, savaşlarda kötürüm kalmakla, hayata kendini yenilerek bırakmakla ya da yoksullukla, bazen köprülerle, kimi zaman
Bu kitaptan Enis arkadaşımın doğum günü hediyesi olarak vermesi sayesinde haberdar oldum, buradan teşekkür ediyorum bir kez daha kendisine. Kitabı ilk maraton koşum olan İstanbul Maratonu’na giderken
Çek Lokomotifi lakaplı Emil Zatopek’in hikâyesi, Fransız bir yazardan beklenmeyen üslupta. Enfes kitap. Okuduktan sonra videosunu izlememek olmazdı.
Emil Zátopek Wins 5,000m, 10,000m & Marathon Gold - Helsinki 1952 Olympics youtu.be/3c4Z8cbcIiA
800 sayfa kitaplar vardır neden yazılmış ki bu kitap dersiniz, bir de 80 sayfa -bu kitap gibi- kitaplar vardır iyi ki yazılmış dersiniz.
.
Jean Echenoz (fransız yazar), “Koşmak”’adlı bu kitabında “Çek Lokomotifi” lakaplı uzun ve maraton koşularda dünya rekorları kırmış, 4 olimpiyat şampiyonluğu bulunan Emil Zatopek’in hayatını anlatmaktadır (koşu serüvenini desek daha doğru olur) ve o dönenim siyasi olaylarına değinmeden de geçmemektedir.
Gösteri yerine yeni gelmiş Emil'i hemen tanıyorlar. Bir şeyler söyle Emil, hadi, diyorlar, herkes bağırıyor, tepki siz kalamazsın. Emil önce biraz çekiniyor. Söyleyecek bir şeyi olmadığından değil kuşkusuı, ama gazetecileric söyleşiler yapmış olsa da kalabalıklara hitap etmeye alışkın değil. Önemli değil, konuşmaya başlıyor: narİn sesini zorla yarak ulusal kahraman . alıyor, prag’ın ordularının işgalini kabul etmiyor, kınıyor. Atietiere özgü bakış açısın dan söylüyor, yakında birkaç hafta sonra olimpiyat oyunla rı Mexico'da yapılacağından orduyu olimpiyat için ateşke se davet ediyor. Bu pek açık olmayınca, oyunlar sırasında SSCB'yi boykot etme çağrısı düşüncesini açıkça söylüyor.
Jean Echenoz ilginç bir yazar. Olaylara yaklaşımı , kurgusu kelimeleri kullanmadaki becerisi bakımından oldukça keyif veren bir yazar. Bu yazarın okuduğum üçüncü kitabı. Çek lokomotifi olarak tanınan 5 olimpiyat madalyası kazan 5 bin 10 bin ve maraton koşularında bir çok rekorları bulunan Emile Zatopek in kısa ama dolu dolu hayatını anlatan bir eser. İkinci Dünya Savaşı yılları, Alman işgali, Sovyetlerin Çekoslovakya’yı kurtarması, Komünist Parti iktidarı, ve partinin yönetim biçimlerinde kapsayan 20 yıllık bir dönem yazarın görüş açısı ile yalın ve öz bir şekilde anlatılıyor. Koşuya ilgi duyanların mutlaka okumasını düşünüyorum. Keyifli okumalar.
Ercan Kesal'ın, TEDx konuşmalarında yaptığı alıntı ile dikkatimi çekmişti bu kitap. Ve iyi ki de alıp okudum diyorum şu an.
.
16 yaşında ayakkabı fabrikasında çalışmaya başlayan Emil Zatopek, hiç ilgi duymamasına rağmen bir gün bir yarışta koşmaya başlar ve ikinci olur. Bunun üzerine koşmaya karşı engellenemez bir tutkuyla bağlanır ve kendini sürekli geliştirip, kırdığı dereceler sonucunda "Çek Lokomotifi" unvanı almasını, sonrasında Demir perde'nin etkisiyle ülkesinde çöpçülüğe kadar inişinin hikayesi başlar. Hem hayat hikâyesi hem de İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaşın ilk dönemlerini ele alması, bunun yanında yazarın yalın ve sıkmayan anlatımı ile başladığınız gibi bir çırpıda bitecek güzel bir kitap
Savas dönemi.
Bir fabrikada çalışan sabi ve fabrikadan olimpiyatlara giden bir yol.
Bu uzun metrajlı yol,çek tarihinin,politik baskının ,kimliklerden soyularak sadece insan olduğu için görünür olma çabasının,insanlığın aşkın olana doğru koşusu.
Efsane koşucu "Çek lokomotifi" Emil Zatopek'in hayatını belgesel niteliğinde ama bir o kadar da sosyokülturel bilince farklı bir açıdan bakabilmeyi sağlan nefis bir kurgu ve yormayan bir dille anlatan,kısacık bir roman.
Yazarın diğer kitaplarını çok çok merak ediyorum.
Nefisti.
Fransız edebiyatından üslubuyla şaşirtan bir roman.
12/2018
Çok çok iyi kitap, kendinin farkına varmak popülerliğin hem çok işe yaradığı hem de hayatımızı alt üst ettiğini anlatan müthiş bir kitap. Emil her koşulda ve durumda mutlu kalmayı becermiş biri.
Fransız yazar Jean Echenoz, 1947’de doğdu. Sosyoloji eğitimi gördü. Echenoz’un duru bir dil ve üslup haline getirdiği süssüz anlatımı, Fransız edebiyat çevreleri tarafından büyük ilgi ve takdir topladı. Fransa’da "Fransız edebiyatının son yıllarda yetiştirdiği en büyük ustalardan" sayılan Echenoz, 1983 yılında yazdığı "Cherokee" adlı romanıyla Médicis Ödülü’nü aldı. 1989’da yayımlanan "Lac" adlı eseriyle de Avrupa Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Yazarın Doğan Kitapçılık tarafından yayımlanan Türkçe’deki ilk romanı "Ben Gidiyorum", 1999 yılında Fransa’nın en saygın edebiyat ödülü olan Goncourt’u kazandı.
1999 Goncourt Ödülü (Ben Gidiyorum)
1989 Avrupa Edebiyat Ödülü (Lac)
1983 Médicis Ödülü (Cherokee)