Başına gelecek olan felaketi (buna felaketten başka bişey denilemez) bile bile küçücük bir umuda tıtunmak.. Köklerine bağlı olmayı anlayabiliyorum fakat yaşama tutunma arzusunun bu kadar inatla devam ettirilmesine oek anlam veremiyorum. Su bulamadığın, mısır tohumları yediğin hatta artık sıçan yemek zorunda kaldığın bir hayatı ne sürdürmek istersin. Anlatımı çok iyiydi gerçekten iliklerime kadar hissettim o çaresizliği. Ama aynı şeyi Piyanist filminde de düşünmüştüm. Bu kadar neden yaşamak için ısrar?
Çok çok iyi kitap, kendinin farkına varmak popülerliğin hem çok işe yaradığı hem de hayatımızı alt üst ettiğini anlatan müthiş bir kitap. Emil her koşulda ve durumda mutlu kalmayı becermiş biri.