Lou Andreas Salome karşı cinse koşulsuz teslimiyet ile bütünüyle bağımsız olma arasında gidip gelen bir kadının hikayesini anlatır. Kendi hayatından da esintiler taşıyan bu yapıtta kadınların asırlardır kabullenmek zorunda olduğu toplumsal normları kabul etmeyişini yansıttığı kendi gibi bir yapıt ortaya koymuş olması bu kitabı okuması yapmakta.
Bundan pişmanlık duyulabilir di. O denli değerli bir sermayeyi bozuk para gibi harcadığı için insan kendi adına pişmanlık duyulabilirdi. O halde niçin en azından o çılgınca duygu tüketiminden de , gençlik romantizminin o insanı bitkin düşüren abartılarına doğru yaptığınız duygusal sapmalardan da pişmanlık duymuyoruz?
Bazen hayat dersinin acımasızca verildiği, ama o dersi cesaretle dinlemiş biri olarak; seni gerçekten sevmiş, ama kendinden ölesiye, aşkından bile nefret edecek kadar nefret eden biri olarak, seni kendinden uzaklaştıran, ama senden sonsuza kadar ayrılmamanın özlemini çeken biri olarak; seni unutmaktan daha değerli bir umudu, unutulmaktan daha büyük bir korkusu olmayan biri olarak düşün beni.