Sadık Hidayet'in okuduğum ilk kitabı daha doğrusu İran edebiyatindan okuduğum ilk eser. Kitabı bitirdikten sonra ruhun çektiği ızdırabın bedeni dinleyerek,. olağanüstü bir şekilde nasıl kaleme alındığı. Kitap bittikten sonra kesin şunu anladım diyemiyorum. Bazı sayfalarda kendimi bulduğum bazı sayfalar da ise aynı şeyleri bende hissedeceğim algısı oluşuyor. Sadık Hidayet hayatı gibi anlaşılmaz ,hezeyan dolu bir eser ortaya koymuş. (Bazen bende o kafadan istiyorum diyorsunuz.:)
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birbirine ters düşen öyle çok şey gördüm, birbiriyle çelişen öyle çok şey duydum ki! O görmeler yüzünden gözlerim, eşyanın yüzeyinde, ruhu özü örten o ince ve sert kabukta aşındı. Artık hiçbir şeye inanmıyorum, hattâ şimdi eşyaların ağırlığından, sabitliğinden, açık seçik gerçeklerden şüphe ediyorum. Avludaki taş havana parmağımla vursam ve sorsam: sabit misin, muhkem misin? — Evet! diye cevap verse bilmem inanır mıyım!