bookslawer

bookslawer
@maivekan
Mütemadiyen okur, kitapkolik.
Lucius Seneca
“Hasta olduğun için değil, hayatta olduğun için öleceksin.”
Sayfa 154·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·368 syf.··
2021 96. kitabı
“Acı, şüphe ve korku bazen güzelce işlenmiş maskeler hâlini alarak sevgiymiş gibi davranır ama aslında bu bir yalandır.” See-lamm dostlar! Efsane bir finale hazır mısınız?Hainin Oyunu serisi, Savaşçının Laneti ile sona eriyor. Kestra’ya son bir kez daha eşlik etmeye; savaş, ihanet, büyü ve aşkla dolu bir dünyaya açılan pencereden bakmaya davetlisiniz. Serinin son kitabının yorumunu okumadan önce ilk iki kitabı okumanızı öneririm. Hatırlarsanız; serinin devam kitabında Lord Endrick’i yok etmek için yola çıkan Kestra, büyük bir bozguna uğrayarak geri çekilmek zorunda kalmıştı. Herruh Ormanı’nda gözlerden uzak tutulurken, büyüsünün geliştiğini hissedebiliyor ve tüm uyarılara karşın güçlerini tamamen benimsemesi gerektiğini biliyordu. Fakat, sonunda yozlaşmak tehlikesi ile karşı karşıyaydı. Lord Endrick’i yok etmek için ihtiyaç duyduğu güç kendi sonunu da hazırlıyor, onu an be an insani duygulardan arındırıyordu. Sonunda yozlaşacak olsa da Kestra’nın emin olduğu tek bir şey vardı: Antora’nın kaderi büyüde gizliydi… Aksiyonun, maceranın ve dozunda fantastiğin harika bir karışımıydı bu kitap. Aşk konusuna hiç girmeyelim, zira sevgi pıtırcığı Simon bile bir ara Kestra’yı öldürme planlarına ortak oluyordu. Ayar oldum ona anlayacağınız. Basil ve Trina’ya olan sevgim ile Tenger, Gabe ve Harlyn’e olan sinirim doğru oranda artış gösterdi kitap boyunca. Ayrıca seriye bu kitapta yeni bir karakter daha eklendi: Joth. Kestra’nın Kızıl Taht uğruna büyüsünü hiç tanımadığı biriyle paylaşacak kadar ileriye gideceği kimin aklına gelirdi ki? Üstelik karakterimiz, bu süreçte hem Lord Endrick hem de onun düşmanlarına karşı bir mücadeleye girişmek zorunda kaldı. Okuduğum en güçlü kadın karakterlerden biri olduğunu da kanıtladı aslanlar gibi. Bu süreçte çiftimiz arasındaki yol ayrımı da
Edebiyat
Savaşçının LanetiJennifer A. Nielsen · Yabancı Yayınları · 2021195 okunma
Aşma özlemi duyduğumuz sınırları aşmaya cüret edemeyiz. Aşmak isteyip de aşmaya cüret edemediğimiz bu sınırları da aslında kendimiz koyarız.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Edebiyat
Dünyayı sözcüklere tutsak ettik. Bu süreçte biz de, kendi sözcüklerimizin tutsağı olduk.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Edebiyat
6/10
·360 syf.··
2021 117. kitabı
“Eylülden daha ne beklenir. Eylül, malûm ya, hüzün ve yağmur ayıdır.” Merhabalar kitap dostlarım! Bugün, Servet-i Fünun topluluğunun en meşhur yazarlarından biri olan Mehmet Rauf’un “İlk eserim son üstadıma” ifadesiyle Halit Ziya Uşaklıgil’e ithaf ettiği ve Türk edebiyatının psikolojik romanda ilk başarılı örnek kabul ettiği Eylül ile geldim karşınıza. Sözde mutlu bir birliktelik sürdüren Süreyya Bey ve Suat Hanım, evliliklerinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen hâlâ Süreyya’nın ailesiyle oturmaktadırlar. Fakat evin havasından bunalan Süreyya, bir an önce köşkten ayrılıp denize bakan sakin bir evde yaşamanın, en azından yazı orada geçirmenin hayalini kurmaktadır. Kısa bir süre sonra dileği gerçekleşir ve yaz için Boğaziçi’nde bir yalıya yerleşen çift, hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip Bey tarafından sık sık ziyaret edilir. Necip’in, diğer kadınlardan farklı gördüğü ve derin bir saygı beslediği Suat Hanım’a olan ilgisi bu ziyaretler neticesinde şiddetli bir sevgiye dönüşüverir. Bu aşk, her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirecektir… Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesur işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül, iki âşığın iç dünyalarını, bunalımlarını, dünya görüşlerini, çelişkilerini, çaresizliklerini ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarını gerçekçi bir üslupla ve metafor olarak kullanılan Eylül ayının hüznüyle anlatıyor. Üç ana karakter etrafında gelişen, İstanbul’un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu bu eser; oldukça yoğun iç konuşmaları ve derin ruhsal tahlilleri ile psikolojik roman türünün hakkını veriyor gerçekten. Buna uygun olarak yaşanan gelişmeler de olaylar bağlamında değil, psikolojik olarak ilerleme kaydediyor kitapta. Kibarca,
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550bin okunma