Bu hissi bilirim. Vücut dediğiniz şey size bir tür hapishane gibi gelmeye başlar. Hapishane de değil, nasıl desem, vücudun tamamı ruhu çok sıkı saran bir dik yakalı kazağa dönüşür. Yırtmak için dayanılmaz bir istek duymaya başlarsınız.
Siz kendi yavrunuzu en seçkin bireylerden olsun diye el üstünde tutarsınız, kişiliği zedelenmesin diye dünyanın hışmından canla başla korursunuz.Binlerce şey ögretirsiniz, insanlık tarihinden atom altı parçacıklara. Sosyal olsun, zeki olsun, bilgili olsun, vicdanlı olsun dersiniz. Sonra kulağından birkaç cümle girer ve onu hayvan benzeri bir şeye çeviriverir.Değerli yavrunuz, artık dünyanın sırtında bir yükten başka bir şey değil.
Dünya'yı doğru yere koyup, "Bu dünya, tabiat,evren ve içindekiler Cenab-ı Hakkın bana emanetidir.O'nun büyük sanat eseridir." deyip ona sahip çıkmak inancın gereğidir.Bu manada din , dünyadan kaçmayı değil, ona sahip çıkmayı emreder.
Pal Sokağı çocuklarının içten, samimi, sıcak , hayalperest dünyasına misafir olmak bana iyi geldi.Öyle bir dünya ki koca adamlarda olmayan yürek, delikanlılık, adalet duygusunun bu çocuklarda can buluşunu gözlemliyoruz.
Ve Nemecsek, karakter değişimi ve gelişimi gerçekten hoş işlenmiş bir karakter olmuş. Keyifli ve biraz da hüzünlü idi. Okumayı düşünenlere tavsiye ederim