Hevesle aldığım kitaplardandı, hevesim kursağımda kaldı. Yani karanlık romantizm okuru olarak bu kitabı beğendiğimi pek söyleyemem, hayatımda okuduğum en acemi karanlık romantizm kitaplarından -hatta okuduğum en acemi kitaplardan- biriydi. Normalde bu tür kitaplar biraz sürükleyici, heyecan verici falan olur, aksiyon, gizemli olur. Ama bu kitaptaki tek gizem, kadın karakterin annesinin nasıl öldüğü ya da nasıl öldürüldüğüydü. Kadın başkahramanımız da çok hassas, affedersiniz havadan nem kapan biri. Kitaba, özellikle de, savcılık mesleğine uygun bir karakter olduğunu düşünmüyorum. Yazar belki ilk kitabı olması dolayısıyla düzenleme fırsatı bulamamış olabilir ama birbirini tekrarlayan sözcükler, ifadeler, betimlemeler çok fazlaydı. Acemiliği yüzünden böyle olabilir, sorun yok ama ikincisini okuyacağımı sanmıyorum. Kalemi güzel, onun dışında ilgimi pek çekmedi. Ha bu arada erkek başkahramana ayar oldum, öfke sorunları var. Umuyorum ki yazar, ikinci kitabında bu kitapta yaptığı hataları tekrarlamaz ve okurunu memnun edebilir. Bu okur kitlesinin arasında benim olmayacağımı üzülerek söylüyorum.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Uzun sureli bir ekran bağımlılığından kurtulabilmek için şiir okuyayim dedim ve MUHTESEMDI
niye böyleydi anlamadım ama hani 1 şiiri okumak 1 dakika ise yarım saniye falan dusununce direkt aşırı etkilendim. Anlamadığım bazı şiirler oldu ama muhtesemdi o yuzden 9/10 veririm, tesekkurler️
MakilerSunay Akın · İş Bankası Kültür Yayınları · 20161,006 okunma
Makiler, Sunay Akın’ın ilk baskısını 1989 yılında yaptığı şiir kitabı. Kitap çok kısa birkaç kelimeden oluşan 3-5 satırlık şiirlerden oluşuyor. Ancak şiirler o kadar derin ki yazar, uzun lafı kısa şiirde anlatıyor. Çok iyi temaların olduğu bu kitap, Cemal Süreya’nın da ilgisini çekmiş, kitabın ilk sayfasında Cemal Süreya’nın kitap hakkındaki düşünceleri yer almakta. 10 dakikada bitirebileceğiniz ama tekrar tekrar okuyacağınız bir kitap.
Sunay Akın'ın yazdığı tür şiir değiştirilmezse, yani aynı şairde değiştirilmezse tıkanmaya yazgılı bir tür. Ama onda tıkanmıyor.
Şiirleri çoğaldıkça bende bir şaşırma duygusu
yaratıyor. Bu da onun başka bir erdemi elbet. Her gün, düşünüyorum, yarın ne yapacak, ne diyecek diye. Selahattin Batu yıllar önce Varlık dergisinde yazdığı bir yazıda bir "düşünce lirizmi" aradığım ileri sürmüştü. Bence yapamadı.
Düşünce lirizmi Sunay Akın'da
Sunay Bey'i pek çoğumuz televizyonda ve çeşitli platformlarda ki "Bakın bakın size ne anlatacağım" diye başladığı sonunda "Aaaaa" diye tepki vereceğimiz anlatıları ile tanırız. Daha önce araştırma-kısa öykü-bilgi deposu diyebileceğimiz bir kaç kitabını okumuş biri olarak, bu defa şiir okuyayım diye düşündüm.
Elimizde ki şiir kitabı henüz yazar 27 yaşında iken(1989) yayımlanmış, yazarın ilk şiir kitabı. Kitabın başında Cemal Süreyya bir önsöz yazmış kısaca diyor ki: Sunay'ın şiirleri lirizme ve dünya sularına batırılmış bir düşünce. Eğer şiire ve şaire sahip çıkmak isterseniz Sunay'in peşini bırakmayın. Bunu dedikten kısa bir süre sonra vefat eden yazar biz okuyuculara ufak bir miras/vasiyet olarak bırakmış diye değerlendirebiliriz.
Kitap ismini ilk şiirden alsa da--(Bir an önce
görülsün diye Akdeniz
Toroslarda ağaçlar
hep çocuk kalır) insanın aklına acaba Sunay Abi'nin şiirleri adeta Japon haikuları gibi kısa diye mi bu ismi aldı diye düşündürüyor.
Şiirlerin kaynağı toplum, halk, yoksulluk, aşk, hastalık gibi kaynağını insan ve toplumdan alan şiirler. Az sözle cok sey anlatan bir tarzı var. Ölen bir askeri anlatan şiirinde migferinden kuşa şu icirecek kadar barışçıl, cirosu her gün artıyor diye hastanenin karşısında ki oyuncakçıya kızacak kadar insansever, sobada yanan kömürde madencinin sesini duyacak kadar isçinin yanında, küçükken yediğimiz elma seferlerini hatirlatacak kadar çocuk, ölen serçenin kanadını kediden önce rüzgarın oynatacağını bilecek kadar çocuk. Kısacası Sunay abi hep çocuk, hep umitvar, hep barışçıl..
Sunay Abi hep yazsın hep okuyalım. Birkaç ufak şiirle veda edelim
MİĞFER
Yağmur sinmiş toprağa
usulca geceden
su içiyor göçmen kuş
ölü bir askerin
ters dönmüş miğferinden
AYRILIK
İki rayı gibiyiz
bir tren yolunun
yakın olması
neyi