Öncelikle bu şimdiye kadar Cassandra Clare'in kitapları arasında favorim oldu. Beklediğim çoğu sahne sonunda gerçekleşti ve keyifle okuyabildim. Üç kitabını okuduktan sonra, özellikle bunu okurken, Clare'in kalemini ne kadar sevdiğimi fark ettim. Bu tarzda yazan yazarları seviyorum. Kitabı okurken sürekli Ruelle'in Game of Survival şarkısını dinledim ve savaş/dövüş sahneleriyle uyumu çok iyiydi. Puanım 4/5.
Kitaptan bağımsız yayınevi hakkında da bir şey eklemek istiyorum, son zamanlardaki Dex fiyaskoları ve bazen karşıma çıkan Martı yazım/noktalama hatalarından sonra Artemis hızır gibi yetişti. Belki gözden kaçırdığım yerler vardır ama çevirisi, editörlüğünden çok memnun kaldım kitabın.
Ben bu kitapla dizide kullanılan kısmın sona erdiğini ve dizinin finalde kitapla yollarını ayırdığını sanıyordum ancak dizide çoğu şey atlanmış olsa da dizide olan olaylar 3. Kitapla sonlanmıyor. Buysa dizide kullanılan finalin kitapta da gerçekleşme olasığını doğurdu benim gözümde. Öyle olmamasını umut ediyorum
Kitabın gidişatından bahsedecek olursam yazar bunu da diğer kitapları gibi kendi içinde ayırmış. Camlar Şehri, temelde üç bölümden oluşuyor. Birinci kısım, Alicante'ye gelmelerini konu alıyordu genel olarak. İkinci kısımda Valentine'ın Alicante'ye ilk saldırısı vardı. Üçüncü ve son kısımse bu kitaptaki son savaştan oluşuyordu. Her zaman yaptığımın aksine bu incelemede öncelikle kronolojik sıraya göre olaylara ve onlar hakkındaki düşüncelerime değineceğim; ondan sonraysa klasik karakter görüşlerimi ekleyeceğim.
|Bu kısımdan sonrası minor/major spoiler barındırmaktadır|
Sebastian'ı okurken başta belki ilk zamanlarda kendisi olabileceğini düşünsem de Jace'le, yani Valentine'ın diğer oğluyla sözde oğluyla, konuşurkenki tavrı beni şüphelendirdi ve Jonathan Christopher'ın rolüne