Yıllarını birlikte geçirdiği insanlarla alelacele vedalaştığını düşününce geçip giden zamanı hüzünle anıyor, ona göre zamanı, nasıl uçup gittiği değil, bir daha geri dönmemek üzere geride kalmış olması tanımlıyordu.
Kitty Fane son derece otoriter, hırslı ve hayatı boyunca küçük hedefleri olan sığ bir kadın tarafından yetiştirilen genç bir kızdır. Karakterli yetiştirilmeyen Kitty, sevmediği ve sıkıcı bulduğu Walter ile istemediği bir evliliğe girmeyi kabul etmiştir. Kocasını aldatan Kitty, Walter’ın bunu fark etmesiyle hayatındaki her şeyi, öncelikle kendini sorgulayacağının farkında bile değildir.
Boyalı Peçe genel olarak beni özellikle sonlara doğru hüzünlendiren bir kitap oldu. Aslında başlarda basit bir aldatma hikayesinden ibaret olduğunu düşündüğüm hikaye W. Somerset Maugham’ın karakterlerin iç düşüncelerini detaylarıyla okuyucuya göstermesi ve Walter’ın beklenmedik tehdidiyle tamamen değişti.
Yaşadığı aşk acısı ile Walter aslında aldığı karar ile Kitty’ye çok büyük iyilik yaparak Kitty’nin içinde bulunduğu benmerkezcilikten uyanmasına neden olur. Walter aslında bence hastalığın olduğu o şehire giderken hem kendinden hem de Kitty’den onu
sevmesine rağmen vaz geçmek istiyordu. Walter’a tüm hikaye boyunca üzüldüm. Kitty dünyanın kendi etrafında dönmediğini anladığında gerçekten inandırıcı bir şekilde değişmeyi başarıyor ve aslında nefret ettiğiniz bir karakter olarak kitabın sonunda Kitty’yi sevmeyi değil belki ama anlamayı başarabiliyorsunuz.