Elizabeth Gaskell

Elizabeth Gaskell

Yazar
7.8/10
43 Kişi
·
98
Okunma
·
16
Beğeni
·
1723
Gösterim
Adı:
Elizabeth Gaskell
Tam adı:
Elizabeth Cleghorn Gaskell
Unvan:
İngiliz Yazar
Doğum:
Chelsea, Londra, Birleşik Krallık, 29 Eylül 1810
Ölüm:
Holybourne, Birleşik Krallık, 12 Kasım 1865
Elizabeth Cleghorn Gaskell (d. 29 Eylül 1810 - ö. 12 Kasım 1865) Victoria devri İngiliz roman yazarı. Elizabeth Stevenson olarak doğdu. Manchesterpapazı William Gaskell ile evlendikten sonra, çoğunlukla kısaca Mrs. (Bayan) Gaskell olarak tanındı. Eşinin işi sayesinde toplumun farklı kesimlerini tanıma ve özellikle fakirlikleri görme şansı yakaladı. Romanlarında özellikle Manchester'daki endüstriye hayatı ve toplumu yazdı. Ayrıca bir deCharlotte Brontë biyografisi kaleme aldı. Charles Dickens'ın da desteklediği Gaskell'ın yazıları dergilerde yayınlandı. Yaşadığı dönemde kadın yazarlara çok nadir rastlanmaktaydı ama Gaskell kendine İngiliz edebiyat dünyasına bir yer edindi.
-"Anne sevgisi Tanrı tarafından bahşedilir oğlum. Bu sonsuza dek sürecek kuvvetli bir sevgidir. Bir kızın sevgisi ise duman gibidir. Esen her rüzgarda yön değiştirir."
-"Şimdiye kadar gördüğüm en huysuz kız. İnsanı küçük gören bu tavırları yüzünden o muhteşem güzelliği insanın zihninden silinip gidiyor."
287 syf.
·5 günde
#kitapagaciklasiklerkulubu Mart kitabımızdı.
Grupta çoğu kişi için zor ve sıkıcı bir okuma olmuş sanırım ama ben severek okudum. 1800’lü yıllarda İngiltere’de bir taşra bölgesi ve oradaki kadın yoğunluklu bir nüfusun çevresinde geçen olayları okuyoruz. O dönemde İngiltere’de sanayileşme etkileri görülüyor. Ticaretle uğraşan erkekler bu taşrada çok yer edemese de, kadınların domestik yönleri, ahlak kuralları, sohbet ve kıyafet konuları çokça yer ediyor.
Gaskell, küçüklüğünde teyzesiyle birlikte yaşadığı Knutsford’daki günlerini yansıttığını da belirtmiş önsözde. Ölümünden önce John Ruskin’e yazdığı mektupta : “Kendimi ne zaman rahatsız ve hasta hissetsem Cranford’ı elime alıyorum şunu oku da kendine gel biraz gülümse kahkaha at diyorum!” yazmış. Kendi hayatından izler taşıması ve belirli dönemin kültürü ve etkilerini ; geleneksel kurallar, sohbetler, çay partileri, kıyafet, alışveriş, karakterlerin dönüşümü ile yansıtması açısından ilgiyle okudum.
Tabii kurgu açısından çok aktif olmayan, tekdüze bir kurgu olduğunu söyleyebilirim. Sonlarında nispeten daha hareketliydi.
Youtube kanalım: https://www.youtube.com/user/ayseum
287 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Cranford isimli bir kasabada kadınlar arasındaki arkadaşlık, dönemin gelenekleri üzerine yazılmış bir kitap. Yer yer olaylara yazarın mizahi yaklaşımına rastlıyoruz. Özellikle bekar ve orta yaşlı iki kadının üzerinden ve etraflarında gelişen olaylar üzerinden ilerleyen bir kitap Cranford.
Benim okuma yolculuğum boyunca çok sıkıldığım, ilerlemeyen bir kitap oldu maalesef. Bir etkinlik kitabı olmasaydı yarım bırakır ve devam etmezdim sanırım. Sebebine gelince tek düze bir konu ve tek bir bakış açısından anlatılan olaylar ilerlememi, kitapla bağ kurmamı epey zorlaştırdı.
19. yüzyıl İngiliz toplumuna bir kadın gözünden bakmak isteyenler listelerine ekleyebilirler lakin benim için verimli bir okuma olmadı diyebilirim.
287 syf.
·17 günde·7/10
Daha önce duymadığım bir kitaptı ve #kitapağacıklasiklerkulübü ile kitap okumamın en büyük kazançlarından biri bu oluyor benim için kesinlikle..

Kitabı okumaya ilk başladığımda sürükleyici bir olay örgüsü olmamasına rağmen gayet güzel akıyordu fakat sonraları mevcut tek düzelik, aynı dünya ve aynı bakış açısı sebebiyle yormaya başladı.

Yazarın olaylara bakış açıcısını, mizahi yaklaşımını, dili kullanma hünerini ve vermek istediği mesajı sevsem de bu kadar uzatmaya gerek var mıydı kitabı dedim içimden.

Cranford'un üst tabaka kadınların hayatlarındaki sığlığı gülümseyerek okurken 'Allah kimseye böyle büyük dertler vermesin(!)' demeden edemedim

Kitap dönemin düşünce ve yaşam tarzından giyim kuşamına kadar bir çok konuda çok iyi bilgiler veriyor. Erkeksiz bir kadın dünyası gibi görünse de aslında erkeklerin varlığından tam da vazgeçilmiş değil.

Toplumdaki tabakalaşma ve bu tabakalar arası durumu Cranforda gelen Leydi'ye karşı kadınların tutumundan gözlemlemek mümkün.

Kitap boyunca zenginliğin vülgerliğinden yakınan karakterlerin diğer kesimlerden bahsederken aslında yakındıkları şeyleri yaptıklarını görüyoruz.

Birden fazla yerde Türklerden ve Türklere özgü şeylerden bahsedilmesi yazıldığı dönemde İngiliz Türk ilişkilerini anlamak açısından güzel doneler barındırıyor.

Çeviri konusuna gelirsek kesinlikle iyi bir çeviriydi fakat okurken sanki biraz fazla Türkleştirilmiş geldi. Örneklerin daha iyi anlaşılabilmesi için bizden yorumlar katıldığını düşündüm. Rahatsız etmedi ama değişik geldi

Bir de iletişimin tüm klasiklerinde olan detaylı bir önsöz ve tarih cetveli ve de son söz olayı var ki gerçekten kitabın ve dönemin daha iyi anlaşılmasını sağlıyor.

https://www.instagram.com/...;igshid=gyzr3f0d2iah
649 syf.
·Beğendi·10/10
Bir kaç yıl önce BBC nin yaptığı mini dizi uyarlamasını izlemiştim bu kitabın. Kitaptan uyarlama olduğundan sonra haberim oldu. O zaman fellik fellik kitabı araştırdım ama Türkçe'ye çevrilmemişti daha. Çevrildiği haberini alınca da havalara uçtum tabii :) Yazılışından 160 küsür yıl sonra Türkiye'ye gelmiş bir klasik, gel de sevinme :) Bayram seyran araya girince biraz uzadı kitabı bitirmem maalesef ama iyi ki almışım, iyi ki okumuşum. Yüzümde kocaman tebessümle bitirdim bu güzel hikayeyi. Hatta dizisini de tekrar izledim ve izlettim arkadaşlarıma :) 4 bölümlük mini dizi uyarlaması da farklılıklarına rağmen çok hoş ve keyifli, kesinlikle tavsiyemdir!
Yayınevi kitabı okumamış sanırım. Kapağının ve konusunun alakası yok. Kitap Victoria döneminde geçiyor. Elizabeth Gaskell'in Kuzey ve Güney kitabını da okumuştum ve favorilerimin arasında yerini almıştı. BBC'nin yaptığı dizisini izledim ve kitabı da en kısa zamanda bulur bulmaz okumak istiyorum.
287 syf.
·4 günde·5/10
Yıl 1840. İngiltere de küçük bir kasaba. Sanayi devriminin gerçekleştiği Victoria dönemi.
Toplumsal sınıf farklılıklarının yoğun yaşandığı zamanlar. Yazar kitaplarında bu sınıf farklılıklarına önemle yer vermiş. Aristokrasi, burjuva bla bla...
Erkeklerin yeri yok romanda bu anlamda da feminist bir kitap denebilir.
Okurken çok zorlandım.
Romanda dikkatimi çeken yazar karakterlerine çok acımamaktadır. Her şey günlük gülistanlıkken daha ne olduğunu anlayamadan karakterler gereksiz yere ve hatta bazen acı çekerek ölüverir.
Bir yandan da dedikodunun günlük hayatta etkisini hiç kaybetmediği bir yer.
Kadınların gündelik hikayelerini çok da merak etmiyorum galiba.. Kitaba bir türlü ısınamadım. O bunu ikram etti. Bu şunu giydi. Bu şunu yaptı.....
Bayağıda hacimli. okuyup da beğenen olursa yorumlarını alırız.
287 syf.
·5/10
19. yy 'daki taşralı hayatı anlatan , olayların Cranford kasabasında geçtiği ve kasabanın çoğunluğunun kadın olduğu güzel bir klasik . Ben okurken başlarda çok ama çok sıkıldım . Bir türlü ilerlemedi, durağandı sanki . Sonlarına doğru açıldı kitap. İyi ki okumuşum diyebilir miyim ? Bilmiyorum . Fakat klasik olarak okumanızı da önermiyor değilim .
Tamamen sizin psikolojinize bağlı sevgiler .
649 syf.
·Beğendi·9/10
Kuzey ve Güney'in edebi yönünün oldukça kuvvetli olduğu tartışılmaz. Bununla birlikte, sanırım tefrika olmasından dolayı çok ağır ilerliyor. Sonu ise kitabın ilerleyişine tezat oluşturarak biraz hızlı bağlanmış.
Kitabın durağanlığının yanında belirtmeden geçemeyeceğim bir başka konu da ölümlerin çokluğu. Yazar hızını alamayıp hikayede kim var kim yok öldürünce ve insan tüm bu ölümlerin ardından zavallı Margaret'in çektiklerini okuyunca ister istemez biraz içi kararıyor. Bütün kitap boyunca kahramanı "zavallı Margaret" olarak andım hep. Kaldı ki hikayenin güçlü bir konusu vardı. Geleneksel tarzda yetişmiş, doğaya düşkün Margaret Hale ve fabrika dumanının içinde yaşamaya alışmış, doğuştan tüccar John Helstone ilişkisi çok daha heyecan verici şekilde ele alınabilirdi.
Kitap bittiğinde aklımda şu soru kaldı, hizmet verdiği kuruma inancını kaybettiği için kutsal sayılan görevini bırakan ve bu yüzden eşi ve kızını alıştıkları hayattan koparıp zor koşullarda yaşamaya sürükleyen Rahip Hale'in yaptığı doğru muydu?

http://herkitapayribirdunyadir.blogspot.com.tr/...izabeth-gaskell.html
287 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Cranford kasabasında yaşayan, erkeklere ihtiyaç duymayan bir grup kadının hayatını anlatıyor. ( Her ne kadar bu kadınlar babasından veya kocasından kalan parayla geçiniyor olsada...)

Kitap son sözünde Victorien dönemin ezilen kadınlarının aksine, güçlü kadınları anlatıyor diyor. Kaybettiği serveti ile zor duruma düşen bir kadının ilk aklına gelenin kendine bakacak bir erkek aramak yerine, 'ben nasıl para kazanırım' olması bunu destekler nitelikte.

Günümüz şartları ile değerlendirirsek fazla sıradan olan bu durumlar, dönemin şartlarına göre oldukça önemli.

Dönemi anlamak ve bakış açısı olması açısından okunabilir.

Dili güzel, olaylar tekdüze idi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Elizabeth Gaskell
Tam adı:
Elizabeth Cleghorn Gaskell
Unvan:
İngiliz Yazar
Doğum:
Chelsea, Londra, Birleşik Krallık, 29 Eylül 1810
Ölüm:
Holybourne, Birleşik Krallık, 12 Kasım 1865
Elizabeth Cleghorn Gaskell (d. 29 Eylül 1810 - ö. 12 Kasım 1865) Victoria devri İngiliz roman yazarı. Elizabeth Stevenson olarak doğdu. Manchesterpapazı William Gaskell ile evlendikten sonra, çoğunlukla kısaca Mrs. (Bayan) Gaskell olarak tanındı. Eşinin işi sayesinde toplumun farklı kesimlerini tanıma ve özellikle fakirlikleri görme şansı yakaladı. Romanlarında özellikle Manchester'daki endüstriye hayatı ve toplumu yazdı. Ayrıca bir deCharlotte Brontë biyografisi kaleme aldı. Charles Dickens'ın da desteklediği Gaskell'ın yazıları dergilerde yayınlandı. Yaşadığı dönemde kadın yazarlara çok nadir rastlanmaktaydı ama Gaskell kendine İngiliz edebiyat dünyasına bir yer edindi.

Yazar istatistikleri

  • 16 okur beğendi.
  • 98 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 95 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.