Adı:
Cranford
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
287
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750520198
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cranford
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Cranford
Cranford
Cranford, 19. yüzyıl İngiliz edebiyatının dev yazarı Elizabeth Gaskell’ın İngiliz taşrasına kadınlar arasındaki dostluklar üzerinden bakan başyapıtı.

Cranford’da Gaskell, bekâr ve orta yaşlı iki kadının, Miss Deborah ve Miss Matty’nin serüvenleri üzerinden taşra yaşamına dair minimalist portreler sunuyor. Kadınlar arasındaki arkadaşlıklar ve alışkanlıkların dekoru olan Cranford, adab-ı muaşeret ve gelenek üzerine satirik bir anlatı olduğu kadar ironi ve mizah, ölüm ve trajedinin eşzamanlı yürürlükte olduğu bir insanlık sahnesi teşkil ediyor. Elizabeth Gaskell’ın gerek aile yaşamı gerek toplumsal yaşama yönelik keskin gözlem gücünü yansıtan Cranford, Jane Austen’dan sonra 19. yüzyıl İngiliz toplumuna kadınların penceresinden bakmayı sürdüren birinci sınıf bir yazarın elinden çıkma bir başyapıt.

“Sevgili Şehrazad’ım, hikâye anlatma yeteneğinin bir gecede tükenmeyeceğine, en azından bin bir gece süreceğine eminim.”
CHARLES DICKENS
287 syf.
·5 günde
#kitapagaciklasiklerkulubu Mart kitabımızdı.
Grupta çoğu kişi için zor ve sıkıcı bir okuma olmuş sanırım ama ben severek okudum. 1800’lü yıllarda İngiltere’de bir taşra bölgesi ve oradaki kadın yoğunluklu bir nüfusun çevresinde geçen olayları okuyoruz. O dönemde İngiltere’de sanayileşme etkileri görülüyor. Ticaretle uğraşan erkekler bu taşrada çok yer edemese de, kadınların domestik yönleri, ahlak kuralları, sohbet ve kıyafet konuları çokça yer ediyor.
Gaskell, küçüklüğünde teyzesiyle birlikte yaşadığı Knutsford’daki günlerini yansıttığını da belirtmiş önsözde. Ölümünden önce John Ruskin’e yazdığı mektupta : “Kendimi ne zaman rahatsız ve hasta hissetsem Cranford’ı elime alıyorum şunu oku da kendine gel biraz gülümse kahkaha at diyorum!” yazmış. Kendi hayatından izler taşıması ve belirli dönemin kültürü ve etkilerini ; geleneksel kurallar, sohbetler, çay partileri, kıyafet, alışveriş, karakterlerin dönüşümü ile yansıtması açısından ilgiyle okudum.
Tabii kurgu açısından çok aktif olmayan, tekdüze bir kurgu olduğunu söyleyebilirim. Sonlarında nispeten daha hareketliydi.
Youtube kanalım: https://www.youtube.com/user/ayseum
287 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Cranford isimli bir kasabada kadınlar arasındaki arkadaşlık, dönemin gelenekleri üzerine yazılmış bir kitap. Yer yer olaylara yazarın mizahi yaklaşımına rastlıyoruz. Özellikle bekar ve orta yaşlı iki kadının üzerinden ve etraflarında gelişen olaylar üzerinden ilerleyen bir kitap Cranford.
Benim okuma yolculuğum boyunca çok sıkıldığım, ilerlemeyen bir kitap oldu maalesef. Bir etkinlik kitabı olmasaydı yarım bırakır ve devam etmezdim sanırım. Sebebine gelince tek düze bir konu ve tek bir bakış açısından anlatılan olaylar ilerlememi, kitapla bağ kurmamı epey zorlaştırdı.
19. yüzyıl İngiliz toplumuna bir kadın gözünden bakmak isteyenler listelerine ekleyebilirler lakin benim için verimli bir okuma olmadı diyebilirim.
287 syf.
·17 günde·7/10
Daha önce duymadığım bir kitaptı ve #kitapağacıklasiklerkulübü ile kitap okumamın en büyük kazançlarından biri bu oluyor benim için kesinlikle..

Kitabı okumaya ilk başladığımda sürükleyici bir olay örgüsü olmamasına rağmen gayet güzel akıyordu fakat sonraları mevcut tek düzelik, aynı dünya ve aynı bakış açısı sebebiyle yormaya başladı.

Yazarın olaylara bakış açıcısını, mizahi yaklaşımını, dili kullanma hünerini ve vermek istediği mesajı sevsem de bu kadar uzatmaya gerek var mıydı kitabı dedim içimden.

Cranford'un üst tabaka kadınların hayatlarındaki sığlığı gülümseyerek okurken 'Allah kimseye böyle büyük dertler vermesin(!)' demeden edemedim

Kitap dönemin düşünce ve yaşam tarzından giyim kuşamına kadar bir çok konuda çok iyi bilgiler veriyor. Erkeksiz bir kadın dünyası gibi görünse de aslında erkeklerin varlığından tam da vazgeçilmiş değil.

Toplumdaki tabakalaşma ve bu tabakalar arası durumu Cranforda gelen Leydi'ye karşı kadınların tutumundan gözlemlemek mümkün.

Kitap boyunca zenginliğin vülgerliğinden yakınan karakterlerin diğer kesimlerden bahsederken aslında yakındıkları şeyleri yaptıklarını görüyoruz.

Birden fazla yerde Türklerden ve Türklere özgü şeylerden bahsedilmesi yazıldığı dönemde İngiliz Türk ilişkilerini anlamak açısından güzel doneler barındırıyor.

Çeviri konusuna gelirsek kesinlikle iyi bir çeviriydi fakat okurken sanki biraz fazla Türkleştirilmiş geldi. Örneklerin daha iyi anlaşılabilmesi için bizden yorumlar katıldığını düşündüm. Rahatsız etmedi ama değişik geldi

Bir de iletişimin tüm klasiklerinde olan detaylı bir önsöz ve tarih cetveli ve de son söz olayı var ki gerçekten kitabın ve dönemin daha iyi anlaşılmasını sağlıyor.

https://www.instagram.com/...;igshid=gyzr3f0d2iah
287 syf.
·4 günde·5/10
Yıl 1840. İngiltere de küçük bir kasaba. Sanayi devriminin gerçekleştiği Victoria dönemi.
Toplumsal sınıf farklılıklarının yoğun yaşandığı zamanlar. Yazar kitaplarında bu sınıf farklılıklarına önemle yer vermiş. Aristokrasi, burjuva bla bla...
Erkeklerin yeri yok romanda bu anlamda da feminist bir kitap denebilir.
Okurken çok zorlandım.
Romanda dikkatimi çeken yazar karakterlerine çok acımamaktadır. Her şey günlük gülistanlıkken daha ne olduğunu anlayamadan karakterler gereksiz yere ve hatta bazen acı çekerek ölüverir.
Bir yandan da dedikodunun günlük hayatta etkisini hiç kaybetmediği bir yer.
Kadınların gündelik hikayelerini çok da merak etmiyorum galiba.. Kitaba bir türlü ısınamadım. O bunu ikram etti. Bu şunu giydi. Bu şunu yaptı.....
Bayağıda hacimli. okuyup da beğenen olursa yorumlarını alırız.
287 syf.
·5/10
19. yy 'daki taşralı hayatı anlatan , olayların Cranford kasabasında geçtiği ve kasabanın çoğunluğunun kadın olduğu güzel bir klasik . Ben okurken başlarda çok ama çok sıkıldım . Bir türlü ilerlemedi, durağandı sanki . Sonlarına doğru açıldı kitap. İyi ki okumuşum diyebilir miyim ? Bilmiyorum . Fakat klasik olarak okumanızı da önermiyor değilim .
Tamamen sizin psikolojinize bağlı sevgiler .
287 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Cranford kasabasında yaşayan, erkeklere ihtiyaç duymayan bir grup kadının hayatını anlatıyor. ( Her ne kadar bu kadınlar babasından veya kocasından kalan parayla geçiniyor olsada...)

Kitap son sözünde Victorien dönemin ezilen kadınlarının aksine, güçlü kadınları anlatıyor diyor. Kaybettiği serveti ile zor duruma düşen bir kadının ilk aklına gelenin kendine bakacak bir erkek aramak yerine, 'ben nasıl para kazanırım' olması bunu destekler nitelikte.

Günümüz şartları ile değerlendirirsek fazla sıradan olan bu durumlar, dönemin şartlarına göre oldukça önemli.

Dönemi anlamak ve bakış açısı olması açısından okunabilir.

Dili güzel, olaylar tekdüze idi.
O geceden önce eski mektupları okumanın nasıl hüzünlü bir iş olduğu aklıma dahi gelmezdi.
Elizabeth Gaskell
Sayfa 88 - İletişim Yayınları
... çünkü 'yakışık' almazmış. "Neyin yakışık alamayacağını" hiçbir zaman anlamadım ama herhalde son derece sıkıcı ve bıktırıcı bir sebep olmalıydı bu.
... kandırılmaya bir parça yatkın olmak insanın hayatı daha rahat yaşamasına yarar ve böylesi hiç durmadan şüphe içinde yaşamaktan, her şeyde bir güçlük, bir uyuşmazlık aramaktan çok daha iyidir.
... önceden bilme, hiç bilmemenin yanıltıcı hoşnutluğunun yarattığı sefalete yeğdir.
Elizabeth Gaskell
Sayfa 287 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cranford
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
287
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750520198
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cranford
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Cranford
Cranford
Cranford, 19. yüzyıl İngiliz edebiyatının dev yazarı Elizabeth Gaskell’ın İngiliz taşrasına kadınlar arasındaki dostluklar üzerinden bakan başyapıtı.

Cranford’da Gaskell, bekâr ve orta yaşlı iki kadının, Miss Deborah ve Miss Matty’nin serüvenleri üzerinden taşra yaşamına dair minimalist portreler sunuyor. Kadınlar arasındaki arkadaşlıklar ve alışkanlıkların dekoru olan Cranford, adab-ı muaşeret ve gelenek üzerine satirik bir anlatı olduğu kadar ironi ve mizah, ölüm ve trajedinin eşzamanlı yürürlükte olduğu bir insanlık sahnesi teşkil ediyor. Elizabeth Gaskell’ın gerek aile yaşamı gerek toplumsal yaşama yönelik keskin gözlem gücünü yansıtan Cranford, Jane Austen’dan sonra 19. yüzyıl İngiliz toplumuna kadınların penceresinden bakmayı sürdüren birinci sınıf bir yazarın elinden çıkma bir başyapıt.

“Sevgili Şehrazad’ım, hikâye anlatma yeteneğinin bir gecede tükenmeyeceğine, en azından bin bir gece süreceğine eminim.”
CHARLES DICKENS

Kitabı okuyanlar 27 okur

  • İLKNUR İLÇİN İLKER
  • Tuğba Karakaya
  • Özlem Battal
  • Kalemkagidadair
  • özlem
  • Şebnem Aysan
  • Ayşe Karabacak
  • Hacer Özer
  • Zühal Şenol
  • Fatih Tosun

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.9 (1)
9
%5.9 (1)
8
%17.6 (3)
7
%17.6 (3)
6
%23.5 (4)
5
%17.6 (3)
4
%0
3
%5.9 (1)
2
%5.9 (1)
1
%0