Aleksandr Puşkin ’in, Rus subayı olan Pyotr Andreyiç ile görevlendirildiği kaledeki yüzbaşının kızı Maria Miranova arasındaki aşkı, 18. Yüzyılın ikinci yarısında gerçekleşen ve Rus tarihinde önemli bir olay olan Pugavoç isyanının gölgesinde anlattığı romanı. Benim için oldukça akıcı ve kısa bir okuma oldu. Hikaye her ne kadar bir aşkı konu etse de, bu aşkın tarihi ve önemli olan bir olayın arka planında şekillenmesi daha etkileyici bir okuma sağlıyor.
Ayrıca sanki romanın karakterleri, yalnızca bireyler olarak değil, belirli değerlerin temsilcisi olarak ele alınıyor. Pyotr Andreyiç cesaret ve dürüstlüğü, Maria Mironova sevgiyi, Andreyiç’in uşağı Saveliç vefa ve sadakati, Şvabrin ise ihanet ve bencillik gibi tutumların simgeleriydi. Her biri, romanın temel çatışmalarını güçlendiren unsurlar olarak hikayeye eklenmiş gibiydi.
Yüzbaşının Kızı ’nı hem tarihi bir dönemi anlamak hem de hoş bir aşk hikayesi okumak isteyenlere kesinlikle öneririm.
Aleksandr Puşkin ‘in sade ama güçlü anlatımı da, romanı klasikler arasında hak ettiği yere taşıyor.