İslâm, bir yüzyıl içinde Atlas okyanusundan Çin denizine, İspanya ve Portekiz'den Malezya ve Endonezya'ya şimşek hızıyla yayılmıştı. İnsanlık gece kelebekleri gibi İslâm'ın ışıltısına koşmuştu. Avrupa karanlıklar içinde yüzerken, İslâm asırlarca dünyayı aydınlatmıştı. Ne oldu da o ışıltılı İslâm sönükleşti? Canlılığını niçin yitirdi? Neden çöktü? Avrupa'nın ve Amerika'nın yalancı parıltısına artık kanmayalım! Roger Garaudy
RÜZGÂR GÜLÜ
önümden çekilirsen istanbul görünecek nerede olduğumu bileceğim sisler utanacak eğilecek ağzının ucundan öpeceğim saçına kalbimi takacağım avcunda bir şiir büyüyecek nerede olduğumu bileceğim bu çıplak geceler yok mu bu plak böyle ağlamıyor mu camları kırmak işten değil delirecek miyim neyim kirpiklerimden mısra dökülüyor kenya'da simsiyah yalnızım yoksul bir şilepte gemiciyim malezya'da yük bekliyorum önümden çekilirsen istanbul görünecek nerede olduğumu bileceğim Attila İlhan
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Müslüman devletlerde kuantum yarışı, Batı ve Çin kadar "üretim" odaklı olmasa da, özellikle Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Malezya ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin stratejik hamleleriyle "güvenlik ve uygulama" alanında oldukça hareketli bir döneme girmiş durumda. ​Bu ülkeler, kuantumun sadece bir bilgisayar değil, bir "milli güvenlik ve enerji egemenliği" meselesi olduğunu kavramış görünüyorlar. ​1. Türkiye: Savunma Sanayii Odaklı Yerlileşme ​Türkiye, kuantum teknolojilerini doğrudan "Milli Teknoloji Hamlesi"nin bir parçası olarak konumlandırdı. ​Kuantum İşlemci (QPU) Hedefi: 2026 yılına kadar Türkiye, kendi kuantum işlemci birimlerini (QPU) tasarlamak, üretmek ve test etmek için kapsamlı bir platform kurmayı planlıyor. Bu, "dijital bağımsızlık" için kritik bir adım. ​Kuantum Kriptoloji: ASELSAN ve TÜBİTAK üzerinden yürütülen projelerle, verilerin kuantum saldırılarına karşı korunması (PQC) ve kuantum anahtar dağıtımı (QKD) sistemleri üzerinde çalışılıyor. ​İnsan Kaynağı: "Savunma Gelişim" gibi platformlarla lise ve üniversite düzeyinde kuantum uzmanı yetiştirme programları hız kazandı. ​2. Körfez Ülkeleri: Finans ve Enerji Kalkanı ​BAE ve Suudi Arabistan, kuantum teknolojisini "satın alarak yerelleştirme" stratejisini izliyor. ​Birleşik Arap Emirlikleri (BAE): Abu Dabi'deki Teknoloji İnovasyon Enstitüsü (TII), bölgenin ilk kuantum bilgisayarını kurdu. Ayrıca 2025 sonunda kabul edilen "Ulusal Şifreleme Politikası" ile kamu verilerini kuantum güvenli hale getirme (Post-Quantum) sürecini başlattılar. ​Suudi Arabistan (Vizyon 2030): Saudi Aramco, petrol ve gaz operasyonlarını optimize etmek için kuantum simülasyonlarına devasa yatırımlar yapıyor. Pasqal gibi küresel şirketlerle ortaklık kurarak 2026 itibarıyla kendi "Kuantum Motorunu" inşa etmeyi
1000Kitap
Malezya, kuantum yarışında "ana gemiyi" sıfırdan üretmek yerine, "Kuantum İstihbaratı" (Quantum Intelligence) ve "Siber Güvenlik Kalkanı" olmaya odaklanan çok akıllıca bir strateji izliyor. ​MIMOS ve Ulusal Kuantum Politikası (2026-2035): Malezya'nın teknoloji üssü MIMOS, 2026 başında "Ulusal Kuantum Politikası"nı devreye aldı. Amaçları donanım üretmekten ziyade, Malezya'yı bölgenin "Kuantum Diplomasi ve İnovasyon Merkezi" yapmak. ​Bütçe ve Altyapı: 2026 bütçesinde (Belanjawan Madani), yapay zeka ve kuantum araştırmaları için 53 milyon Ringgit ek kaynak ayrıldı. Ayrıca 2 milyar Ringgitlik "Egemen Yapay Zeka Bulutu" projesiyle, kuantum saldırılarına dirençli bir veri altyapısı kuruyorlar. ​MySEAL Standartları: Malezya, kendi kriptografi standartlarını (MySEAL) kuantum sonrası döneme (PQC) uyarlıyor. Yani "ana gemiyi" satın alabilirler ama o geminin içinde taşınacak veriyi koruyacak "zırhı" kendileri dikiyorlar. ​İş Birliği: Malezya, UKM (Universiti Kebangsaan Malaysia) ve uluslararası ortaklarla "Kuantum Vadisi" kurarak, özellikle kuantum sensörler ve kuantum yapay zeka alanında uzmanlaşmaya çalışıyor. Malezya'nın yaptığı gibi, "ana gemiye" sahip olanlarla diplomatik ve teknolojik bir denge kurup, veriyi koruyacak yazılımsal zırhı (PQC) bugünden giymek, en gerçekçi hayatta kalma stratejisidir.
1000Kitap
EN İYİ 33 DÜNYA ATASÖZÜ.. 1- İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya 2- Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin. Tibet 3- Evlenmeden evvel gözlerinizi dört açın, evlendikten sonra yarıyarıya kapayın. Portekiz 4- Allah’ın gülü dikenli yarattığına hayret edeceğiniz yerde, dikenler arasında gül yarattığına hayret edin. Arabistan 5- Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet. Çin 6- Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur, iki kez aldatırsa suç sizindir. Romanya 7- Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. Brezilya 8- Bir ülkede küçük insanların gölgeleri uzuyorsa, o ülkede güneş batıyor demektir. Çin 9- Birine bir balık versen doyar bir defa; balık tutmayı öğret doysun ömür boyunca… Çin 10- Bir zincirin gücü en zayıf halkası kadardır. İngiltere 11- Bir yıllık refah istiyorsan tahıl yetiştir, on yıllık refah istiyorsan ağaç yetiştir, yüz yıllık refah istiyorsan insan yetiştir. 12- İnsan bir kapıdan içeri girmeden, çıkışı da var mı diye düşünmeli. Rusya 13- Toklukta Horasan’ın köpekleri de şükreder, önemli olan açlıkta şükredebilmektir. Arabistan 14- Karşı kıyı için savaşmayan, kendi kıyısında da olur. Çeçenistan 15- Dünya bize babalarımızdan miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık. Japonya 16- Yüreğinde yeşil bir dal saklarsan, şarkı söylemeye bir kuş gelecektir. Çin 17- Yürüyen üç aptal, oturan üç bilgeden daha çok yol alır. Çin 18- Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur. İtalya 19- Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince de karıncalar balıkları… Afrika 20- Nasıl indireceğini bilmediğin eşeği dama çıkarma. İran 21- Parmak ayı gösterdiği zaman parmağa değil, aya bakmak lazımdır. Maya 22- Önemli olan
''Eğer bu,Yahudi hahamların sözünü ettiği ''son savaş'' ise; ''Önce Müslümanlar ve Hristiyanlar birbirleriyle savaşacak, ardından durup Yahudilere karşı iş birliği yapacaklar. Sonra Yahudi Mesihi gelecek ve kısa bir süre içinde dünyanın üçte ikisi ölecek.'' Malezya'nın en uzun süre görev yapan eski başbakanı (1981-2003 ve 2018-2020) Mahathir Muhammed ne demişti? 9 Mart 2015’te “Yeni Dünya Düzeni – Savaşın mı yoksa Barışın mı Reçetesi?” başlıklı Uluslararası Konferans’ta konuşan Mahathir Mohamad, “Elitlerin dünya nüfusunu 1 milyara düşürmek istediği” ve bu hedefe ulaşmak için gerekli olan her yolu deneyecekleri konusunda uyarıda bulundu. Trans-Pasifik Ortaklık Anlaşması Konferans, Malezya’nın Putrajaya kentindeki Putrajaya Uluslararası Kongre Merkezi’nde, Perdana Global Peace Foundation (PGPF) tarafından düzenlendi. Mahathir, Trans-Pasifik Ortaklık Anlaşması’nın (TPPA) Amerika Birleşik Devletleri öncülüğünde dünya ekonomisini domine etmeye yönelik bir strateji olduğunu ifade etti. Bazı konuşmacılar, sınırların ortadan kalktığı ticaret ve küreselleşmenin tek dünya hükümetine geçiş için kullanıldığını vurguladı. Dr. Mahathir şöyle açıkladı: “Temelde mesele bir dünya hükümeti kurmaktır. Tüm devletleri, ulusları ve kurumları ortadan kaldırmalı, bunun yerine yalnızca tek bir dünya hükümeti olmalıdır. Ve bu dünya hükümeti belirli kişiler, elitler tarafından yönetilecektir. Çok zengin, çok zeki ve birçok açıdan çok güçlü insanlar. Dünyayı yönetecek olanlar onlardır. Demokrasi ya da lider seçimi konusunda fazla konuşma yoktu; bunun yerine, bu elitlerin kurallarını dünyadaki herkese dayatacağı bir yönetim öngörülüyordu. Ve onlara boyun eğmek istemeyenler cezalandırılacaktı.” “Ve buradan elde edeceğimiz barış, mezarlık barışı olacaktır çünkü niyet aynı zamanda bu