Çıyanın başı, ingiltere, en büyük o... çocuğusun
Malay halkı daha önce 450 seneye yakın bir zaman ingilizlerin sömürgesi altında yaşadı. Nesillerde işgali içselleştirme psikolojisi vardır. Malezya gençliği de İngilizleri çok seviyor ve İngilizlere karşı büyük bir hayranlık duygusu taşıyor. Malezyalı gençler Malezya birinci liginden daha çok İngiltere birinci ligine ilgi gösteriyorlar. Ayrıca Malezyalı her gencin İngiltere liginde tuttuğu bir takım vardır. İngiltere ile Türkiye arasında yapılan dünya kupası karşılaşmasında bizim üniversitedeki Malezyalı öğrencilerin hepsi Türkiye karşısında İngiltere'yi tutuyorlardı. Ayrıca Malezyalı gençler arabalarının arkalarına, işyerlerine İngiliz futbol takımlarını veya İngiltere'yi sembolize eden armalar asarlar. Bu, işgal kültürünün ortaya çıkardığı bir durum...
Sayfa 135 - Pınar Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Günümüz dünyasında Müslümanlar ne ifade ediyor?
Esaret altındayız: 1919'da bir süreliğine de olsa bağımsız tek bir Müslüman ülke dahi yoktu. Bu ne daha önce ne de daha sonrasında kaydedilmiş bir durumdu. Eğitimsiziz: İki büyük cihan harbi arasında hiçbir Müslüman ülkede okuryazarlık oranı yüzde elli seviyesinin üzerine çıkmadı. Bağımsızlığını kazandığında Pakistan'da okuryazar olmayanların oranı yüzde yetmiş beş, Cezayir'de yüzde seksen, Nijerya'da ise yüzde doksandı. (Buna karşın Dreper'e göre X ve XI. asırdaki Müslüman İspanyası'nda okuma yazma bilmeyen yoktu.) Fakiriz: Kişi başına düşen millî gelir İran'da 220, Türkiye'de 240, Malezya'da 250, Pakistan'da 90, Afganistan'da 85 ve Endonezya'da 70 dolar iken ABD'de bu rakam 3000 dolardır (1966'daki verilere göre). Müslüman ülkelerin çoğunda sanayi sektörünün millî gelirdeki oranı yüzde on ila yirmi arasındadır. Gündelik beslenmede alınan kalori miktarı ortalama 2000 iken, Batı Avrupa ülkelerinde bu miktar 3000 ila 3500 arasındadır. Bölünmüş bir toplumuz : Sefalet ve lüksten uzak bir toplum düzeni oluşturmaları gereken yerde, Müslüman toplumlar tam tersi bir vaziyet aldı. Kur'an'ın "(...) O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye," şeklindeki emrine rağmen zenginlik gitgide az sayıdaki insanın ellerinde toplandı. 1958 yılındaki toprak reformu öncesinde Irak'taki 22 milyon dönümlük ekilebilir arazinin 18 milyonu, yani yüzde seksen ikisi büyük toprak sahiplerinin elindeydi. Aynı dönemde 1,4 milyon köylünün ise hiç toprağı yoktu.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Hepsi Amok hastası. - Nasıl? - Amok. Malezya'da görülen öldürücü delilik..
“- Patani'ye gidemesem de hayatım boyunca ben de Patani halkına destek olmaya çalıştım. Uzun yıllar Malezya'da yaşayan Patanili öğrencilerin eğitimleriyle ilgilendim. Eşim eğitime çok önem veren bir insandı. Bu nedenle benim Malezya'da kalıp Patanili mülteci kadınların eğitimleriyle ilgilenmemi istiyordu. Hastalığı döneminde bile benden Malezya'da kalmamı, Patanili mülteciler için yaptığım çalışmaları sürdürmemi istedi.”
Sayfa 236 - Tenvira’nın eşi Hamide Nur, Patani, Ağustos 2008.
Tenvari’nin Eşi Hamide Nur Röportajı
“Patanili Müslüman Lider Kebir Abdurrahman Tenvira'nın vefatndan kısa bir süre sonra eşinin Şam'a geldiğini öğrendim. Sağlık sorunları nedeniyle Malezya'da tedavi gördüğü için cenazeye yetişemeyen Hamide Nur Hanım eşinin mezarını ziyaret etmek için Şam'a gelmişti. Bunu öğrenince bu büyük dava adamını, Abdurrahman Tenvira'yı bir de eşinden dinlemek istedim. Şam-ı Şerif’te bir akşam vakti 40'dan fazla Patanili öğrencinin de iştirak ettiği bir programda biz sorduk Hamide Nur Hanım da kendisine sorduğumuz soruları içtenlikle cevapladı. Hamide Nur Hanım'la Patanili Müslüman Lider Tenvira hakkında yaptığım röportaja geçmeden önce size Hamide Nur Hanım'ı daha yakından tanıtmak istiyorum: 1926 yılında Malezya'da doğan Hamide Nur orta ve lise eğitimini Malezya'da tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için Endonezya'ya gitti. Endonezya'da ilk olarak İslâmi ilimler Üniversitesi'ne başladı. 10 seneden fazla burada İslâmi ilimlerin çeşitli alanlarında eğitim gördü. Daha sonra Malezya'ya geri dönen Hamide Nur, 3 yıl da Malezya'da okudu. Uzun yıllar süren eğitim sürecinin ardından Malezya'nın Başkenti Kuala Lumpur'daki Mescid-i Negara'da haftalık vaazlar vermeye başladı. Verdiği vaazlar nedeniyle Malezyalı ve Patanili bayanlar arasında kısa zamanda tanındı. Daha sonra Abdurrahman Tenvira ile evlenen Hamide Nur yıllardır Malezya'da yaşayan Patanili mültecilerin eğitimleriyle ilgileniyor.”
Sayfa 232 - Tenvira’nın eşi Hamide Nur, Patani, Ağustos 2008.
“+ Arakan'ı terk etmek zorunda kalan mülteciler genelde hangi ülkelerde yaşıyorlar? - Pakistan, Suudi Arabistan, Tayland, Hindistan ve Malezya'da toplam 1.5 milyon Arakanlı mülteci yaşıyor. Arakanlıların mülteci olarak nüfuslarının en kalabalık olduğu ülke ise Banglades. Bangladeş'de bugün 600 bin Arakanlı mülteci bulunuyor. Bu mülteciler Arakan'la Bangladeş'in sınır bölgesindeki mülteci kamplarında çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyorlar. Bu kamplardaki durum gerçekten çok vahim, hatta açlıktan ölen Arakanlı mülteciler bile var. Ayrıca bu kamplardaki çocuk ölüm oranı da çok yüksek.. Bu durumu kampların etrafındaki çocuk mezarlarından anlıyorsunuz. Mezarlıklar yetişkin mezarlarıyla değil; daha çok bebek mezarlarıyla dolu. Arakanlı mültecilerin durumlarını ilk gördüğümde inanın iki gün yemek yiyememiştim. Dünyanın başka bir bölgesinde insanların Arakanlılar kadar zor durumda olduklarına ihtimal vermiyorum. Öte yandan Dünya Gıda Programı veya Batılı yardım kuruluşları sadece resmi mülteci kamplarına yardım yapıyorlar. Fakat asıl trajedi bölgedeki gayri resmi mülteci kamplarında yaşanıyor.”
Sayfa 211 - Said Demir, Arakan, Mayıs 2010.