Kadınlar, ne sefilliğin ne de köleliğin boyunduruğundan kurtulacak gücü de, ahlâki cesareti de olmayan, hasta, zayıf, yıpranmış, acınası bir insan ırkının üretilmesine dahil olmak istemiyor artık. Onun yerine daha az, daha iyi çocuklar arzuluyor, sevgiyle ve özgür seçimleriyle doğurulmuş ve büyütülmüş çocuklar; zorla ya da evlilik öyle buyurduğu için değil.
İnanıyorum ki kadın kendi özgürlüğünü imzaladığında, bir erkeğin cebindekileri niceliği için değil kalbinin ve aklının niteliği için sevmek ve ona hayran olmak da ilk bağımsızlık bildirgesinde bulunacak.
Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma
Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma
O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli esiverirse bir gün
Beni unutma
Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için su yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma
Hala duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma
Büyük acılara tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma