Gökteki yıldızların, sahralardaki kumların,hava zerreleri ni n, yağmur ve deniz damlalarının, ağaç yapraklarının sayısınca, sayı ve rakamla ifade edilemeyen hamdlerle senalar; vahdet divanının sahi bi ve azamet sarayının süsleyicisi olan Allah’a mahsustur. Onun birliğinin delilleri güneş kadar parlaktır.Sıfatlarının azameti kesin delillerle malûmdur. Onun yüce şanının kemalini ancak yine kendisi bilir, onun ezelî zâtının haki kati ne öncesiz bilgisinden başka giden yol yoktur. O her türlü eksiklikten münezzehtir.
İnsan yapıcıdır, yeni yollar açmayı sever, bu su götürmez bir gerçektir.Fakat neden acaba bir yandan da yıkmaya, her şeyi kaos haline getirmeye bayılır?