Bir Hilal Uğruna
Şahadet parmağıdır göğe doğru minâre; Her nakışta o mânâ: öleceğiz ne çâre? #NecipFazılKısakürek 🇹🇷☝️. 🌙Bir Hilal Uğruna
Duygu ve Düşünce
Heidegger’in "dünyaya fırlatılmışlık" dediği durum gibi; İnsan, ne olduğunu tam çözemediği bir boşlukla, bir anlam açlığıyla dünyaya gelir. Çoğu insan bu boşluğu maddi nesnelerle, makamla veya geçici hazlarla doldurmaya çalışır. O noksanlık hissi, aslında bir eksiklik değil, Allah'ın içimize sığabilmesi için açılmış özel bir yerdir. Yani o boşluk, aslında O'nun varlığını hissetmemiz için ayrılmış bir alandır. Bu noktada devreye giren her şey ; alkol, anlık hazlar, bitmek bilmeyen kalabalıklar veya sürekli bir gürültü arayısı... aslında ruhun kendi gerçek sesini duymasını engellemek için kurulan savunma mekanizmalarından ibaret. İnsan, kendi içindeki sessizlikten korkar. çünkü sessizlik, insanın kendi noksanlığıyla baş başa kaldıgı yerdir.Ruhu sürekli eğlenceyle veya geçici tatminlerle meşgul etmek, aslında bir nevi uyuşturma yöntemidir. Bir insan neden sürekli gürültü ister? Neden hep bir kalabalığın içinde, hep bir hareket halindedir? Çünkü durduğunda, o boşluğun içinden yükselen "Ben neden buradayım ve bu noksanlık neden bitmiyor?" sorusunu duymaktan çekinir.kalabalıklar içinde yalnızlaşır, hazlar içinde daha da yoksullaşır ve asıl özlemini çektiği "evine" dönememenin verdiği o derin, tarifi imkânsız yorgunluğu taşımaya devam eder. İşte bu yüzden bu tarz yaşamları tercih etmek bundan hoşnut olmak çok ucuzca geliyor. Ruhundaki o boşluğu geçici hazlarla uyuşturmayı reddeden, gürültüye değil kendi hakikatine kulak veren o duruşlu insanları seviyorum.Tıpkı İsmet Özel gibi, "dışlanır mıyım" endişesiyle inandığı değerlerden ve hakikat çizgisinden bir an olsun taviz vermeyen, inancını bir konfor alanı değil, bir duruş ve cesaret nişanesi olarak taşıyan insanları seviyorum.Bu benim yaşam tarzıma ve inancıma uygun değil."diyebilen yürekli insanları seviyorum. Bir çizgisi, bir
1000Kitap

E

@buelka
·
İnsanoğlu yeryüzündeki uyanışına yaratılmış olduğunu farkederek varır. Ama iş burada bitmez, burada başlar. Çünkü yaratılmış olmayı kavramak aynı zamanda kişinin noksanını bilmesi demektir. Bu da bir arayışı gerektirir. Nedir noksan? Nasıl, neyle giderilir?
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Okumaktan Mana Ne?
Bu kitaplar neyin habercisidir; yeni macera alanları mı, kültürlenmenin mi, farklı algılanma çabası mı, derinlikli bir psikolojik rahatlama mı ruhsal bir varoluş meselesi mi?
Alıntı
99 Esma Sonsuz Mana
💬 Hikmette tesadüf yoktur. Tesadüf hakikate ve ilme nazaran değil, sebebini bilmeyen cehle nazarandır..
Din
İşit: On dört asırlık bir cihânın inhidâmından , Kopan ra’dın, ufuklar inliyor, hâlâ devâmından! Civârın, manzarın, cevvin, muhîtin, her yerin mâtem; Kulak ver: Çarpıyor bir mâtemin kalbinde bin âlem! Ne hüsrandır ki: Doldursun bugün tevhîdin enkâzı, O, hâkinden nebîler fışkıran, iklîm-i feyyâzı! Gezerken tavr-ı istilâ alıp meydanda bin münker, Şu milyonlarca îman “Nehye kalkışsam” demez, ürker! Ömürlerdir bir alçak zulme miskin inkıyâdından, Silinmiş emr-i bi’l-ma’rûfun artık ismi yâdından. Hayâ sıyrılmış, inmiş: Öyle yüzsüzlük ki her yerde... Ne çirkin yüzler örtermiş meğer bir incecik perde! Vefâ yok, ahde hürmet hiç, emânet lâfz-ı bî-medlûl ; Yalan râic , hıyânet mültezem her yerde, hak meçhûl. Yürekler merhametsiz, duygular süflî , emeller hâr ; Nazarlardan taşan ma’nâ ibâdullâhı istihkâr. Beyinler ürperir, yâ Rab, ne korkunç inkılâb olmuş: Ne din kalmış, ne îman; din harâb, îman türâb olmuş! Mefâhir kaynasın gitsin de, vicdanlar kesilsin lâl... Bu izmihlâl-i ahlâkî yürürken, durmaz istiklâl! Mehmet Âkif Ersoy
Şiir

KerZeY35

@kerzey35
·
Umar mıydın?
Görünmez âşinâ bir çehre olsun rehgüzârında; Ne gurbettir çöken İslâm’a İslâm’ın diyârında? Umar mıydın ki: Ma’bedler, ibâdetler yetîm olsun? Ezanlar arkasından ağlasın bir nesl-i me’yûsun? Umar mıydın: Cemâ’at bekleyip durdukça minberler, Dikilmiş dört direk görsün, serilmiş bir yığın mermer? Umar mıydın: Tavanlar yerde yatsın, rahneden bîtâb? Eşiklerden yosun bitsin, örümcek bağlasın mihrâb? Umar mıydın: O, taş taş devrilen, bünyân-ı mersûsun, Şu vîran kubbelerden böyle son feryâdı dem tutsun? Mehmet Âkif Ersoy
Şiir
İnsan iki çeşittir: İlki ahlakıyla göz dolduranlar, İkincisi ahlakıyla can yakanlar. Arada sadece incecik bir çizgi var... Ama ifade ettiği mana dipsiz bir uçurum.