Puan vermedi·352 syf.··
2026 108. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:33
Chuck Palahniuk Çarpışma Partisi eserinde anlatımında tek bir düzlem ve bağıntı üzerinden değil hem mitolojik hem modernist hem de postmodernist temaları kullanmıştır. Buradan hareketle de eser karmaşık, kopuk ya da zor anlaşılabilecek bir yön sunmaktadır. Eser daha önceki Chuck Palahniuk'in eserlerinden biraz ayrık tutmak gerekir. Çünkü bu eserin içsel dizaynı diğer eserleri gibi tek bir hikayenin etrafında net çizgileri olan biçemde değil, tıpkı hayatın kopuklukları gibi aralıklı ilerliyor. Bu ilerleyişi sağlarken de kahramanımızın hayat hikayesiyle birlikte hayat hikayesine dahil olan bireylerin hem psikolojik hem de sosyo-kültürel alanları hakkında bilgi vermektedir. Bu bilgiler ışığında ana kahramanımızın sokaktaki ya da sokaklarda görünmeyen insan olarak tanımlayabileceğimiz bireylerden seçilmesi de bize o insanların bir hayatının olduğunu ve sevgileri, aşkları, cinsellikleri yani insani tüm nosyonları sağladıkları anlatılmıştır. Kısacası yazar insanlık kibrimizin ne kadar yüceltildiğini yüzümüze vurmak istemiştir. İçsel bölümler hakkında genel bir cümle söylenecekse eğer; birçok kavramı ve kavramları inşa eden filozoflardan etkilenen yazar, bir yerde Sigmund Freud'un kavramlarıyla inşa ederken, bir yerde de karşımıza #y:214332'i konumlandırmaktadır. Özellikle kahramınımız olan ''Öğğk Casey'' bedensel ve ruhsal betimlemeleri okuyucuya homosapiens ile homoneatherdal arasındaki bireyi anlattığını düşündürmektedir. Bu düşünüşle okuyucu yer yer melez yer yer de robotic bir insanımsı varlığı hayal etmektedir. Chuck Palahniuk'in eserlerindeki mekan seçimi düşünüldüğünde de 'amerikan gettosu' ya da sokakların en ışık almaz bölgelerinde var olmaya çalışan izbe insanlar karşımıza çıkmaktadır. Bundan dolayı eserin teması bir ölümün ve bu ölümün son saniyelerinde geçen kahramanın sanki film şeridi olarak bile
Duygu ve Düşünce
Çarpışma PartisiChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 2013308 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 157. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 02:40
"33 PENCERE" Edebiyat, bazen aklın sınırlarını zorlayan bir fikri, kalbin en derin hissiyatıyla buluşturduğunda gerçek büyüsüne kavuşur. Ne sadece bir tefekkür metninin tercümesi, ne de kuru bir şerh. O, hakikat okyanusunda süzülen damlaların, bir şairin gönül fırtınasında yeniden hayat bulmuş hali. Hakikatin farklı veçhelerine açılan 33 ayrı kapı, 33 ayrı nefes, 33 ayrı tefekkür anı. Yazar, okuyucuyu bir binada dolaştırıp her odada farklı bir pencereyi aralamaya davet ediyor. Her bir pencere, insanın iç dünyasından evrene, inançtan âhlaka, varoluşsal sorgulamalardan gündelik hayatın inceliklerine uzanan geniş bir perspektif sunuyor. · Kiminde âyet ve hadislerin şiirle yoğrulduğu bir tefekkür var · Kiminde gönül fırtınalarının billurlaştığı lirik bir sızlanış · Kiminde çağın sorunlarına İslami bir perspektiften bakış · Kiminde sadece bir gülü, bir kuşu, bir çocuğu seyretmenin huzuru Eseri anlamak için sadece gözle değil, gönülle de okumak gerekir. “Kalbin ve hissiyatın, akıl ve fikriyatın ikisine birden” sesleniyor. Şeair-i İslamiye okyanusunda derin bir iman şuuruyla yüzen şair, hikmeti asla kafiyeye feda etmemiş. Her beyitte mana önce gelmiş, duygu şiirin kalıbına sığmayacak kadar engin olmuş. Her cümlesi insanın içinde fırtınalar koparan bir eseri manzum hâle getirmek; ilim, irfan, edebî zevk ve büyük bir cesaret istiyor. Belki de en kritik soru şu: Bir gayeye koşmanın şevkiyle hareket etmiyor musunuz? Gayeniz engin bir deniz (bahr-i muhit), siz de bir balık gibi hissediyorsanız ancak o zaman bu iş becerilebilir. Bu eser, okyanusun derinliklerinden süzülüp gelen billur damlalar gibi. Kimi aklı, kimi kalbi, kimi de her ikisini birden titretiyor. Ve belki de en önemlisi, okuru kendi iç yolculuğuna çıkmaya cesaretlendiriyor. Peki ya siz? Bir damla mı olacaksınız,
Edebiyat
33 PencereHikmet Erbıyık · Foliant Yayınları · 20261 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·196 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:50
Bu kitapta anlatılan, dünyanın kaçınılmaz bir değişim dönüşüm sürecine girdiğini ve yeni çağa adapte olurken küresel geçmişimizi kültürümüzü atasal geleneklerimizi de içine alacak şekilde yeni çağa uyarlamamız gerektiğinin önemidir. Belki yenilere yer açabilmek için bazı öğretilerden vazgeçmeliyiz. Nitekim kitaptaki bu cümle aslında bunu çok güzel anlatıyor; Himalaya dağlarında uçan bir kelebek, Pasifik okyanusunda fırtına ya sebep olabilir. Bir tek benimle ne olur dememek lazım "yanlış yanlıştır herkes yapsa bile doğru doğrudur hiç kimse yapmasa bile" bu sözü seviyorum, tüketim çılgınlığı çevre kirliliği Z kuşağı şöyle böyle derken peki yeni nesil gençlerimiz dünyayı kimin gözünden görüyor onlar hiçbir şey bilmeden bu dünyaya geldiler kimin gözünden ilk dünyayı gördüler onlar da bir hata varsa dönüp kendimize bakmamız gerekmez mi kaldı ki kendini inşa etme yolunda kim mükemmeldi ya da şu anda kim mükemmel hangimiz kim gelişimini tamamladı daima öğrenmeye gelişmeye devam etmiyor muyuz? Ben oldum diyen meyve ağaçtan düşermiş.. Tamam ben oldum demek ne büyük bir ziyandır. Yeniçağa uyum sağlayıp adapte olurken, bu yeni çağ'ın getirilerini olabildiğince verimli kullanmak ve gençlere de olumsuz bir şekilde yüklenmemek gerektiğini düşünüyorum. Bir yerde okumuştum Sümer tabletlerinde bile ne olacak bu gençliğin hali yazıyormuş ben inanıyorum doğrudur yazıyordur vardır öyle bir şey, gençliğin hali hiçbir şey olmayacak evet bu hızlı dijitalleşen dünya beni de bazen ürkütüyor ancak onlar da bu bilinç seviyesi ile dünyaya geldiler bir yaradan var burada bizi aşan bir durum var onlar zaten buna daha doğmadan adapte oldular çünkü sistemin bize ne zaman ihtiyacı varsa ve bizim ruhumuzun tekamülü için de hangi çağ uygunsa o çağda o dönemde yaşarız. Rahmetli anneannemin kendi
Homo GlobusYücel Ataç · İskenderiye Yayınları · 20204 okunma
9/10
·196 syf.··
2026 2. kitabı
Uzun zamandır böyle mana içinde mana bir kitap okumamıştım. Karakterler sanki ülkemin insanlarıydı,Ahmetti,Mehmetti,Ayşeydi. Hepimiz bir akıntıya sürüklenip boğulmamak için kendini akıntıya bırakan masum insanlar değil miyiz? Masumiyetin zalimliği olur mu? Evet olurmuş dedirten bir kitap… tavsiye ederim
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 14:14
Selamlar, Nasılsınız iyisinizdir inşallah. Yine ve yine uzun zamandır buralarda olmadığım için yorum yazmakta zorlanacağım gibi. Dersler başladığından beri kitap okumaya bile hasret kaldım. Neyse ki şu an tatiln modundayız. Konusuna gelecek olursak, Kibele köyünde yaşanan susuzluk ve kıtlık sorunu köylüleri epey zorlar. Bu yüzden de Su Tanrısı'na bir adak sunarlar. Bu ise köylerinde bir kızı Su Tanrısı'na gelin olarak vermekten geçer. Kitabı ikinci kez okuyuşum oluyor ve basılı hali daha çok hoşuma gitti diyebilirim. Fantastik evreni merak uyandırıyor resmen. Aron ilk bölümlerde o kadar sinir bozucu ki tam dayaklık canım. Yaşadığı ihanetten sonra gelinlerden nefret eden biri olarak bilinse de Mana'ya kapılmadan edemedi kendileri. Favorim karakterim kesinlikle Towa. Kendisine ayrı bir aşık oldum. Towa & Mana ve Aron & Towa ilişkisi de tadı tuzu tam seyir zevki vermiyor değil.
1000Kitap
Su Tanrısı’nın Gelini 1Rümeysa Demirkutlu · Pukka Yayınları · 2025191 okunma
4/10
·463 syf.·
2026 98. kitabı
Mükemmel olacak bir ilişki / kitap resmen nasıl kötü yapılır onu gördük. Achilles sen bu kurguya fazlaydın. Evet psikopat olabilir, ama bu noktaya gelme sebeplerine bakınca pek çok şeye iyi dayandı. Yani her hissi gerçekten geçti. Yaşadıkları duyguları kabullenmek zorunda kaldıklarıyla çok güzel bir karakterdi. Tierney, abisiyle kampta yaşadıklarından sonra bedenen hayatta kalmış güçlenmiş ama ruhu tamamen parçalanmış bir kadın. Zaten kendini bulmasına en büyük destek Aşil’den gelmiş hep. Ve bilin bakalım ne oldu. Tier ilk darbeyi Aşil’e vurdu. Yani ne yaşadıysa yaşadı ama günüm sonunda yaptıkları salak saçma davranışları ve en sonraki o aptal ötesi isteği gerçekten NE MANA??? NE GEREK VARDI ABLACIM? Adam daha ne yapsın senin için? Yani neyi ispatlamaya çalışıyorsun? 3’lü yaptınız da ne oldu? Aşkına mı inandın?? O kadar saçmaydı ki yani resmen yazar yazmak için yazmış o kısmı. Alex’i olaya dahil etmek için gereksiz bir sahneydi. Bu kitaba 1 vermiyorsam baştan sona Aşil için o salakta sonda o olayı kabullenip birde ayarlama yapınca gözümden düştü ama en azından hisleri gerçek olan tek kişiydi. Enzo’nun hikayesinden sonra bu seriye asla devam etmem.
Edebiyat
Twisted PawnL. J. Shen · Bloom Books · 202615 okunma