kadim insanlık yasasını, birbirinin kopyası olan koyun beyinlilerden oluşan sürü için yazılmış bu yasayı masaya yatırıyor, çağlar boyu sonu gelmez vasat ruhlar silsilesini, dünyanın karanlıkları içinde bir gecelik yaşamları boyunca ateşböcekleri gibi yanıp sönen, birbirinin aynısı olan ruhlar silsilesini gütmüş ahlak yasasının her maddesini tartışıyoruz. saçtığımız zayıf ışık kendi içimizi bile aydınlatmıyor.
Özgürlüğüm nereye gitsem benimle. özgürlük düşüncelerimde, bir vatanım shakespeare ise diğeri de goethe. Alnıma yapıştırılmış etiketi değiştirebilirsiniz, ama beynimi hayır. Kitlelerden, karmakarışık kalabalıklardan, her türlü uygarlık ve toplum biçiminin bana dayattığı zorunluluklardan beynim sayesinde kurtulurum. Benim vatanım ruh akrabalıklarım, tercihlerim ve düşüncelerimden meydana gelmiştir. Bunu kimse elimden alamadığı gibi, ben de bu vatanın sınırlarını genişletebilirim. Şu hayatta kitlelerle değil, bireylerle dostluk ederim. Belki de farklı milletlerden seçtiğim elli kişiyle bana en büyük zevki verecek topluluğu meydana getirebilirim. Sahip olduğum en değerli şey bizzat benim. Onu tamamen kaybetmektense sürgüne göndermeyi, insanlıktan tamamen vazgeçmektense bazı alışkanlıklarımı değiştirmeyi yeğlerim. İnsanın tek vatanı üzerinde yaşadığı dünyadır.